Profesör Dumbledore şimdi Harry'ye bakıyordu. Harry de gözlerini ona çevirmiş, yarım ay biçimindeki gözlüğün arkasından bakan o gözlerdeki ifadeyi anlamaya çalışıyordu.
"Adını Ateş Kadehi'ne koydun mu, Harry?" diye sordu Dumbledore sükunetle.
Kadeh'teki ateş yeniden kırmızıya dönmüştü. İçinden kıvılcımlar fışkırıyordu. Birden havaya uzun bir alev fırladı, ucunda bir parşömen parçası daha vardı.
Dumbledore neredeyse otomatikman elini uzatıp parşömeni yakaladı. İleride tutup üzerinde yazılı ada baktı. Dumbledore elindeki kağıt parçasına bakarken, uzun bir duraklama oldu. Salon'daki herkes gözünü ona dikmişti. Derken Dumbledore boğazını temizleyip adı okudu -
"Harry Potter."
Bir an sonra havaya alevden bir dil fırladı, Kadeh'in içinden kavruk bir parşömen parçası çırpınarak çıktı -bütün Salon soluğunu tuttu. Dumbledore parşömen parçasını yakalayarak, yeniden mavi-beyaza dönüşmüş alevlerin ışığında okuyabilmek için bir kol boyu uzaklıkta tuttu. Güçlü, berrak bir sesle, "Durmstrang şampiyonu," diye okudu, "Viktor Krum."
(....)
Alevlerin ittiği ikinci bir parşömen parçası fırladı. "Beauxbatons şampiyonu," dedi Dumbledore, "Fleur Delacour!"
(....)
Fleur Delacour da yan odaya girip gözden kaybolunca, Salon'a yeniden sessizlik çöktü, ama bu seferki sessizlik öyle heyecan dolu, öylesine somuttu ki, elinizi uzatsanız dokunabilirdiniz neredeyse. Sırada Hogwarts şampiyonu vardı...
Ateş Kadehi bir kez daha kızardı, içinden kıvılcımlar fışkırdı, alevden dil havalara yükseldi ve Dumbledore üçüncü parşömen parçasını çekip aldı.
"Hogwarts şampiyonu," diye seslendi, "Cedric Diggory!"
Profesör Dumbledore ayağa kalkmıştı. Kollarını kucaklarcasına açmış, öğrencilere gülümsüyordu. "Size tek bir kelime söyleyeceğim," dedi, sesi Salon' da yankılanarak. "Yumulun. "
"Emredersiniz, emredersiniz!" dedi Harry ve Ron yüksek sesle. Boş tabaklar gözlerinin önünde sihirli bir şekilde doldu.