bir duruşu olmalı insanın, bir nakışı, bir anlayışı, bir aşkı, bir davasıI olmal... cahit zarifoğlu
Kemal Sayar
YAPMAMAYI TERCİH EDERİM! Okuduğum kısa romanlar içinde en etkileyicilerinden birisi, Kâtip Bartleby. Herman Melville'in ünlü karakteri Kâtip Bartleby'nin "Yapmamayı tercih
Vâveylâ-yı Elif
Dünya dedikleri bir gölge imiş Gelen de giden de bir hikaye imiş Baki olan yalnız sen imiş
Kevser İnsan: Sonu Gelmeyen Hayır, Bereket ve Köklülük Kevser, sözlükte "çokluk, bitip tükenmeyen bolluk, her hayrın en çoğu" anlamına gelir. Cennetteki bir nehrin adı olmasının yanı sıra; nübüvvet, Kur'an, hikmet, güzel ahlak ve salih amel gibi insanı dünyada ve ahirette zenginleştiren tüm manevi değerleri kapsar. Kevser İnsanın Özellikleri: Bereket ve Fayda Odaklılık: Kevser insanı, fıtratındaki güzellikleri etrafına yayarak çoğaltan insandır. Girdiği yere huzur, güven ve değer katar. Onun varlığı, toplum için bir genişlik ve ferahlık vesilesidir. Köklü ve Yatay İletişim: İnsanlarla menfaat değil, hakikat ve samimiyet üzerinden bağ kurar. Komşusunun hukukunu gözeten, akrabalık bağlarını canlı tutan, neighborhood (mahalle) kültürünün o sıcak, yatay ve insani dokusunu ruhunda taşıyan kişidir. Ölümsüz Miras: Maddi nesli devam etse de etmese de, geride bıraktığı salih ameller, adaletli duruşu, yetiştirdiği ahlaklı nesiller ve insanlığın dertlerine ürettiği çözümler sayesinde adı her daim hayırla anılır. Mirası zamana meydan okur. Asalet ve Dik Duruş: Zorluklar karşısında eğilip bükülmez; gücünü geçici dünyalıklardan değil, sarsılmaz ilkelerinden ve Yaratıcı ile kurduğu sarsılmaz bağdan alır
1000Kitap
Çok konuşmak, çok şey anlatıldığı anlamına gelmez; çoğu zaman içteki o anlatılamayan boşluğu örtbas etme çabasıdır. Bilgece bir duruş, kelimeleri tasarrufla kullanmayı ve sadece ağırlığı olan cümleleri telaffuz etmeyi gerektirir. Az ama net kelimelerle kurulan mesafeli bir cümle, saatlerce süren gürültülü bir savunmadan çok daha derin izler bırakır.
Kelimelerin bu kadar ucuzladığı, 'seni seviyorum' ya da 'dostum' ibarelerinin hiçbir bedel ödenmeden her köşe başında harcandığı bir çağda yaşıyoruz. Duyguların bu kontrolsüz enflasyonu, gerçek sevginin ve sahici özenin değerini düşürüyor. Bugün en asil duruş; hislerini ulu orta saçmak değil, onları sadece o ağırlığı taşıyabilecek nadir ruhlar için saklamaktır.