Feyza

Feyza
@durmayanyolcu
"Ey Rabia, asıl kalbi uyanık olan dosta ihtiyaç duyar. Aşk; dostun dostunu bulmaktır." . . Okuduklarım ve yazdıklarım önce kendi nefs'ime..
17.Bölüm: Emanet ve Tevbe
Hasan'dan (ra) naklen bildirildiğine göre Hz. Adem (as) kusurundan tevbe edip de tevbesi Allah tarafından kabul edilince, melekler kendisini tebrik ettiler Cebrail ile Mikail (selâm üzerlerine olsun) yanına inerek O'na, "Ey Adem! Gözün aydın, Allah tevbeni kabul etti!" dediler. Hz. Adem (a.s) Cebrail'e (a.s); "Ey Cebrail, tevbem kabul buyrulduğuna göre, bundan sonraki durumumu öğrenmek istiyorum?" dedi. Bunun üzerine Yüce Allah (cc) vahiy yolu ile Hz. Adem'e şunları bildirdi, "Ya Adem! Soyundan gelenlere, sen sıkıntı ve kederi miras bırakıyorsun. Ben de onlara tevbeyi miras sayıyorum. Onların içinden hangisi bana dua ederse, senin dileğini nasıl yerine getirdimse onun da duasını öylece kabul ederim. Kim benden günahlarının bağışlanmasını isterse, bağışımı ondan esirgemem. Çünkü ben; bana el açanların en yakını ve dileklerinin karşılayıcısıyım. Günahlarından tevbe edenleri, duaları kabul edilmiş, sevinçli ve güler yüzlü olarak kabirlerinden çıkarıp Mahşer'e yolcu ederim."
Nitekim Peygamberimiz (s.a.v) şöyle buyurur, "Allah katında en sevimli ses, tevbekâr bir günahkârın; "Ya Rabbi!" diyen sesidir. Yüce Allah (c.c) bu sese şöyle cevap verir. "Buyur ya kulum! Ne istiyorsan söyle, sen benim katımda meleklerimden biri gibisin.
Reklam
17.Bölüm: Emanet ve Tevbe
Hasan'dan (ra) naklen bildirildiğine göre Hz. Adem (as) kusurundan tevbe edip de tevbesi Allah tarafından kabul edilince, melekler kendisini tebrik ettiler Cebrail ile Mikail (selâm üzerlerine olsun) yanına inerek O'na, "Ey Adem! Gözün aydın, Allah tevbeni kabul etti!" dediler. Hz. Adem (a.s) Cebrail'e (a.s); "Ey Cebrail, tevbem kabul buyrulduğuna göre, bundan sonraki durumumu öğrenmek istiyorum?" dedi. Bunun üzerine Yüce Allah (cc) vahiy yolu ile Hz. Adem'e şunları bildirdi, "Ya Adem! Soyundan gelenlere, sen sıkıntı ve kederi miras bırakıyorsun. Ben de onlara tevbeyi miras sayıyorum. Onların içinden hangisi bana dua ederse, senin dileğini nasıl yerine getirdimse onun da duasını öylece kabul ederim. Kim benden günahlarının bağışlanmasını isterse, bağışımı ondan esirgemem. Çünkü ben; bana el açanların en yakını ve dileklerinin karşılayıcısıyım. Günahlarından tevbe edenleri, duaları kabul edilmiş, sevinçli ve güler yüzlü olarak kabirlerinden çıkarıp Mahşer'e yolcu ederim."
Anlatıldığına göre, İsrail oğullarından bir delikanlı, yirmi sene Allah'a ibadet ettikten sonra sapıtarak yirmi sene de günah ve kötülük işlemiş, bir gün aynaya bakarken sakalına ak düştüğünü görür, bu duruma canı sıkılır ve Allah'a şöyle seslenir, "Allah'ım! Sana yirmi sene ibadet ettikten sonra sapıtarak yirmi yıl boyunca günah işledim. Şimdi yine sana dönersem beni kabul eder misin?" Kulağına şöyle bir gizli ses gelir, "Bizi sevdin, biz de seni sevdik. Bizi bıraktın, Biz de seni bıraktık. Bize karşı geldin, seni kendi hâline bıraktık. Eğer bize dönersen seni yine kabul ederiz."
17.Bölüm: Emanet ve Tevbe
Hasan'dan (ra) naklen bildirildiğine göre Hz. Adem (as) kusurundan tevbe edip de tevbesi Allah tarafından kabul edilince, melekler kendisini tebrik ettiler Cebrail ile Mikail (selâm üzerlerine olsun) yanına inerek O'na, "Ey Adem! Gözün aydın, Allah tevbeni kabul etti!" dediler. Hz. Adem (a.s) Cebrail'e (a.s); "Ey Cebrail, tevbem kabul buyrulduğuna göre, bundan sonraki durumumu öğrenmek istiyorum?" dedi. Bunun üzerine Yüce Allah (cc) vahiy yolu ile Hz. Adem'e şunları bildirdi, "Ya Adem! Soyundan gelenlere, sen sıkıntı ve kederi miras bırakıyorsun. Ben de onlara tevbeyi miras sayıyorum. Onların içinden hangisi bana dua ederse, senin dileğini nasıl yerine getirdimse onun da duasını öylece kabul ederim. Kim benden günahlarının bağışlanmasını isterse, bağışımı ondan esirgemem. Çünkü ben; bana el açanların en yakını ve dileklerinin karşılayıcısıyım. Günahlarından tevbe edenleri, duaları kabul edilmiş, sevinçli ve güler yüzlü olarak kabirlerinden çıkarıp Mahşer'e yolcu ederim."
Abdullah Ibn-i Ömer (ra) der ki; "İşlediği günah aklına geldiği zaman onun üzerinde duran ve bu yüzden kalbi ürperen kimsenin günahı, ana defterden (Ümmü'l-Kitap'tan) silinir."