• 12 Mart 1971... Hayır aslında daha önce Hatice Babacan' la başlayan bir mücadele. Ve mücadele edilen yasağın hiçbir dayanak noktası yok. Başörtüsünü köylülere zimmetlemiş bir zihniyet eğitimli kadınlarda İslam' ın sembolü olan başörtüsüne karşı kişisel bir tahammülsüzlük içerisindeler. 1971 yılında YÖK' ün aldığı yasak kararıyla zulüm kendine bir dayanak noktası buluyor.
    " Kişinin din ve vicdan hürriyeti, eğitim ve insan hakkı..." bunların hiçbiri bu zihniyete bir anlam ifade etmiyor. Başlarını açmaya zorlanan kadınlar okullara alınmıyor, otobüslere bindirilmiyor, hastanelerde muayene edilmiyor, sözlü ve  fiili saldırılara uğruyor. İnan kadın ve erkekler bu zulme sessiz kalamaz. Yürüyüşler, oturma eylemleri, açlık grevleri( bazen ölüm oruçları) basın açıklamaları, üst makamlara telgraf çekmeler... Haklarının peşindeler.
    Onlardan yana olan çok az insan var. Onlara inanmayanlar ve bu yasağa destek verenler en başta kadın dernekleri. Basın yalan haberlerle sayfa sayfa haber çıkartıyor. Okula alınmayan öğrenciler devamsızlıktan bırakılıyor, uzaklaştırma alıyor ya da okuldan atılıyor. Yapılan protestolar 1984 yılında "türban" affı çıkmasını sağlıyor. Zalimler ertesi gün kararın iptali için Anayasa Mahkemesinde. 400 vekillik mecliste alınan karar, meclise bir ilgisi olmayana Anayasa Mahkemesi tarafından iptal ediliyor. Tarih 8 Mart Dünya Kadınlar Günü. Kadın dernekleri kararı büyük bir sevinçle karşılıyor. Belli ki onlarda kadın cinsiyeti başörtülü olmayan için geçerli. Aynı yasaklar kaldığı yerden devam ediyor. Yıl 1987 türban ve başörtüsü bu sefer birlikte yasaklanıyor. Yasaklar devam ediyor, zalim zihin hiç değişmiyor: Sebep? Sebebi yok. Kişisel tahammülsüzlük... Yıl 2013... Kamusal alanda başörtüsü özgürlüğü. Öğrenci affı. Hayallerden alınan eğitim hakkı iade ediliyor. İşe yarar mı? Belki. Ama kaç zaman geçmiş aradan. Okumak birer ukde kalmış yüreklerde. Okula ağlayarak veda eden başörtülü genç kadın bu kez elinden tuttuğu evlatlarıyla okul kapısında. Bu kez dudaklarında ufacık bir tebessüm. Özgürlük...Peki yasak ne kazandırdı şimdiye kadar " ah" dan başka. Başörtülü kadınlar ülkeyi İran' a çevirmedi. Laiklik elden gitmedi.  Varsayılan hiçbir şey olmadı. Ne büyük ironi. Başörtüsü özgürlüğü zamanında alınan hakların hiçbirini tam manasıyla iade etmeyecek. Kalbi kırık insanlar ahiret gününü bekliyor haklarını aramak için. İnandık ve inanıyoruz ki Allah nurunu elbet tamamlıyor....
  • 3 Mayıs Dünya Basın Özgürlüğü Günü... 180 ülke arasında 149. sıradayız.