• 255 syf.
    Kitap, belli sorunlar hakkında belli filozoflarin düşüncelerinden yola çıkarak bizlere birer teselli reçeteleri sunuyor. Bu konular ve Filozoflar şu şekilde:
    1)Toplum Tarafından
    Kabul Görmemenin Tesellisi (Sokrates),
    2)Yeterince Paraya
    Sahip Olmamamn Tesellisi (Epikuros),
    3)Düşkırıklığı Yaşamanın Tesellisi (Seneca),
    4)Kendini Yetersiz
    Hissetmenin Tesellisi (Montaigne),
    5)Kırık Bir Kalbin Tesellisi (Schopenhauer),
    6)Zorluklar Yaşamanın Tesellisi (Nietzsche),

    Bunlar hakkında birkaç söz edecek olursam;
    1) Sokrates, gösterişsiz bir yaşam süren ama gösterişli fikirleri olan bir insandı içinde bulunduğu devirde. Her gün Atina sokaklarinda neredeyse her Atinali tarafindan hiç sorgulanmadan kabul edilmiş konular hakkında insanların sorgylamalarini sağlıyor uzun uzun konuşuyordu. Bir gün bu konuştukları hiç alakası yokken başına dert acıyor ve canından oluyor. Bagnaz her yönetim ve sadece bagnaz değil, otoritesini yitirmesine neden olacak her kivilcimdan rahatsız olan her yönetim Sokrates gibi sorgulayan insanlardan nefret etmemiş midir ve nefret etmekte değil midir zaten ?
    Bir diğer değineceğim konu Montaigne. Toplum olarak dünyayı ayip/ ayıp olmayan ya da siyah/ beyaz diye siniflayip kendimize sınırlar çiziyor ve çizmekle kalmayıp bu sınırı aşmaya tenezul edecek herkese etmedigimizi birakmiyoruz. Montaigne'in seslenisi işte bu duruma karşı bir isyan niteliği taşıyor zannimca.
    Ve son olarak Nietzsche... Her insan mutlu olmak ister. Ancak kaç insan mutlu olmanın zorluklarla, acılarla dolu bir yol olduğunu kabul eder ve eğer ederse kaç kişi bu yoldan yürür? Nietzsche işte bu yoldan yurunmesini isteyen bir düşünür.

    Kitabın basimindan kaynaklı yazım hataları okumami zaman zaman guclestirse de güzel ve eğlenceli bir kitapti. Aynı zamanda felsefeye insanı yaklastiran bir eserdi.
  • 309 syf.
    ·4 günde·Beğendi·8/10
    İnsan felsefede teselli bulabilir mi? Öyle ya, felsefe bir "bilgi, düşünme, bilgi ve düşünmeyi sevme" eylemi. Hal böyle olunca, belirli bir konuyu düşündükçe o konunun sebep olduğu acılar azalmak yerine, artabilir. Burada şu soru akla geliyor: "Acı mı düşüncenin sebebidir yoksa düşünce mi acıya sebep olur?" Cevaplardan biri, "düşüncenin sebep olduğu acıları yok etmenin yolu, yine düşünce olabilir ya da acının sebep olduğu düşünceler de düşünerek çözüme kavuşabilir." olabilir. Botton bu kitabında herkesin zaman zaman yaşayabileceği sorunları, altı filozofun hayatı ve fikirlerinden yararlanarak açıklıyor. Bu sorunlar: toplum tarafından kabul görmenin tesellisi (Sokrates), yeterince paraya sahip olmamanın tesellisi (Epikuros), düşkırıklığı yaşamanın tesellisi (Seneca), kendini yetersiz hissetmenin tesellisi (Montaigne), kırık bir kalbin tesellisi (Shopenhauer) ve zorluklar yaşamanın tesellisi (Nietzsche) olarak belirlenmiş.
    Botton konuları açıklarken, okurlarının alışık olduğu üzere resimleri kullanmaya devam etmiş, iyi de olmuş. Adı geçen filozofların hayatlarından ilginç ayrıntıların da bulunduğu kitap, "düşünmeden" tavsiye edebileceğim Botton kitapları arasına girdi. İnsan felsefede teselli bulabilir.
  • 309 syf.
    ·12 günde·Beğendi·10/10
    Jostein Gaarder'ın "Sofie'nin Dünyası" , Irvin Yalom'un "Nietzsche Ağladığında" kitapları kadar akıcı olarak okuduğum, içeriğinde 6 filozofun kısa biyografilerinin, düşünce aşamalarındaki gelişimlerin yer aldığı harika bir kitaptı. Neredeyse kitabın hepsini alıntıladım :)
    Kitap 6 başlıktan oluşuyor:
    1-Toplum tarafından kabul görmemenin tesellisi(Sokrates)
    2-Yeterince paraya sahip olmamanın tesellisi(Epikuros)
    3-Düşkırıklığı yaşamanın tesellisi(Seneca)
    4-Kendini yetersiz hissetmenin tesellisi(Montaigne)
    5-Kırık bir kalbin tesellisi(Schopenhauer)
    6-Zorluklar yaşamanın tesellisi(Nietzsche)
    Her başlıkta filozofların felsefeyi, hayatın olumsuzluklarına karşı birer teselli olarak gördükleri kanıtlanmaya çalışılmış. Tabi her filozof buna farklı yollarla ulaşmış.
    Kitapta özellikle Epikuros hakkında yanlış bilinen bazı düşüncelerin savunması da vardı. O kısım aslında beni etkiledi. Toplumu önemsemeyen sadece bireyin kendisini düşünerek zevk amaçlı sergilediği tavırları Epikuros'a mal etmenin ne kadar da yanlış olduğu kitapta çok güzel açıklanmış.
    Montaigne'nin daha önce "Denemeler" kitabını okumuş ve beğenmiştim. Bu kitapta 4.bölümde Montaigne hakkında yazılanlardan sonra "Denemeler" kitabına daha farklı bakar oldum. Hatta ilerleyen zamanlarda bu kitabı tekrar okumaya karar verdim. Siz de eminim bu bölümü okuduktan sonra bu kitabı tekrar okumanız gerektiğinin farkına varacaksınızdır. Şahsen Montaigne'nin fikirleri beni çok etkiledi: "İnsanın kendisini her şeyiyle kabul etmesi gerektiği" . Belki bu düşünce basit geliyor ama Montaigne'nin düşüncelerini okuduktan sonra onun önerdiği sade ve doğal yaşamın aslında ne kadar da mükemmel bir öneri olduğunu anlıyoruz.
    Biraz da yazarımızdan bahsedelim:
    Alain de Botton felsefe doktorasını Cambridge Üniversitesi'nde yapmış ama roman yazmaya yönelmiş, iyiki de yönelmiş, felsefeyi bu kitabıyla rahat okunur hale getirmeyi başarmış ve sevdirmiş bir kişi. Diğer eserleri: Aşk Üzerine, Proust Yaşamınızı Nasıl Değiştirebilir, Öp ve Anlat, Romantik Hareket, Seyahat Sanatı, Statü Endişesi, Mutluluğun Mimarisi ve henüz Türkçe'ye çevrilmemiş 2 yapıtı(The Pleasures and Sorrows of Work (2009) ve de A Week at the Airport (2009)) daha bulunmaktadır.
  • Düşkırıklıklarımızın derecesini, çevremizdeki dünyadan neler beklediğimize ilişkin kavrayışımız, hangi beklentilerimizin normal olduğuna ilişkin deneyimlerimiz belirler.