• 1. Schopenhauer - Say yayınları dizisi
    2. Schopenhauer - İsteme ve Tasarım olarak dünya
    3. Schopenhauer - Aşkın metafiziği
    4. Rudiger Safranski - Felsefenin yaban yılları( Schopenhauer biyografisi)
    5. Nietzsche - Böyle buyurdu zerdüşt
    6, Nietzsche - Putların Alacakaranlığında
    7. Nietzsche - İyinin ve kötünün ötesinde
    8. Nietzsche - Ecce homo
    9. Nietzsche - Trajedyanın doğuşu
    10. Soren Kierkegaard - Korku ve Titreme
    11. Soren Kierkegaard - kahkara benden yana
    12. Soren Kierkegaard - Ölümcül hastalık umutsuzluk
    12. Dostoyevski - Karamazov Kardeşler
    13. Dostoyevski - Ecinniler
    14. Dostoyevski - Yeraltından notlar
    15. Albert Camus - Mutlu ölüm
    16. Albert Camus - Yabancı
    17. Albert Camus - Defterler
    18. Jean Paul Sartre - Bulantı
    19. Jean Paul Sartre - Yaşanmayan zaman
    20. Jean Paul Sartre - Sözcükler
    21. Jean Paul Sartre - Varlık ve hiçlik
    22. Irvin Yalom - Nietzsche Ağladığında
    23. Irvin Yalom - Bugünü Yaşama arzusu
    24. Platon - Sokrates’in savunması
    25. Platon - Devlet
    26. Aristoteles - Poetika
    27. Cicero - Yaşlılık üzerine
    28. Cicero - Ölüm üzerine
    29. Seneca - Teselliler
    30. Augustinus - İtiraflar
    31. Boethius - Felsefenin tesellisi
    32. Epiktetos - Düşünceler ve Sohbetler
    33. Fernando Pessoa - Huzursuzluğun kitabı
    34. Cesare Pavese - Yaşama Uğraşı
    35. L. Ferdinand Celine - Gecenin sonuna yolculuk
    36. Baruch Spinoza - Ethika
    37. David Hume - İnsanın doğası üzerine inceleme
    38. David Hume - Din üzerine
    39. Voltaire - Candide
    40. J. J. Rousseau - Toplum sözleşmesi
    41. J. J. Rousseau - Yalnız gezerin düşleri
    42. J. J. Rousseau - Emile
    43. J. J. Rousseau -İnsanlar arasında eşitsizliğin kaynağı
    44. Sigmund Freud - Psikanaliz üzerine
    45. Sigmund Freud - Mutlu olma ihtimalimiz
    46. Ludwig Wittgenstein - Felsefi Soruşturmalar
    47. Bertrand Russell - Sorgulayan denemeler
    48. Peter Singer - Hayvan Özgürleşmesi
    49. George Orwell - 1984
    50. George Orwell - Hayvan Çiftliği
    51. Hermann Hesse - Bozkırkurdu
    52. Hermann Hesse - Demian
    53. Hermann Hesse - Siddharta
    54. Ahmet Hamdi Tanpınar - Saatleri ayarlama enstitüsü
    55. Lermontov - Zamanımızın bir kahramanı
    56. Aldous Huxley - Cesur yeni dünya
    57. Anatole France - Kırmızı zambak
    58. Cemil Meriç - Sosyoloji notları
    59. Cemil Meriç - Bu ülke
    60. Charles Bukowski - Kadınlar
    61. Charles Bukowski - Ekmek arası
    62. Charles Bukowski - Pis Moruğun Notları
    63. Chuch Palahniuk - Dövüs kulübü
    64. Chuck Palahniuk - Gösteri peygamberı
    65. Jack Kerouac - Yolda
    66. Tolstoy - İtiraflarım
    67. Tolstoy - Anna Karenina
    68. Tolstoy - Savaş ve Barış
    69. Tolstoy - İnsan ne ile yaşar
    70. Edgar Allen Poe - Seçme şiirler
    71. Edgar Allen Poe - Seçme öyküler
    72. Eduardo Galeano - Biz hayır diyoruz
    73. Eduardo Galeano - Aynalar
    74. Elias Canetti - Körleşme
    75. Jose Ortega y Gasset - Sevgi üzerine
    76. Max Horkheimer - Akıl tutulması
    77. George Bernard Shaw - Gülen düşünceler
    78. Sabahattin Ali - Kürk mantolu madonna
    79. Sabahattin Ali - İçimizdeki şeytan
    80. Herakleitos - Fragmanlar
    81. Ralph Waldo Emerson - İnsanın görkemi
    82. Richard Dawkins - Tanrı yanılgısı
    83. Richard Dawkins - Kör saatçi
    84. Richard Dawkins - Gen bencildir
    85. Richard Dawkins - Ataların hikayesi, hil yayınları
    86. Richard Dawkins - Yeryüzündeki en büyük gösteri
    87. Jack London - Martin Eden
    88. Marcel Proust - Kayıp Zamanın İzinde (2 cilt)
    89. Vladimir Jankelevitch - Ölümü düşünmek
    90. Slavoj Zizek - Acı çeken tanrı
    91. Marquis de Sade - Yatak odasında felsefe
    92. Simone de Beauvoir - Denemeler
    93. Simone de Beauvoir - Kadın (serisi)
    94. Virginia Woolf - Kendime ait bir oda
    95. Virginia Woolf - Mrs. Dalloway
    96. Michel Foucault - Cinselliğin tarihi
    97. Erasmus - Deliliğe övgü
    98. Paul Lafargue - Tembellik hakkı
    99. Milan Kundera - Varolmanın dayanılmaz hafifliği.
    100.Franz Kafka - Milena’ya mektuplar
    101. Franz Kafka - Dava
    102. Franz Kafka - Aforizmalar
    103. Oscar Wilde - Dorian Gray’in portresi
    104. Sadık Hidayet - Kör baykuş
    105. Carl Sagan - Cosmos (evrenin sırları)
    106. Carl Sagan - Kozmik Bağlantı
    107. Carl Sagan - Cennetin Ejderleri
    108. Carl Sagan - Milyarlarca ve milyarlarca
    109. Alfred Adler - İnsanı tanıma sanatı
    110. Walter Sinnott Armstrong - Tanrısız ahlak
    111. Orhan Hançerlioğlu - Düşünce Tarihi
    112. Nigel Warburton - Felsefenin kısa tarihi
    113. Alain de Botton - Felsefenin Tesellisi
    114. Peter Watson - Fikirler Tarihi
    115. Emil Michel Cioran - Doğmuş olmanın sakıncası üzerine
    116. Emil Michel Cioran - Çürümenin kitabı
    117. Ivan Goncarov - Oblomov
    118. Mark Daniels - Dünya mitolojisi
    119. Gündüz Vassaf - Cehenneme Övgü
    120. Victor E. Frankl - İnsanın anlam arayışı
    121. Montaigne - Denemeler
    122. Wilhem Reich - Dinle Küçük Adam
    123. Karl Marx - Das kapital
    124. Karl Marx - Komünist manifesto
    125. Stephen Hawking - Büyük tasarım
    126. Stephen Hawking - Ceviz kabuğunda ki evren
    127. Stephen Hawking - Zaman ve uzayın doğası
    128. Dante Aligiheri - İlahi komedya
    129. Charles Darwin - Türlerin kökeni
    130. Charles Darwin - İnsanın Türeyişi
    131. Andreas Vesailus - İnsan vücudu üzerine 7 kitap
    132. Claude Levstrauss - Hüzünlü dönenceler
    133. Thomas more - Ütopya
    134. Dave Goldberg - Evren kullanma kılavuzu
    135. John Fardon - Astronomi bilmeniz gereken herşey
    136. William Golding - Sineklerin tanrısı
    137. Tzu - Savaş sanatı
    138. Edward O. Wilson - Doğanın gizli bahçesi
    139. Neil Shubin - İçimizdeki Evren
    140. E. Segal - İnsan nasıl insan oldu
    141. Steven Weinberg - İlk üç dakika
    142. John Gribbin - Derin basitlik
    143. Lester R. Brown - Yer kürenin en güzel tarihi
    144. Stephen Jay Gould - Pandanın baş parmağı
    145. Douglas Adams - Otostopçunun galaksi rehberi
    146. Frank Ashall - Olağanüstü buluşlar
    147. Lawrance M. Krauss - Hiç yoktan bir evren
    148. Eugenie C. Scott - Evrim mi? Yaratılışçılıkmı?
    149. Brian Greene - Evrenin dokusu
    150. Brian Greene - Evrenin Zarafeti
    151. Micheal Shermer - Bilimin sınır bölgeleri
    152. Micheal Shermer - İnanan beyin
    153. Pico Della Mirandola - İnsanın onuru üzerine
    154. Giovanni Boccacio - Decameron
    155. Lorenzo Valla - Zevk üzerine
    156. Botticelli - Venüs'ün doğuşu
    157. Bill Bryson - Hemen herşeyin kısa tarihi
    158. Peter Macinnis - keşifler tarihteki en büyük buluşlar
    159. Kenneth W. Ford - Göremediğimiz dünya hakkında bilmemiz gereken herşey
    160. Goethe - Faust
    161. Gogol - Ölü canlar
    162. Daniel Coleman - Sosyal zeka
    163. Jose R. Dos Santos - Tarının formülü
    164. Pierre Bourdieu - Bilim toplumsal kullanımları
    165. Pierre Bourdieu - Seçilmiş metinler
    166.Richard P Feynman - Fizik yasaları üzerine
    167. Machiavelli - Prens
    168. Rudolf Steiner - Gizli bilim
    169. Champbell, Reece - Biyoloji
    170. Ernest Mayr - Biyoloji budur
    171. Ormiston Walker - Fen ve teknoloji deneyi
    172. Steve Parker - Adımda bilim
    173. Peter V. Brett - Göreliliğin anlamı
    174. Pascal Acot - Bilim tarihi
    175. Jared - Tüfek, mikrop ve çelik
    176. Eddi Anter - Ben benim
    177. Emile Zola - Germinal
    178. Evrim - Douglas J. ,Palme yayınları
    179. Evrimsel Analiz - Scott Freeman, Jon C. Herron, Palme Yayınları
    180. Evrim Kuramı - John Maynard Smith, Evrim Yayınları
    181. Evrim Atlası - Çağlar Sunay, Peter Barrett, Douglas Palmer, Muzaffer Özgüleş, İş Bankası Yayınları
    182. Herkes İçin Evrim, Darwin’in Teorisi Hayata Bakış Açımızı Nasıl Değiştirir? - David Sloan Wilson, Metiş Yay.
    183. Charles Darwin: Evrim Devrimi - Rebecca Stefoff, TÜBİTAK
    184. Darwin Ne Yaptı? - Öner Ünalan, Papirüs Yay.
    185. Dünü ve Bugünüyle Evrim Teorisi - Evrensel Yay.
    186. Türlerin Kökeni (Resimli Uyarlama) - Michael Keller, Versus Kit.
    187. İçimizdeki Balık - Neil Shubin, NTV Yay.
    188. Maymundan mı Geldik? - Kolektif - Bilim ve Ütopya Kitaplığı
    189. 50 Soruda Darwin ve Evrim Kuramı - Haluk Ertan, Bilim ve Gelecek Kit.
    190. 50 Soruda Yaşamın Tarihi - Deniz Şahin, Bilim ve Gelecek Kit.
    191. Dersimiz Evrim - İlhan Akalın, Yurt Kitap Yay.
    192. Harun Yahya Safsatası ve Evrim Gerçeği - Bilim ve Gelecek Kit.
    193. Evrim Bilimi ve Yaratılış Efsanesi: Neyin Gerçek ve Neden Önemli Olduğunu Bilmek - Ardea Skybrek, Yordam Kit.
    194. Evrim ve Yaratılışçılık - Michael Shermer, Varlık
    195. Evrim Kuramı ve Bağnazlık - Cemal Yıldırım, Bilim ve Gelecek Kit.
    196. Bilim ve Yaratılışçılık - Amerikan Ulusal Bilimler Akademisi Görüşü, Türkiye Bilimler Akademisi (TÜBA)
    197. Charles Darwin ve Evrim Tartışmaları - Bill Price, Kalkedon Yay.
    198. Yüzyılın Davası - Edward J. Larson, İzdüşüm
    199. Seksüel Seçme - Charles Darwin, Onur Yay.
    200. Sevişen Beyin: Eş bulma süreci insan doğasını nasıl belirledi? - Geoffrey Miller, NTV
    201. Kızıl Kraliçe: Cinsellik ve İnsan Doğasının Evrimi - Matt Ridley, Yapı Kredi Yay.
    202. İnsanın Türeyişi - Charles Darwin, Gün Yay. / Onur Yay.
    203. Neredeyse Bir Balina - Steve Jones, Evrensel Yay.
    204. Evrim Serüveni - Sedat Ölçer, Metiş Yay.
    205. Dünya'nın En Güzel Tarihi - Hubert Reeves, Joel De Rosnay, Yves Coppens, İş Bankası Yay.
    206. Hayvanların En Güzel Tarihi - Pascal Picq, Jean-Pierre Digard, Boris Cyrulnik, Karine Lou Matignon, İş Bankası Yay
    207. Bitkilerin En Güzel Tarihi - Jacques Girardon, Jean-Marie Pelt, Marcel Mazover, Teodore Monod, İş Bankası Yay.
    208. 50 Soruda Yerin Evrimi - Mehmet Sakınç, Bilim ve Gelecek Kit.
    209. Yerkürenin En Güzel Tarihi - Lester R. Brown, Andre Bahic, Paul Tapponier, Jacque Girardon, İş Bankası Yay.
    210. Yaşamın Tüm Çeşitliliği - Stephen Jay Gould
    211. Hayvan Zihni: Hayvanlarda Akıl Yürütme ve Problem Çözme Becerisi Üzerine - James. L. Gould, Carol Grant Gould, TÜBİTAK
    212. Darwin ve Sonrası Doğa Tarihi Üzerine Düşünceler - Stephen Jay Gould, TÜBİTAK
    213. Darwin ve Darwincilik - Patrick Tort, Dost Yay.
    214. Darwin ve Evrimin Bilimi - Yapı Kredi Yayınları
    215. Kalıtım ve Evrim - Ali Demirsoy, Meteksan
    216. Evrimin Öyküsü - Vural Yiğit, Evrim Yay.
    217. Köken - Vural Yiğit, Evrim Yay.
    218. Gen Çeviktir - Matt Ridley, Boğaziçi Üniveritesi Yay.
    219. Genom: Bir Türün Yirmi Üç Bölümlük Otobiyografisi - Matt Ridley, Boğaziçi Üniversitesi Yay.
    220. Türlerin Kökeni - Janet Browne, Versus
    221. Pandanın Başparmağı - Stephen Jay Gould, Versus
    222. Olağandışı Yaşamlar - James L. Gould, Carol Grant Gould, TÜBİTAK
    223. İçimizdeki Maymun: Biz Neden Biziz? - Frans de Wael, Metiş Bilim
    224. Çıplak Maymun - Desmond Morris, İnkılap Yay.
    225. Çıplak Kadın - Desmond Morris, İnkılap Yay.
    226. Çıplak Erkek: Erkek Vücudu Üzerine Bir İnceleme - Desmond Morris, NTV Yay.
    227. Charles Darwin’in Özyaşam Öyküsü - Francis Darwin, Daktylos Yay.
    228. Charles Darwin - Katrin Hahnemann, İş Bankası Kültür Yay.
    229. Darwin ve Beagle Serüveni - Alan Moorehead, TÜBİTAK
    230. Charles Darwin: Bir Doğabilimcinin Evrimi - Richard Milner, Evrim Yay
    231. Biyolojik Evrim Kuramının Arkasındaki Yaşam - Charles Robert Darwin, İş Bankası Yay.
    232. Charles Darwin - Alan Gibbons, İş Bankası Yay.
    233. Charles Darwin Kimdi? - Deborah Hopkinson, Beyaz Balina Yay.
    234. Darwin, Galip Ata - Bilim ve Ütopya Kit.
    235. Meraklısına Darwin - Pascal Picq, Yapı Kredi Yay.
    236. Bilim İnsanlarımız Darwin’i Selamlarken - Alper Dizdar, Yazılama Yay.
    237. Darwin Sizi Seviyor: Doğal Seçilim ve Dünyanın Yeniden Büyülenmesi - George Levine, Metiş Bilim
    238. Darwin ve Beagle Gemisi’yle Yolculuğu - Felicia Law, Optimist Yay
    239. Üçlü Sarmal: Gen, Organizma ve Çevre - Rihard Lawontin, çev. Ergi Deniz Özsoy, TÜBİTAK
    240. Cennetten Akan Irmak: Yaşama Darwinci Bir Bakış - Richard Dawkins, Varlık Yay.
    241. Doğanın Gizli Bahçesi - Edward O. Wilson, TÜBİTAK
    242. Biyoloji Felsefesi - Elliott Sober, İmge
    243. Süreç Kuram ve Kavram Olarak Evrim - Yaman Örs, Kaynak Yay.
    244. Biyolojide Diyalektik Yöntem - İ.T. Frolov, Toplumsal Dönüşüm Yay.
    245. Darwin Kuramı Seçme Yazılar, Eleştiriler - Charles Darwin, Pan Yay. ve TÜBİTAK
    246. Evren ve Evrim - Cihan Türkoğlu, Doruk Yay.
    247. Evrim, Bilim ve Eğitim - Üniversite Konseyleri, Nazım Kitaplığı
    248. Evrim Adamı - Roy Lewis, Dost
    249. Evrim Kuramı Üzerine Sorular - Charles Devillers, Henri Tintant, İletişim yay.
    250. İnsan ve Hayvanlarda Beden Dili - Charles Darwin, Gün Yay.
    251. Modern İnsanın Kökeni - Roger Lewin, TÜBİTAK
    252. Göl İnsanları - Richard Leakey, Roger Lewin, TÜBİTAK
    253. 50 Soruda İnsanın Tarih Öncesi Evrimi - Prof. Dr. Metin Özbek, Bilim ve Gelecek Kit.
    254. Epikür - özdeyişler, mektuplar ve aforizmalar
    255. lucretius - evrenin yapısı
    256. Thomas Mann
    257. Sevme Sanatı - Erich Fromm
  • 1000kitap'ta 3 yılım geçti, dile kolay. Çeşit çeşit insan tanıdım, tanıyabileceğim bazı en garip insanları da bu sitede tanıdım ama her şeye rağmen burada bulunması o kadar keyifli ki.

    Bu 3 yıl bana pek çok konuda fayda sağladı. Pek çok değerli insan edinip, çok değerli kitap buluşmalarına katıldım. Şimdi ise amaçladığım şey aslında 1000kitap'ta bulunan ve herhangi bir konunun hakimi olan okurlara referans niteliğinde bir ileti olmasıdır. İnternette yazanlara güvenmediğim anlar oluyor bazen fakat buradaki samimi ve dürüst bir okurun görüşlerine, bakış açısına her zaman değer veririm.

    Unuttuklarım sonradan eklenecektir zira tanımadığım kişiler de mutlaka herhangi bir konuya ya da başka başka konulara hakim kişiler olacaktır pek tabii ki:

    ÖNEMLİ KONU BAŞLIKLARI:
    2. Dünya Savaşı, Naziler ve savaş anlatımı (epik tür) : Ebru Ince Murat Ç Haydar (Özellikle Ruslar)
    Ateizm : Samet Ö. Tuco Herrera
    Din, bilim ve kuantum fiziği : https://1000kitap.com/dilnisin
    Ekonomi ve meritokrasi : Fırat İnan SARIÇİÇEK
    Evrim kuramı ve mekanizmaları :
    bhmflzf Samet Ö. https://1000kitap.com/dilnisin Herr Tierarzt Freyja #28801617
    Felsefe : bhmflzf (#26967254)
    Herhangi bir kitabı hangi çevirmenden alacağınızı bilmiyorsanız : Metin T. (Rusça, İngilizce) Kübra A. (#26528064)
    Tuco Herrera
    İslam, teizm ve din okumaları : https://1000kitap.com/dilnisin https://1000kitap.com/rihle
    Köy Enstitüleri ve köy romanları : Adem Yüce #60327475
    Tuco Herrera
    Kürt Edebiyatı : Mazlum İlhan Bûka Baranê
    Mimarlık ve sanat : Oğuz Aktürk
    Polisiye ve fantastik kitaplar : mithrandir21 | Uğur Rogojin Mithril / Nobody
    Psikoloji, psikanaliz : Samet Ö. Ahmet Y Elif Kimya S. https://1000kitap.com/gokhan_aktas
    Roma mitolojisi : Derya Yaşar Oğuz Aktürk
    Rus Edebiyatı : #49452409 Ebru Ince Derya Yaşar
    Sinema : Metin T. Rogojin
    Siyaset konusunda okuma önerileri : Tuco Herrera Mahmut Ziya Murat Ç
    Sosyal düşünceler tarihi : #28075493
    Sosyoloji : bhmflzf Çaça Mahmut Ziya #29219488
    Tarih : Mert Kurtaran Murat Ç A.Y.
    Tasavvuf : https://1000kitap.com/gokhan_aktas
    mithrandir21 | Uğur Hasan Suphi Ferman Mamedov
    Tıp : Primadonna
    Yeraltı Edebiyatı : Samet Ö. Tuco Herrera Oğuz Aktürk
    Yunan mitolojisi : Derya Yaşar Murat Sezgin Oğuz Aktürk

    YAZARLAR:
    Agatha Christie : Ruken Al
    Ahmet Ümit : Yaz
    Aleksandr Puşkin : #52545184
    Amin Maalouf : Ruken Al Mustafa A. Maritza
    Albert Camus : Cansu Metin T.
    Arthur Conan Doyle : mecdbrs fazi Kübra A.
    Ayfer Tunç : #46236144
    Aziz Nesin : Tuco Herrera Muzaffer Akar
    Barış Bıçakçı : Ayşe*
    Bilge Karasu : Metin T. Muzaffer Akar
    Carl Gustav Jung : https://1000kitap.com/gokhan_aktas Ahmet Y Elif Kimya S. Samet Ö. Achillea
    Cengiz Aytmatov : Mehmet Y. Hercaiokumalar /Ayşe
    Chuck Palahniuk : Samet Ö. Ayşe* Tuco Herrera Oğuz Aktürk
    Dostoyevski : #44243406 https://1000kitap.com/AkakiAkakiyevic Oğuz Aktürk https://1000kitap.com/SinestezikMuz
    Hakan S. Rogojin Agalloch Hülya Bilgin Selman Ç. mecdbrs α
    Edgar Allan Poe : Hesna Suàrez
    Fakir Baykurt : Tuco Herrera Ebru Ince
    Ferit Edgü : Hakan S. DESTİNA ÖYKÜ
    Fernando Pessoa : https://1000kitap.com/AkakiAkakiyevic Cansu Metin T. Hesna Suàrez
    Franz Kafka : Osman Y. Yasemin A. Oğuz Aktürk
    Friedrich Nietzsche : Samet Ö. Agalloch
    Gabriel Garcia Marquez : Kaan Ö.
    Gogol : Numan Hakan S. https://1000kitap.com/AkakiAkakiyevic
    Hakan Günday : NigRa Nephren Ka Samet Ö. Tuco Herrera Oğuz Aktürk Cansu
    Hasan Ali Toptaş : Murat Sezgin mithrandir21 | Uğur Selman Ç. Kübra A. Meltek
    Hermann Hesse : Beyza
    İhsan Oktay Anar : Mustafa A. Maritza
    Jack London : Tuco Herrera
    John Fante : Elif Kimya S.
    John Steinbeck : Reşat Karakaş
    J.R.R. Tolkien : Kaan Ö. Mithril / Nobody
    Khaled Hosseini : Ayşe
    Lev Tolstoy : Ebru Ince
    Maksim Gorki : Ebru Ince
    Marcel Proust : #53777622 Hakan S. Gamze Ö. Oğuz Aktürk Elif Kimya S. Ahmet Y Derya Yaşar Agalloch Maya α
    Marguerite Yourcenar : DESTİNA ÖYKÜ
    Miguel de Cervantes : NigRa #56901754 Roquentin Oğuz Aktürk
    Miguel de Unamuno : Roquentin Oğuz Aktürk Selman Ç.
    Mihail Bulgakov : https://1000kitap.com/AkakiAkakiyevic
    Murathan Mungan : Cansu
    Mustafa Kemal Atatürk : Murat Ç A.Y. Tuco Herrera
    Mustafa Kutlu : Şeyma Öztürk
    Orhan Pamuk : mithrandir21 | Uğur Cansu Osman Y. Ayşe* Metin T. NigRa
    Paul Auster : Mysteron
    James Joyce : Turhan Yıldırım
    Robert Musil : DESTİNA ÖYKÜ Hakan S. Oğuz Aktürk Derya Yaşar
    Sabahattin Ali : Gül Ferahnaz Meltek
    Sadık Hidayet : Yusuf Çorakcı
    Sait Faik : Necip G. https://1000kitap.com/AkakiAkakiyevic meltem şen Meltek
    Samuel Beckett : #46237991
    Sezai Karakoç : Salih
    Sigmund Freud : https://1000kitap.com/gokhan_aktas Ahmet Y Elif Kimya S. Samet Ö. Achillea
    Stefan Zweig : Yasemin A. Szweig Oğuz Aktürk Hilal meltem şen Sherlock Holmes Mazlum İlhan NigRa
    Stephen King : fazi Roland Deschain Hakan Arık
    Sunay Akın : Meltek
    Tarık Tufan : Osman Y.
    Tess Gerritsen : fazi
    Tezer Özlü : İpek Kamuran
    Thomas Bernhard : α Ebru Ince Mysteron Semih
    Umberto Eco : Ahmet Y
    Ursula K. Le Guin : Kaan Ö. Ged
    Victor Hugo : Derya Yaşar
    Vüs'at O. Bener : Liliyar https://1000kitap.com/AkakiAkakiyevic
    William Shakespeare : Hesna Suàrez Serpil Ağ
    Wolfgang Borchert : Ebru Ince Oğuz Aktürk #50118594
    Yaşar Kemal : Roquentin Tuco Herrera Muzaffer Akar Ruken Al Josephine Liliyar Şeyma Öztürk Cansu
    Yusuf Atılgan : Murat Sezgin Oğuz Aktürk #51354296 Osman Y.
    Zülfü Livaneli : Yaz Hilal Oğuz Aktürk

    EDEBİYAT TÜRLERİ:
    Bilim Kurgu : Semih
    Fantastik tür : Ged, Özge Kutlu
    Futbol temalı kitaplar : Mehmet Y.
    Japon Edebiyatı : Yusuf Çorakcı
    Öykü ve bu türlere ait okuma önerileri : Erhan Metin T. Hakan S. Rogojin https://1000kitap.com/AkakiAkakiyevic #38275648 meltem şen Necip G.
    Post-modernizm : Metin T.
    Şiir : Müjgan Çelimsiz Fiil Esther. Sema
    Türk Edebiyatı : Mehmet Y. Hercaiokumalar /Ayşe Josephine Muzaffer Akar
    Uzak Doğu Edebiyatı : Ün Pazar

    DİĞER KONU BAŞLIKLARI:
    1000kitap okurlarının en çok zorlandıkları 100 kitap : #40159486
    Couchsurfing (Yurtiçi, yurtdışı gezilerinizde yeni kültürden yeni insanları tanıyabileceğiniz ve hostel, otellere para vermenize gerek kalmayan (Bu ikincil bir amaçtır.) uygulama hakkında bilgiler) : Oğuz Aktürk Minnak Gezenti
    Dergi : Sergen Özen Yağmur
    Dijital içerik, meslek olarak gazetecilik, yazı ve inceleme yazma kuralları : Necip G.
    Grafoloji ve Sherlockoloji : Sherlock Holmes
    İşsizlik psikolojisi, metal müzik ve türevleri, sahaf kültürü, Naziler, Galeano, kelime haznesini geliştirme yolları, Star Wars : Tuco Herrera
    İzdiham Dergisi : Ferman Mamedov
    Kediler, kedi psikolojisi, kedi mühendisliği : sıla
    Kitap kampçıları : Roquentin Li-3
    Meslek olarak yazarlık : Mehmet Y. Nurhan Işkın Güler Bilkay Aygün
    Sanat ve meslek olarak mimarlık, Erasmus deneyimi, underrated Türk müzik grupları : Oğuz Aktürk (Bu konularda doyurucu bilgi verebileceğime güveniyorum.)
    Şibumi : Tuco Herrera Oğuz Aktürk
    Yazarlara ait olmayan sahte alıntılarla mücadele timi : Elif Kimya S. #25998843 Oğuz Aktürk #46415477
    YouTube'da içerik üretme işine girmek isteyenler için öneri niteliğinde kitap yorumu ve kitap temalı videolar üretenler : Begüm Çakır Oğuz Aktürk Karavandaki Adam

    Dipnot : İnsanları kategorilendirmek olarak algılanmasın lütfen;

    *Örnek : Mesela Rus Edebiyatı'ndan bir şeyler okuyasım geldi ve internette de türlü türlü görüş var, deli gibi kararsız kaldım, o zaman bu sitede güvendiğim Rus Edebiyatı okuru İbrahim'e danışıp, başlangıç için kitap önerileri almak isteyip, deneyimlerinden faydalanabilirim.
    *Örnek : Mesela psikoloji, psikanaliz ve Nietzsche konularında okumalar yapmak istiyorsunuz, o zaman bu konunun piri Samet'e danışıp, kendisinden başlangıç kitabı önerileri alıp doğru bir kitap okuma deneyimi yaşamak isteyebilirsiniz.
    *Örnek : Mesela Marcel Proust okumak istiyorsunuz ve nereden başlayacağınızı bilmiyorsanız, #53777622 bu listeye bakıp bir okuma rehberi edinebilirsiniz.
    *Örnek : Mesela köy enstitülü yazarları okumak istiyorsunuz ve nereden başlayacağınızı bilmiyorsanız, Adem'in hazırladığı #60327475 bu listeye bakıp bir okuma rehberi edinebilirsiniz.

    Daha çok kişinin faydalanabilmesi için paylaşabilirsiniz, herkese keyifli okumalar dilerim.
  • 434 syf.
    ·Beğendi
    "Aşk, bir bedende iki kişi."
    “Ey aşk...! bir mucize gerçekleştir şimdi
    Şapkandan bir kumru havalansın
    Bana öyle büyük ki bu kalp,
    Gelsin yüreğime yuvalansın”
    .
    Kitabı okurken sımsıcak bir yürek buldum. Yaşam kavgasının molalarında, sıcacık bir poğaça, buğusu üstünde demli bir çay, sevgi ve vefayla beslenmiş hoş bir muhabbet, zifiri karanlıklarda bir umut ışığı, sığınılacak güvenli bir liman, şifalı bir çift dost eli hissine kapıldım. 438 sayfalık kapsamlı ve güzel bir kitap, aforizmalarla, çarpıcı düşüncelerle dolu bir kitap. Düşünmeyi ve düşündürmeyi hedefleyen, beyinlere seslenen metafor zengini tam bir şiir ziyafeti. Bu ziyafetin menüsünde, sevgi var, sitem var, aşk var, barış var, umut var , çocuk var, kadın, insan, doğa ve Dünya var, kısacası belli bir yaşanmışlık var. Benim en çok sevdiğim aforizmalarının birinde Şair Tahsin Özmen diyor ki " İnsanın pilini, sahip olduğu mallar değil, mutlu olduğu anlar şarj eder." Ben de bu kitabı okurken gerçekten mutlu oldum, yaşam enerjim yenilendi tazelendi.
    Bu kitapta Şair şiiri, insan insan, insan doğa, insan toplum ilişkileri olarak yansıtıp, sosyal siyasal iktisadi ve kültürel olguların bir bileşkesi olarak ele almış. Bir empati aracı, duygusal paylaşım aracı olarak şairin şiirlerini, esas olarak insanı düşündüren, bunun yanında kimi zaman üzse de, kimi zaman hüzünlendirse de, genelde hayatı sevdiren, manevi bir hazza kaynaklık eden ve eleştirel bir farkındalık yaratmaya dönük şiirler olarak değerlendirebiliriz. Ayrıca Şair şiirlerinde, yaşadığımız zamanın garipliğinden, monotonluğundan, doyumsuzluğundan, duygusuzluğundan, duyarsızlığından, mutsuzluğundan, umutsuzluğundan, yalnızlığından da şikayet ediyor. Robotlaşmış, mekanikleşmiş, doğallıktan uzaklaşmış, başkaları ne der şiarıyla yaşamı kendine rehber edinmiş empati yoksunu bir insanlar topluluğundan rahatsızlığını da dile getiriyor.

    Bu bağlamda kitaptaki şiirlerin okuyucuyu sıkmayan, mesajı açık, anlaşılır, sade şiirler olduğunu düşünüyorum. Şair şunu demek istemiş, bunu demek istemiş şeklinde tercüme ve tercüman gerektirmediğini, yoruma ihtiyaç hissetmediğini, pazardaki karpuz gibi, elma gibi, erik gibi, kiraz gibi somut, capcanlı dipdiri şiirler olarak değerlendiriyorum. Yani şiir ete kemiğe bürünmüş, eğip bükmeden, lafı dolandırmadan söylenmiş, çiçekle ilgiliyse çiçek, güneşle ilgiliyse güneş, insanla ilgiliyse insanı odağına oturtmuş.
    Bu kitabın tüm geliri "ÇOCUK İSTİSMARINI VE İHMALİNİ ÖNLEME DERNEĞİ”ne bağışlanmış. Bazı şiirleri beklediğim gibi değilse de, Kitabı herkese önerir keyifli okumalar dilerim.

    BİR DELİNİN SENFONİK DOKUNDURMALARI

    Duygusal Açlık
    1.
    Sevgi !...
    .
    -Mutluluğu aramaktan,
    İnsanların mutlu olmaya hiç vakitleri yok,.-
    .
    -Her güleni mutlu mu sanırsınız?-
    .
    Her yer mutsuz kadınlarla mutsuz adamların,
    Umutsuz evlilikleriyle doldu.
    Sevgiler tadımlık, dakikada bir renk değiştiren, poz verir gibi anlık oldu.
    .
    -Ömürlük sevgilere hasretiz.-
    .
    Herkes sevilmek istiyor,
    (Halbuki sevilmenin birinci koşulu sevmektir.)
    Ve hiç kimsenin kendinden başkasını sevesi yok.
    Bu gidişle de hep kendimizi seveceğiz.
    -Duygusal açlık, doygusal açlık sorununun önüne geçti.-
    Ne savaştan, ne hastalıktan, ne de afetten,
    Yapayalnız sevgisizlikten öleceğiz.
    .
    Oysa,
    -Sevgi yaradılışın hamuru, varoluşun kaynağıdır.-
    -İnsan olmak sevmekle başlar.-
    Kıblesi sevgi olanın, mutluluk elinin altındadır,
    Sadece uzanıp alması yeter.
    .
    Lütfen,
    Zengin fakir, genç yaşlı demeden,
    Dil, din, ırk cinsiyet farkı gözetmeden,
    Tüm insanları ve diğer canlıları
    Yormadan, kırmadan dökmeden,
    Şartsız şurtsuz, yalansız dolansız,
    Nedensiz nasılsız bir sevgiyle sevin.
    .
    Dünyada sahtesi en çok üretilen şeylerden biri haline geldi sevgi.
    Bu nedenle, sevginiz yapay olmasın, içten olsun, gerçek olsun,
    Yirmi dört ayar altın gibi saf olsun.
    .
    Cüzdanlara kilo verdirmek için sevmeyin.
    Sevecekseniz güzel sevin.
    Sevdiğinizin sadece elinden değil, yüreğinden de tutun.
    Sadece ağzından çıkanı değil, yürek dilini de anlayın.
    Sadece göz ile el ile değil, ruhen de kalben de sevin.
    Çünkü...
    -Yürekte demlenmemiş sevgi hamdır.-
    .
    Hatta biraz sevginizin dozunu kaçırın,
    Mesela ben sarılınca kemiklerimin ısınacağı bir sevgi istiyorum.
    .
    -Bu Dünya’nın, en çok sevgiye ihtiyacı var.-
    .
    Zira cehenneme çevirdiğimiz yeryüzüne, cenneti getirecek yegâne güç sevgidir.
    Örneğin bir kadını sınırsız ve koşulsuz sevin, Dünyanızı cennete çevirsin.
    .
    Aç parantez (Bir şeyi güzel ve özel yapan;
    O şeye, bir kadın elinin, gözünün ve yüreğinin değmesidir.
    .
    Eğer,
    Bir kadın seviliyorsa mutluysa,
    O kadar güzel ve içten güler ki,
    Sanırsın gözbebeklerinden serçe sürüleri geçiyor.)
    .
    Ben önemli olanın, bir kadının yüzünü değil, yüreğini güldürmek olduğunu anladım.
    Ve bugüne kadar, bir insanın kalbine girmekten daha güzel bir yer bulamadım.
    .
    Gönül bağı için ne gözün görmesi, ne de elin değmesi,
    Sadece yüreğin sevmesi yetiyor.
    .
    Çünkü,
    -Yürek yarasına sürülen en iyi ilaç, sevgidir.-
    .
    -İnsan yüreği sevildikçe çocuksulaşır.-
    Şımaracak kimsesi olmayanların şımartacak kimsesi olun...!
    Mutluluk ancak öyle bulaşır.
    .
    Aç parantez (Başta insanlar olmak üzere,
    Yağan yağmura esen yele,
    Yanan ateşe, doğan güneşe,
    Daldaki yaprağa, açan çiçeğe,
    Uçan kuşa, börtü böceğe,
    Koyuna kuzuya, kediye köpeğe,
    Havaya suya toprağa teşekkür edin,
    tebessüm edin, selam verin.
    Teşekkürü günlük yaşamınızın
    bir parçası haline getirin.)
    .
    Bu arada (Bir insanı diğerine aşık edecek, sevdirecek, ne siyasi ne de iktisadi bir rejim henüz icat edilmedi.
    .
    Sevgiyi alış veriş zannedenler bilmelidir ki
    Sevgi hesaplanamaz, ölçülemez.
    Mesela ben hiç yarım kilo sevmedim.)

    Kadın...!
    Kimi eskiler,
    Kadını toprak gibi gördüler,
    İliklerine kadar sömürdüler.
    2.
    Kadına Şiddet
    .
    Kadın...!
    Bazı erkekler tarafından rahatlatma aracı, kendilerinin duygusal işçisi,
    Evlerinin bekçisi, toplumum günah keçisi olarak görülüyor.
    .
    Yaratılan öfke, nefret ve korku ortamında,
    Kadınlara esaret yaşamı sürdürülüyor.
    Kadınlar dövülüyor, sövülüyor, kovuluyor, ya da vurulup öldürülüyor.
    .
    Sadece fiziksel şiddetle değil,
    Zihinsel ve duygusal istismarla
    defalarca bıçaklanmalarına rağmen,
    Yaralarını gösteremiyor kadınlar,
    Ruhen yıkık bir harabeye döndürülüyor.

    3.
    Adam !...
    .
    Hasta zihinli bazıları, terörün vücut bulmuş hali.
    .
    Parantez içi (Adam değilsen hiç fark etmez,
    Ha cahil ha alim olmuşsun.
    Eşeğin sırtına ha kitap ha saman çuvalı
    koymuşsun.)
    -İnsanın oluşu değil duruşu mühimdir.-
    .
    -Bize en yakın olanlar, en keskin bıçağı elinde tutanlar.-
    .
    Papatya yürekli adama (!)...
    (seviyor/sevmiyor)
    Karnını yurt bileceksin, memesinden süt emeceksin.
    Kucağında ağlamayı keseceksin, aşık olup kalbine gireceksin.
    İşine gelince seveceksin,
    Gelmeyince ya dövecek ya kovacak ya da vuracaksın.
    Seni seven bir kadının eli kanlı katili olacaksın,
    O senin saçının teline kıyamazken,
    Sen onun canına kıyacaksın.
    .
    Yapma !..,
    Bu vahşete “Kadına Şiddet" diyoruz biz.
    Yapma !...
    Sen ne zaman Adam olacaksın?
    .
    Yapma !...
    .
    -Kadınlar kimsenin duygusal işçisi değil.-
    Onlara köle muamelesi, esir muamelesi, kullanışsız amele muamelesi çekme !...
    .
    Hiç bir anne babayı, kızlarını katillerine kendi elleriyle veren anne baba durumuna düşürme.
    .
    Be Adam (!)
    Güle kurşun sıkılır mı?
    Güle dikenleri var diye kızılır mı?
    .
    Sevdiğin kadın için cenneti yeryüzüne getireceğine,
    Ayaklarının altına cennet serili kadına,
    Cehennemi yaşatıyorsun.
    -Hiç bir kadın cenneti bulmak için, erkeğin cehennemine katlanmak zorunda değildir.-
    .
    Bil ki..,
    Ne kara kalemle gökkuşağı çizilebilir.
    Ne de senin gibi,
    Avı için ağlayan ucuz ruhlu timsahın gözyaşları içilebilir.
    .
    Kimseyi yalandan sevme !...
    Seveceksen adam gibi sev,
    Adam gibi sevmeyi beceremiyorsan sevme !...

    Yalan demişken,
    (Aslında yalancıda gerçek aramak, zaman kaybıdır.
    -Yalan önce herkesi kendine inandırır.
    Sonra gürültüsüyle hakikati uyandırır.-
    Ve her zaman kendine bir ortak bulur.
    Oysa gerçeğin şahide ihtiyacı yoktur,
    Tek başına hep ayakta durur.
    Tek bir gerçek, tüm inkârları yıkmaya yeter.
    Onu arayanla er ya da geç buluşur.)
    .
    Bu arada (Hiç sevmem kötü hikayesi olan yerleri;
    Adliyeleri,
    Hapishaneleri,
    Hastaneleri.)
    .
    Bazıları seçimlerini sahiplenmeyişinin adına kötü kader diyor. (!)
    .
    Yani diyeceğim şudur ki;
    -Yamuk bir kişilik, doğru bir hayat yaşatmaz insana.-
    Hayatı zorbalık üzerine inşa edemezsin.
    .
    Aç parantez (Her insan içindeki kafeste bir vahşi besler.
    Bunların bazıları evcilleştirilemediği için dişisinin canına kıyan adi bir caniye döner.
    Ve her yer egoistle, mazoşistle, sadistle, narsistle, piskopatla, sosyopatla dolar.)

    -Dişiliği kişiliğin önüne koyanların sonu hüsrandır.-
    -Aşk pahalıdır ucuz insanla yaşanmaz.-
    -Her kadın bir şiirdir, her adam okuyamaz.-
    4.
    Bilinçsiz kadın bu tür erkeklerin işine gelir,
    Farkındalık yaratmak, bilinçlenmek gerek kadına şiddeti durdurmak için.
    Boyun eğmek, teslimiyet çare değil, ayağa kalkmak gerek kurtulmak için.
    .
    -Gerçi suskunluk...;
    Bazen cehaletin gürültüsü,
    Bazen de bilgeliğin türküsüdür.-
    .
    Bir zamanlar, susmak;
    Kadınların konuşma diliydi.
    Söyleyecekleri ya gözlerinde ya da yüreklerinde gizliydi.
    .
    Aç parantez (-Gözler ki dilin telaffuz edemediğini söyler.-
    Zira dil yürekten her geçeni söyleyemez.)
    .
    Tek savunma silahları,
    Yumruk yapmaya kıyamadıkları elleriydi.
    Sığınabilecekleri biricik mekân,
    Ya mezar ya da ana baba evleriydi.
    .
    -Cesaretini toplayamayan, bavulunu toplamak zorunda kalır/dı.-
    Oysa,
    -Bir insanın en sağlam dostu cesaretidir.-
    -Hayat bahaneleri değil cesareti ödüllendirir.-

    Göster onlara okyanusun öfkesini.
    .
    Ki kadınların çığlıkları ışık,
    Korkuları şarkı, hıçkırıkları çağrıdır kıyamete.
    .
    Parantez içi ( Ancak yine de,
    Kadın sinirlenince dağı taşı delesi gelir,
    Lâkin ojelerini görünce, gülen bir emojiye dönüşüverir.)
    .
    -Acılarınızla kimseyi beslemeyin.-
    .
    -Kimse seni duymuyorsa kurtuluşun kendindedir.-
    -Düşmek istemiyorsan, başkalarına yaslanma.-
    Zira,
    -Başkalarının ışığına güvenen, karanlıkta kalır.-
    .
    Bu arada (Anneler kızlarına güneş ve kutup yaldızından oluşan bir gökyüzü örer.
    Kızımın güneşe açılan bir penceresi olsun,
    Karanlıklarında yönünü bulsun diye.)

    Öz Benlik !..
    5.
    Ahh uykusuz ve yorgun kalbim ah !...
    Bilirim kırıklarını toplamaya bile fırsat bulamadan defalarca kırdılar seni.
    Sen yine de her şey yolunda rolü yapmaya,
    Hiç kırılmamış gibi tıkır tıkır atmaya devam ettin.
    .
    Oysa,
    -Uçmak için kanadın olmuş neye yarar, hevesin kırılmışsa.-
    .
    Parantez içi (Bazılarının ömrü hayal kırıklıklarıyla kalp kırıklıklarıyla geçer.
    Hayata kırgın bakışı, olur olmaz uzaklara dalışı hep ondandır.)

    -Her şey boş bu Dünyada diyorsan, içini sen dolduramamışsın demektir.-
    .
    Hayatın hazır bir senaryosu yok ki
    Onu sen kendin yazıp oynayacaksın.
    .
    Zira hayatı bekleme odası olarak kullanmak...;
    Çölde bahar,
    Seni hasta eden yerde şifa aramak, hiçe razı olmaktır.
    Yaşamın rengini matlaştırmak,
    Kendi kanatlarıyla uçma zevkinden mahrum kalmaktır.
    .
    İnsan önce...
    Kendine dost, kendine deva olmalı,
    kendini, sevmeli, saymalı,
    Kendine karşı doğru, dürüst davranmalı.
    Kısacası...
    İnsanın kendine söyleyecek bir şeyleri hep olmalı.
    .
    İnsanın herhangi bir sebebe ihtiyacı yoktur;
    Kendini sevmesi, sayması, onurlandırması için.
    Sadece kendine güvenmesi, kendini keşfetmesi ve kendi yolundan çekilmesi,
    Kendini affederek hata ve kusurlarını sahiplenmesi,
    Kendine merhamet etmesi yeter.
    .
    Gerçi bir ömür harcadım, halâ kendimi tam keşfedemedim.
    .
    Aç parantez (Yaşam telâşından, çoğu zaman,
    En az vücut kadar ruhumuzun da dinlenmeye,
    En az vücut kadar ruhumuzun da dokunulmaya ihtiyacı olduğunu unutuyoruz.)

    6.
    Aç yüreğini dost üşüyorum, kara bulutlar güneşim yok sansın.
    Ser gölgeni dost düşüyorum, dipsiz uçurumlar boşluğundan utansın.
    .
    -Bazen su yanar, ateş donar.-
    -Tam uçuyorum derken, bir anda yere çakılırsın.
    Tam düşüyorum derken, ummadığın bir dala takılırsın.-
    .
    Nereye baksam her yer keder rengi, içimiz kül yığını.
    Parantez içi (Yanmadan kim kül olmuş ki.)
    .
    Unutmayı unutan herkesin bir yangını var,
    Kustukça sönen sustukça yanan.
    Ya içine attıklarından, ya da içinden atamadıklarından.
    .
    Biz buna "Dert Adamı Çürütür" diyoruz.
    .
    Bazen susarak kendimizin efendisi, konuşarak başkalarının esiri olsak bile.
    Sık sık konuşmak gerek vakti gelince,
    Zira susmaya bol bol zaman olacak ölünce.
    .
    -Ah bu Dünya !...
    Camlar kırılır sesten durulmaz.
    Canlar kırılır hiç ses duyulmaz.-
    .
    Öyleyse,
    Bağırsanız, sesten rahatsız olacak değil de sizi duyacak,
    Bahçenizdeki çiçeklere basacak değil de
    sulayacak insanlarla dost olun.
    .
    Dost, insanın yaşamaya tahammülü kalmadığında, yanı başında bitiverendir.
    .
    Her dost nefes almak için bir penceredir.
    .
    İnsana, masaya içini dökünce kusmayacak dostlar lazım.
    Ancak bu devirde içini dökecek birini bulmak o kadar zor ki,
    Herkes ağzına kadar dolu.
    .
    Kimileri yüreği acıyla dolunca,
    Kimileri de sustuklarının ağırlığı dayanılmaz olunca, benim gibi şiir yazar.
    Ki yazmak, soyunup dökünmek, arınmaktır.
    Bazen insanı şair veya yazar yapan zarif bir elbiseyi giyinmektir.
    .
    Esasen konuşmak değil susmak,
    Aldanmak değil inanmak,
    Düşmek değil kalkmak yorar insanı.
    Savrulmak değil sarılmak,
    Sarhoşluk değil ayılmak,
    En çok da;
    Sevmek değil ayrılmak,
    Ölmek değil yaşamak yorar insanı.
    .
    Yine de unutmamak gerekir ki,
    Kara bulutlardan sonra yağmur ve güneş sarar insanı.)

    -Mutluluk arayışındaysanız,
    Kılavuz kitabının baş yazarı, içinizdeki çocuktur.-
    7.
    Çocuk ve Umut !...
    .
    Ne zaman hüzünlensem, hüznümü kollarımın arasına alır,
    Ta ki neşesi yerine gelene kadar çocukluk gülüşlerime giderim.
    .
    Ne zaman başımda kara bulutlar dolaşsa, çalsa mevsim zemheri ayazına,
    Kıpır kıpır çocukluğum konar penceremin pervazına,
    Getirir çocukluk güneşlerimi içimi ısıtır.

    -Ben saklandığı yerde unutulmuş bir sokak çocuğuydum.-
    .
    -Ki sokaklar;
    Tüm suskunların dili, mazlumların evidir.-
    .
    Hangi bankta sabahlasam,
    Üşüyen sokak lambaları misali,
    Direnirim gecenin ayazına, soğuk benim yurdum.
    Yüreğimin varoşlarına, kardan kıştan kaçanları doldururum.
    Ne bir eve sığabilirim ne de koca bir kente
    Yaşamın ayak dibinde küçük bir damla olurum,
    Bir anne yüreği düşler içinde uyurum.
    .
    Diken mi kaldı batmadık, ah bu yalın ayak yürümeler.
    Yine de seviyorum Dünyayı,
    Yaşamak her gün canıma okusa da besbeter.
    Olsun !...
    Biliyorum bir yerlerde bir gül var,
    Hayalimdeki kokusu da yeter.
    .
    Hayat kendi rengine boyasa da kanatlarımı,
    Ben hep saçağından şeker kokulu umut sarkan sırça evler düşlerim.
    .
    Biz buna "Şükür" ve “Umudun insana yüz çevirmemiş hali.” diyoruz.
    .
    -İnsan dediğin...
    Yaprak yaprak dökülen bir umut ağacıdır.-
    -Aslında hepimiz, umut ağacının bir dalına tutunuruz,
    Ama çoğu zaman dalın kırılabileceğini unuturuz.-
    .
    İnsanoğlu zaman zaman,
    Boğulmadan çıkamanın mümkün olmadığı hayallere dalar,
    Gökyüzüne bile sığdıramadığı, ayakları yere basmayan hayaller kurar,
    Mesela kayan bir yıldızı gökteki yerine tekrar koyar.
    .
    Geceleri yıldız gibi parlayan,
    Yeni umutlar filizlenir her sabah güneşle birlikte ufuktan.
    Kimi güneşin batmasıyla hiç olur,
    Kimi de birilerinin üstüne basıp geçmesiyle piç olur.
    .
    Tekrar tekrar umutlanmak döngüsü insanoğlunun kaderidir.
    .
    Zira,
    -Çırpınışlardır hayatı kanatlandıran.
    Hayallerdir insanı umutlandıran.-
    .
    -Umuttur fakirlerde bağımlılık yapan.
    Ve yoksulluktur bu Dünyada en cömert paylaşılan.-
    .
    Garip ne zaman mutlu olacak olsa,
    Ya uyandırıp içine ederler rüyanın, ya da fişini çekerler dünyanın.
    .
    İnsan bazen, şükretmek mi gerek kahretmek mi gerek yoksa küfretmek mi gerek bilemiyor.
    .
    Bu arada (Yoksullar için Alaaddin'in sihirli lambasındaki cin olmayı düşledim hep.
    Kim bilir...!
    Belki cin bana da, bu ömrüm gibi hep umutla geçmeyecek yeni bir ömür verir.)

    Bir insan yoklarıyla değil, çoklarıyla değerlendirilmeli.
    Çünkü Dünya bazılarına alâ, bazılarına şehlâ bakar.
    Hayat kimilerine lunapark, kimilerine Berlin Duvarı,
    Yatacak yerleri yok dediklerimiz, kuş tüyü yataklarda yatar.
    .
    Oysa bazıları hayatı eksile eksile öğrenir.
    Yaşamak kudretiyle doldurur tüm boşluklarını.
    Ve bir gün,
    -Damla olarak geldiği okyanusa kafa tutar.-
    .
    -Zira ışığı görmeyi bilenler için hayat her zaman gülümsemeye hazırdır.-
    .
    Yani,
    -Marifet, sürüklenen değil akarsuya yön veren taş olabilmektir.-
    Ağlamadan keyif, çileden zevk alabilmektir.
    .
    Kaldı ki,
    Her şeye sahip olmak, en büyük mutsuzluk kaynaklarından biridir.
    -Zenginlik cepte değil, kalptedir.-
    .
    -Niyet bir tohumdur kalbe ekilen.
    İyiyse gül biten, kötüyse diken.-
    Rastgele !..

    8.
    Ben, Annem ve Babam !...
    .
    Ya kimsesiz çocuklara atkı örerim,
    bere örerim kazak örerim yumuşacık anne sesinden.
    Ya da kuru bir dala yaprak olurum sıcacık anne nefesinden.
    .
    Salıncaklardan mutlu çocuk kahkahaları,
    Ağaçlardan kuş sesleri toplarım,
    Rüzgârla uçup gitmesinler diye.
    Çocuk yüreklerinde uyuyan masallar biriktiririm,
    Unutulup yitmesinler diye.
    .
    Yoktur çocuk olup da gökkuşağına kanmayan.
    Masal var mıdır içinde çocuk olmayan?
    .
    Varsa biz buna "Büyüklere Masallar" diyoruz.

    Annem...!
    Dört mevsim yediveren mor çiçekli bir daldı.
    Balkondaki ipe çamaşır sermek yerine,
    mahallemizin serçeleri okuyup kültürlensin diye şiirler asar,
    Kuşlara edebiyat öğretmenliği yapardı.
    .
    -Yüreği güzel olanın dili de güzeldir.-
    .
    Tüm anneler gibi annemin de
    Binlerce karatlık yüreği vardı.
    Ne zaman kardeşim balkondan sarksa,
    Ellerinden önce gözleriyle tutardı.
    Kardeşim ne zaman salıncaktan düşecek olsa önce başörtüsü uçardı.
    .
    -Elinin erişemediği yere yüreği yetişirdi.-
    -Ne çok acı biriktirirmiş annelerin dizleri.-
    .
    -Hiç kimse beni annem gibi sevmedi.-
    -Bütün sevgileri topladım, bir anne sevgisi etmedi.-
    .
    Aç parantez (Biri beni karnında, diğeri kalbinde taşıyan.
    İki kadını çok sevdim bu hayatta.
    Biri kan bağından, diğeri can bağından.
    .
    İnsan ömür boyu,
    Ana sırtına binerken duyduğu güveni,
    Ana kucağında meme emerken bulduğu huzuru arıyor.
    Bu açıdan,
    Dünyadaki bütün erkekleri toplasak bir anne etmez.)

    Siz hiç, hayal kırıklığına uğrayacağınızı bile bile,
    Her gece yüreğinizde yeşerttiğiniz binlerce umutla,
    Birini, pencere kenarına oturup kırk yıl bekleyecek kadar sevdiniz mi?
    .
    İşte o benim Babam...!
    .
    Dünya’yı omzunda taşıyan bir bilge adam;
    Gülünce yedi renk açardı yüzünde bahar,
    Lunaparka benzerdi benim babam.
    .
    Tomurcuklandığım dalımdı,
    Dağlara baş eğmeyen yanımdı,
    Gurbet kokardı, annemse memleket.
    .
    Bir tek onun ceplerinde, umut hangi çocuğun kapısını çalacak şıngırtısı arardım.
    Gerçi o inanmazdı benim çocukluk mucizelerime ama,
    Mahalleli çocuklara en güzel lolipopu, onun ayçiçeği gülüşlerinden yapardım.
    .
    -Babasız, insan kendini yoksul hissediyor.-

    Bilir misiniz ?
    Babam,
    Yıllarca annemin ölürken ağzında yarım kalan naneli sakızını sakladı,
    Saç tarağına takılan üç beş saç tellini kokladı.
    .
    Anladım ki en güzel kokular üste değil, yüreğe siniyor.
    -Allah kimseyi sevdiklerinin kokusuna muhtaç etmesin !...-
    .
    Bana gelince,
    Babamın hastaneye yatarken dönünce alırım diye bıraktığı cüzdanını, ağızlığını, tespihini,
    Bir gün veririm umuduyla hâlâ yanımda taşırım.
    Kaldırmaya kıyamadığım,
    Koltukta asılı hırkasıyla sabah akşam selamlaşırım.
    Bakıp bakıp iç çektiğim o hırkanın yalnızlığı öyle bir oturur ki yüreğime,
    Bir sarılıp, bir vedalaşırım.
    .
    Aç parantez (Hayatımdaki bütün boşlukları doldurdum,
    Bir tek anne-baba boşluğunu dolduramadım.
    İki kez yıldırım düştü yüreğime, biri annem diğeri babam öldüğünde,
    Enkazlarını hâlâ kaldıramadım.
    .
    Her yıl gözyaşı ekerim topraklarına,
    ruhumu mavi bir sızıya salar ölüm.
    Bilirim ki artık anasız babasız, boşluğa savrulmuş külüm.)

    Aşk ve Duygu Dünyam
    9.
    Yalnızlık !...
    İnsanın en kadim ve en sadık dostlarından biridir.
    Yalnız insan, pamuk tarlasına konmuş zenci serçeye benzer.
    .
    Esasen,
    -Yalnızlık mutsuzluktur.-
    .
    İnsanın kapısını hep geceleri vurur.
    Kapıyı açsanız da açmasanız da,
    Öteleyip içinize attığınız tüm dertlerle birlikte, gelir göz kapaklarınıza oturur.
    Sadece sokup çıkartır buz gibi bitmeyen düşünceler denizine,
    Ne sarılıp ısıtır, ne de durulup uyutur.
    .
    Parantez içi (-Yüreğinizi sık sık ziyaret edin,
    En zoru yürek yalnızlığıdır.-
    Gerçi yalnızlıklar da altın günleri düzenliyorlar kendi aralarında ama.)
    .
    Her neyse önceleri,
    Yalnızlığım beni hiç yalnız bırakmazdı.
    Her sabah uğurlar akşam karşılardı.
    Tek sorun,
    -İnsan yalnızlığına sarılamıyor ki.-

    -Sevgisiz kalmış bir gönül her daim kıştır.-
    .
    Misafir gelip de yatsın diye naftalinleyip bekletilen yorgan gibiydim, henüz kimse örtmemişti beni üstüne.
    Parantez içi( Ne olur Tanrım bu durumu hiç kimseye söyleme.)
    .
    Daha sonraları medeni durum,
    Bütün ıhlamurlar sen kokar, şekline evrildi.
    Ve şimdi sevmek zamanı deyip aşk çağrıldı:
    .
    Ey aşk...!
    Bir mucize gerçekleştir şimdi
    Şapkandan bir kumru havalansın.
    Bana öyle büyük ki bu kalp,
    Gelsin yüreğime yuvalansın.
    .
    -Ki aşkta, yürekten gelmeyen yüreğe değmeyen her söz, lafügüzaftır.-
    Zira,
    -Yüreği, insanın bahçesidir.
    Bu bahçede yetişmeyen aşk, aşkın ya serabı ya da sahtesidir.-

    Aşk !...
    10.
    Aşk, herkesin bildiği sır,
    Bazen gerçek bazen yalan,
    Bazen bir asır, bazen bir an.
    .
    -Biliyorsunuz, yaşam cinsel yolla bulaşır.-
    -Hepimiz aşk annenin çocuğuyuz.-
    .
    İnsan şekerciye girmiş çocuğa döner, içine aşk girince.
    İnsan kendini sönmüş balan gibi hisseder,
    içinden aşk çıkınca.
    .
    Aşk, insanı bazen sevinçten deliye, bazen de üzüntüden ölüye döndürür.
    .
    Aç parantez (Aşk ve ölüm ikisi de kalpten vurur.-
    Gerçi,
    -İnsan, kırık kolla kırık bacakla yaşayamıyor ama,
    Kırık kalple yaşamayı öğreniyor önünde sonunda.-)
    .
    Ne ilk ne de son kabustu gördüğümüz,
    Yine de dağlara hiç baş eğmedik.
    Kana kana içip yaşarken öldüğümüz,
    Kızılcık şerbeti dolu bir kâseydik.
    Ne mezar taşı vardı, ne toprak ne de kemik,
    Kazma küreksiz nicelerini gömdüğümüz,
    İki yüreğimiz vardı, sırçadan incecik.
    .
    Yani biz birbirine sığınmış iki yürektik.
    Tek taşla duvar örülmez dedik, taşa sevgi ektik.
    Ve
    Güzeldir yardan gelen,
    Ondan gayrı ne varsa haram olsun
    Nazlı bir kaş çatışından evladır ölüm,
    Ondan gelirse belâm olsun dedik.
    .
    Biz buna “Bir bedende iki kişi, Aşk” diyoruz.
    -Aşk; su arayan ateştir.-
    Çünkü aşka ulaşmak için yangınlardan geçmek gerekir.
    .
    Ve -Aşk,
    İçi ateş dışı buz,
    Girer yanarsın, çıkar donarsın.
    Düşte gör, ateş mi yakar seni sen mi ateşi yakarsın.-
    .
    Ve yine -Aşk,
    Defter arasında bir tutam gül kokusu.-

    -Aşkta pazarlık edilmez,
    Çünkü aşk, hesap kitap bilmez.-
    -Seven ne boya, ne soya bakar.-
    11.
    Kimileri, diriler şöyle dursun deyip,
    Çiçekleri bile ölülere alırken.
    -Bazılarının yüreğini eşsen, dört bir yanından sevgi çıkar.-
    .
    Yaşanmışlıklar ve kör yıllar,
    Ellerimizi yüzlerimizi tırnaklarıyla çentik çentik çizebilir, kırış kırış edebilir.
    Ama hiç yaşlanmaz gönül bahçelerimiz,
    Sevdiğine her zaman, yüreğinin teriyle büyüttüğü taptaze çiçekler verebilir.
    .
    -Ne mutlu sevenlere, sevilenlere.
    Sevdiğinin kucağını gül bahçesine çevirenlere.-
    -Zira gönül bahçesine baharı getiren de,
    götüren de yârdır.-

    Tüm sevgiler, siyaha inat beyaz olmalı, kirletilmemeli.
    .
    Fakat ben kirlettim;
    Bütün hata benim,
    Önce gözlerine iman ettim,
    Sonra başkenti aşk olan bir ülkede halifeliğimi ilan ettim.
    Meğer bir serçenin umutsuz kanat çırpışlarıymış sevdam.
    Kıymet bilmez başka biri uğruna,
    Bataklıkta çırpına çırpına tükettim.
    .
    Aç parantez (Hey gidi insancık, sana verilen beyni kullanmakta ne diye cimrilik edersin.
    Yüreğindeki gemi seni beklerken, niçin başka limana gidersin.)
    .
    Yani...,
    -Benim aşktan yana metcezirlerim, yaralı şarkılarım çoktur.
    Anladım ki,
    -Aşık olmak değil aşık kalmak mühimdir.-
    .
    Eyy aşk...!
    Gözyaşlarımdan öp beni.

    Toplumsal Dejenerasyon !...
    12.
    -Büyük acıları küçük insanlar yaratır.-
    Küçük insanların hayat gemilerinin dümenini, öz benlikleri değil egoları yönetir.
    .
    Oysa,
    -Ego yönetimi bir sanattır.-
    Freni patlamış bir egonun direksiyonundaysanız,
    Sonunuz ya duvar ya uçurumdur.

    Son zamanlarda;
    Utanır olduk insanlığımızdan,
    Başta sevgi olmak üzere her şey o kadar hızla kirlendi ki,
    Parantez içi (Büyük meziyet en az kirlenerek yaşamak.)
    .
    Samimiyet kıt, riya aldı başını gitti,
    Bazılarının bırak iki yüzünü, hiç yüzü yok, ara ki bulasın.
    Trend yaptı onursuzluğun dibi midesizlik,
    Her yer hasta bir düzen icin ruhunu satmış, egosunun esiri kara kara insanlarla doldu.
    Tekrar parantez içi (Herkes çirkinliği fiziksel sanıyor.)
    Dünya işlerine dalıp kirlenmekten korkan
    temiz yürekli insanlar sanki buhar oldu.

    -Bu arada kötüler sayesinde iyileri, iyiler sayesinde kötüleri tanıdık.
    İyi insan olmak için cebin değil,
    Yüreğin dolu olması gerektiğini anladık.-
    .
    Ancak,
    İyileri kötü, kötüleri iyi,
    Delileri dahi, dahileri deli gibi gören bir toplum haline de geldik.
    Kötüler iyi görünmede ustalaştı.
    Kötülük zehir gibi kendine hep bir ev bulabildi.
    .
    Aç parantez (-Bazen hiç kimseye görünmemek için şeffaf olmak istiyorum.-)
    .
    Bırakınız doğayı, diğer canlıları...
    İnsanlar bile kullanıp atmalık.
    Güçlülerin gözünde birer toz zerresi insan.
    Error verirse format atılacak hard disk,
    Canın isteyince açılacak cep uygulaması,
    Okuyunca kenara koyulacak kitap,
    Merdiven basamağı,
    Araştırma projesinde denek,
    Satranç tahtasında piyon,
    Ya kurşun asker, ya kukla...
    Beyinler kopya, kalpler kopya.
    Zihinler sömürge, işgal altında.
    -Oysa
    İnsan arada bir kendi olmayı da ihmal etmemeli.-
    .
    Parantez içi (Ruhuma işkence veriyor bu durum, buruşturulup çöpe atılan ambalaj kağıdı muamelesi görmekten fazlasıyla muzdaripim.

    Yani arsız zamanlardayız
    Üzerimize konan sinekler bile,
    Ya kahrından, ya utancından ölür oldu.
    .
    Parantez içi (Çıkar gözetmeyen bir insanlığı çok özleyeceğiz.
    İnsanlık kendi karanlığıyla yüzleşip, hesaplaşmalı artık.
    Mesela ben, insanlıktan umudumu yitirdikçe, tekrar tekrar bulmaya çalışıyorum.
    Ancak anladım ki,
    İnsanlığı, insanlardan çok çok uzaklara koymuşlar.
    .
    Beni hasta ediyor insanların sevgisizliği, anlayışsızlığı.
    Birileri alınmasın diye hep beyaz bayrakla dolaşmaktan yoruldum.
    .
    Anlayacağınız dibi görünmeyen bir bataklık bu sahte dünya,
    İnsan ne kadar sevebilir ki.
    Bu dünyanın insanı değilim ben, acemisiyim, yaşamayı beceremiyorum.)

    Sanal Alem ve Maddeci Toplum
    13.
    -Suyun temizleyemediği tek şey, düşünce kirliliğidir.-
    .
    Aç parantez (Aklı gelgitlilerden değil,
    Zihni parazitlilerden korkmak gerek.)
    .
    Gerçekle yapayın savaşı başladı,
    Görünmeyenlerin görünenleri yönettiği bu sanal dünya, içi dahilerle dolu bir tımarhaneye döndü.
    .
    Sanal alemde yaşayan,
    En büyük silahın para olduğu,
    Madde egemen bir toplum düzenine geçtik.
    Teknoloji sayesinde, her şeyin yapaylaştığı, robotik zihinli bir topluma doğru gidiyoruz.
    Sanki görünmez bir el, insanları makineleşmiş, duygusuz hissiz robotlara dönüştürüyor.
    .
    Teknolojik konfor tavana, mutluluk tabana vurdu.
    Çünkü,
    -Teknolojinin en büyük eksiği, hissiyatı yok, maneviyatı yok.-
    .
    -Hayat dağınık, düzenli olması gerekmiyor diyen kuralsızların çağındayız.
    .
    Sanırsın gençler ayaklı apple mağazası.
    İlişkilerde insanın yerini telefon, televizyon, bilgisayar ekranları aldı.
    Ceplerin kapsama alanları genişlerken, kalplerin daraldı,
    Cep cebe iletişim her yeri sardı.
    Oysa biz;
    -Cam cama değil, can cana,
    Ekran sıcağını değil, insan sıcağını severiz.-
    .
    Bir kalbimizin olduğunu unuttuk,
    Duyguların önemi yok artık,
    -İnsani değerlerimizi soydular, çırılçıplak kaldık.-
    .
    Vicdanımız erozyona uğradı, merhamet duygumuzu yitirdik.
    Merhamet şemsiyesini sadece kendimize tutar olduk, başkalarını unuttuk.
    .
    -Oysa insanlık, üzerimizdeki kıyafetten değil, yüreğimizdeki merhametten doğar.-

    Başarı ya da başarısızlık,
    Parayla pulla, maddiyatla ölçülür oldu.
    .
    Halbuki önemli olan,
    -Hayattaki başarın nedir diye sorduklarında,
    İnsan olmayı başardım diyebilmektir.-
    .
    Dolayısıyla son zamanların sorusu şu;
    Çok güzel, çok zeki, çok zengin olabilirsin,
    İnsan olmayı becerebildin mi peki?
    Eminim, çoğumuz insan olma dersinden sınıfta kalırız.
    .
    Hayatta kalmayı paraya bağladığımız için
    Paraya pula insanlığımızı satar, İlişkilerimizi maddiyat üzerine kurar hale geldik.
    (Laf aramızda,
    -Bir gün yakalarsam, paraya, benden neden hep kaçtığını sorucam.-)
    Oysa,
    -İnsan maddiyat için değil, maddiyat insan için vardır.-
    -İnsaniyet servetle, cüzdanla ölçülmez.
    Yürekle, vicdanla ölçülür.-
    .
    Aç parantez (Gerçi bazı vicdanların son kullanma tarihleri çoktaaan geçmiş.
    .
    Herseye rağmen siz iyi insan olun,
    Sıkı sıkı tembihleyin kalbinize,
    Vicdansız, sevgisiz ve umutsuz olma diye.
    .
    -Diliniz susabilir ama vicdanınız sakın susmasın.
    Unutmayın, konuşan vicdan susan vicdandan huzurludur.-

    -Büyüdükçe Kirlendik,
    Büyüdükçe İnsanlığımız Küçüldü-
    14.
    Gerçekte biz,
    Darağacında simsiyah gölgeydik.
    İndirdik masmavi göğü yere,
    Toplayıp pırıl pırıl güneşi, ayı ve yıldızları
    Ama’ya gökkuşağı önerdik,
    Kara kara insanlara rengarenk güller verdik.
    Oysa güneşin saçları sarı sarı,
    -Çocukların maviydi arkadaşlıkları.-
    (Çıkarsız, ikirciksiz, tertemiz.)
    .
    Her çocuk zamanla adam olur.
    Çocuk olmamak anlamına gelmez büyümek,
    Sadece reçel yanaklar kaybolur.
    Parantez içi (Aslında her yetişkin, yaralı bir çocuktur.-)
    .
    Büyüdük, çocukluğumuzu yedi kat yerin dibine gömdük.
    Parantez içi (İlk cinayetimiz.)
    Açtık pencereyi, içeri karanlık doluştu ve düş bitti.
    Yer açtıkça günahlarımıza,
    İçimizdeki o merhametli güzel çocuklar gitti.
    Şimdi alacakaranlık kuşağı,
    Büyümenin şeytanlığı çocuk masumiyetini mağlup etti.
    .
    Gerçi çocuk olursun bir emzik boyu yaşamadan kıyarlar.
    Balık olursun pul pul, çiçek olursun yaprak yaprak yolarlar.
    Serçe olursun kanatlarını kırarlar.
    Ah şu insanlar...!
    Cehenneme çevirdikleri bu cennet Dünyada her şeyi kendilerine yorarlar.

    Yarattıkları cehennemde yanıyor,
    Savaşlarda anası ağlayanların çocukları.
    Yarattıkları cennette oynuyor,
    Savaşlara silah sağlayanların çocukları.
    .
    Biz buna "Adaletin bu mu Dünya" diyoruz.
    .
    Zulmün esiri hayatı sırtlayan kimliksiz çocuklar;
    Paraları yok, ama ne çok yaraları var.
    .
    Mesela bazıları yaralı kuşağın çocukları olarak Dünya'ya geldiler.
    Üzerlerine yağmurdan çok mermi yağdı,
    Yaralarından çok etrafları sarıldı,
    Yaralarından çok kimlikleri soruldu,
    Ateşi sadece cehennem ateşi olarak bildiler.
    Yaralarından soyunamadan öldüler.
    .
    Aç parantez (Bir yanda yaralarını umutla pansuman edenler.
    Diğer yanda umudu vuran hain eller.
    .
    -Ölülerin hiç kimsesi yok Anne...!-
    .
    -Ölüm, sonsuzluğun gel gel sesine kanmaktır.-
    .
    Ki ölüm acıların en paslısıdır.
    Çocuk, ölümlerin en yaslısıdır.
    Özlem, uykuların en seslisidir.
    .
    Uyku ölümün kuzeni de olsa,
    Acılar hiç uyumaz.
    .
    Ah şimdi beyaz kanatlı bir
    güvercin olacaktım ki.)

    15.
    Karanlıklar yansın dedim...
    Başını maviye yaslayınca gece,
    aydınlığa yasak koydular.
    Saçları bukleli, gözleri kavun içi
    bir güneş çizdim dağın doruğuna,
    Daha doğmadan vurdular.
    .
    Kafeslerde yüreklerini bıraktırdı kuşlara
    karanlıklarda büyüttüğümüz zulüm.
    Gökyüzünü maviye boyadı diye, nice fidanları darağaçlarında vurdu ölüm.
    Ve avuçlarımızda sadece dikeni kaldı,
    efendilerin elimizden aldığı gülün.
    .
    Yüreğimi dikenli teller yerine hep çiçekler sardı,
    Yangınları dışında, ne topu tüfeği vardı, ne de kimseye bıçakla daldı.
    Yine de onmaz yaralar açtı hayat, çoktur yarası yüreğimin.
    Neler gördü bu yorgun gözlerim esirlerin mahzun bakışlarında,
    Takılı kaldı tel örgülerde, yoktur yarısı yüreğimin
    .
    Çatlaklarımdan sızıyorum,
    kanaması sürüyor hala yaralarımın.

    -İnsanoğlunun en büyük savaşı aklıyla yüreği arasında olandır.-
    .
    Yok mudur bu savaşın insan öldürmeyeni?
    .
    Oysa çocukken,
    Savaşın başına barış ören,
    Tüm mermileri çiçeğe çeviren,
    Düşmana kurşun yerine gül veren
    neferlerim vardı benim.
    En güzel ben yenilirdim,
    Mağlubiyetle sonuçlanan zaferlerim vardı benim.
    .
    Parantez içi (Sadece kazandıkları değil bazen de kaybettikleridir insana kazandıran.)

    Suriye ve Filistin’e Dokundurma
    16.
    Bilmezsiniz...!
    Parantez içi (Belki de bilirsiniz.)
    .
    İnsan ne kedi kanında, ne de kendi gözyaşında yüzme öğrenemez.
    .
    Bizim harabeye dönmüş kentlerimizde,
    Balıkçı ağlarında yaşanan can pazarı misali,
    Her gün can pazarları yaşanır,
    Ölüm koroları hiç susmaz.
    Kese kağıdı değildir patlayan,
    Metal kuşlardan bombalar yağar
    Göğümüzde serçeler uçmaz.
    Demir leblebiler gezinir içimizde,
    Kan göllerimizde nilüferler açmaz.
    Biz her şeyimizden vazgeçeriz de
    ölüm bizden hiç geçmez.
    .
    -Her şey eksilir de,
    Bir tek ölüm eksilmez evimizden
    Tüm sevdiklerimizi, birer birer alır elimizden.-
    .
    Parantez içi (Ki ölümün aldığını geri verdiği hiç görülmemiştir.
    .
    Oysa enkazda bile güller açardı yeniden,
    Tutulsaydı mis kokulu bir bebeğin ellerinden.
    Bu arada,
    -Hangi çiçek bir bebek kadar güzel kokabilir ki.-)

    -Zafer, inadına ışığa koşanlarındır.-
    17.
    Özgürlük şarkısı söyleyen Filistin Halkına
    Kurşun yağdıran askere çağrımdır:
    Kurşun bir çocuğun cesaretini ne kadar kırabilir ki.
    Bir çocuğun düşlerini,
    Hangi mayın, hangi bomba hangi mermi vurabilir ki.
    Hangi çocuk sapanıyla bir askeri öldürebilir ki.
    .
    -Gözyaşı yüreğin dolup taşmasıdır.-
    Ağla ki Dünya arınsın,
    Silme gözyaşını bırak aksın çocuk.
    Belki böyle deniz oluruz, deryada köpük.
    .
    Umudum...!
    Bir dilim yaşamayı güvercin payı bölüşenler.
    Bir gün bize kardeşçe yaşamayı öğretecekler

    -Gül,
    Ne dalını kırandan,
    Ne çiçeğini derenden esirger kokusunu.-
    -Zehir ektiğin topraktan çiçek bekleme.-
    18.
    Doğa...!
    .
    İçimde bir nehir,
    İçinden kelebek kanatlı filler geçiyordu.
    Sıkı sıkı suya sarılmıştı ateş son bir umutla,
    Güneş eğilmiş su içiyordu.
    Ağa yakalanmayan balıklar,
    Can pazarından kurtulmanın sevinciyle
    bulutların üstünde uçuyordu.
    .
    Gül de sevinir kokarken !..
    Su da yorulur akarken !...
    .
    Hele bir de doğduğundan beri uyumamışsa,
    Başını taştan taşa vurmuşsa.
    .
    (Nehir: Dünyanın en uzun sürüngeni.)
    .
    Buzullar...
    Taş gibi dururken kalptekiler,
    Damla damla eriyor kutuptakiler.
    .
    Biz buna "Küresel Isınma" diyoruz.
    .
    Demek ki
    Su da ağlar !... ateşi düşsün diye.
    Yağmur niye yağar !... insanoğlunun acısına dayanamaz bulutlar.
    .
    Bu arada, benim de yangınlarımı söndürmek için, çok uğraştı yağmurlar.
    .
    Aç parantez (-Yağmur,
    Bulutların düşürdüğü umut kırıntılarıdır.
    Bulutların damla damla bize yazdığı mektuptur.-)

    En büyük meziyetimiz,
    Güzel ne varsa canına okumak.
    Oysa,
    -Gülün gölgesi kokmaz.
    -İçi dışı karanlık olanın, yaşamında renk olmaz.-
    19.
    Ateşe tapmayan heykeller yaptım sudan,
    Hepsi de deniz ruhlular.
    Bu devran böyle sürüp gitmez,
    Sonsuz değildir uçurumun da dibi var. - Su ve Dinozorlar Tarihi.
    .
    Gün gelir şafak sökemez kör düğümünü.

    -Yüzüstü yere düşmenin acısını, en iyi, bir dalından kopan yapraklar, bir de çocuklar bilir.-
    .
    Ve hep yaprakların hüzününü taşır
    Mevsimlerin şairi sonbahar.
    .
    Bir gün saat intiharı çeyrek geçer,
    Ve asi bir konar göçer olur dalında her yaprak.
    Sarı sıcak bir Eylül'de kucak açar toprak.
    Sarılıp bir güz yeline yeni yurduna göçer yaprak.
    -Ki ben, dökülen yapraklarda hüzünlü bir eylül uykusuyum.-
    .
    Ne ağaç söyleyebilir dalından düşen yaprağına, bir daha yeşeremeyeceğini.
    Ne de kuş söyleyebilir kanadından kopan tüyüne, bir daha uçamayacağını.
    .
    Hani nerde, bana alkış tutan yapraklar?
    Bir yandan çöpçüler silip süpürür, bir yandan rüzgar.
    Oysa yapraklar yerdeyken çok daha güzeldir yollar.
    .
    Parantez içi (Yapraklar neden serçeler ve çocuklar gibi tez canlı telaşlıdır, onlara benzer?
    Hep merak ederim.)

    Hani nerde en çok sevdiğim kuşlar?
    .
    Aahhh şimdi serçelerin doluştuğu bir çınar olacaktım ki.
    Dallarım kuşlara vatan, yapraklarım karıncalara yorgan.
    .
    Çocuklar ve Kuşlar; biri göğün yaramazı, biri yerin.
    .
    Göğü bilmeyen serçe, deniz değmeyen balık, şarkı söylemeyen çocuk mu olur?
    .
    Dünyanın en güzel iki dilinde:
    Bir kuş bir çocuğa şarkı söylüyordu “kuşça.”
    Bir çocuk bir kuşa eşlik ediyordu “çocukça”.
    .
    Göğe inancını yitirmesin kuşlar, mülkünü kirletmeyin, ağaçları kanatmayın !...
    Bir umuttur serçe sesi, simsiyah bulutların çöreklendiği gökyüzünde.
    Beton ormanlar yaratarak,
    Gökyüzü çocuklarına konacak dal aratmayın !...
    Balıkları deniz manzarasız bırakmayın !...
    Mavisini yok edip martıları ağlatmayın !...
    .
    Kuru bir dala gözyaşı olun,
    Ama, yeşile düşman bahçıvan olmayın.
    Elveda diyeceğiz Dünyaya böyle giderse,
    Doğanın dilini anlayın, doğaya kıymayın !...
    .
    Parantez içi (Mesela İstanbul’un ihtişamından bihaber yüreği kirliler,
    İstanbul’u önce Boğaz’ından yaraladılar.)
    .
    Velhasıl,
    Yeryüzü ona tecavüz edilmek için yaratılmadı.
    Yeryüzünü üzmeyin.

    Dua
    20.
    Yüce Yaradan mucize bedenlerimizi,
    O insanüstü dâhiyane zekasıyla yaratmış, ilahi sevgisiyle donatmış.
    İçimize, her saniye belli bir düzen içinde çalışan sayısız evren koymuş,
    Bu evrenlerin krallığını da her atışında Allah diyen,
    İlahi zamanlama dolmadan durmayacak olan kalbimizde kurmuş.
    .
    Yani kâinatta bizleri dizlerinin üzerine çöktürüp şükrettirecek o kadar çok şey var ki.

    Öyleyse duasız şiir mi olur !...
    .
    Aç parantez (Ancak, şayet inanıyorsan,
    Allah, gelişi güzel dile dolanacak, ağızda sakız edilecek bir kelime değildir.
    O’ndan alelâde birinden bahseder gibi bahsedilmez.
    Manava sipariş verir gibi,
    Tarkan’dan şarkı ister gibi dua edilmez.)
    .
    Dua ki gönüllere umut eken,
    Huzur veren yürekteki derinlik.
    Samimi bir sığınış, iç döküş, boyun büküş,
    Dertlere en büyük teselli,
    Acz içindeki ruhlara en büyük serinlik.
    .
    Dünyanın kirini yıkamak için,
    Ne çokça yağmura, ne doluya ne de kara.
    Ne Cennette özel kontenjan peşinde koşanlara,
    Ne de laboratuarda mikroskopla tanrı arayanlara,
    Sadece fikren ve fiziken özgür,
    Düşünen, akıl yürüten, inançlı ve vicdanlı insanlara ihtiyaç var.
    .
    Duaya durmuş ağaçlar misali açtım ellerimi göğe,
    Büktüm boynumu, kurdum saati umuda;
    Ki umut varsa, bu kadar karamsarlığa da gerek yok.
    Zira,
    -Sizi Yaradan sizi yarı yolda bırakmaz.-
    .
    “Allahım !...
    Başta insanlık olmak üzere, canlılar aleminin zararına olacak her şeyi defet gitsin !...
    Katıla katıla gülsün,
    Tıka basa doysun çocuklar,
    Ölüm onları hep teğet geçsin !...”

    Ve Yaşamın Son Evresi
    21.
    -Hayatı sana kim verdiyse ölümünü de o verecektir.-
    .
    Zaten herkes doğumla birlikte içinde bir ölüm tohumu taşır.
    .
    Ve her insan önce çocukluğunun,
    sonra gençliğinin katili,
    Yaşlılığının ise kurbanı olur.
    .
    -Zaman her şeyi çalar insandan.-
    Ve hayat insanı perte çıkarır.
    .
    İnsanoğludur zamanın geçip gittiğinden şikayet eden.
    Oysa zaman değil kendisidir bu hayattan geçip giden.
    Zira,
    -Zaman geçip gitmek için, hiç kimseden izin istemez.-

    Yaşlanmak kötü şey evlat...!
    Yaş ilerledikçe ot bürümüş,
    Bakımsız meçhul mezarlar gibidir yüreğin,
    Daha yaşarken bayramdan bayrama hatırlanan ölülere dönersin.
    Artık üvey evlatsın bu Dünyada
    Herkesin gözüne batarsın teli çıkmış şemsiye misali,
    Yedi sülalen yük sayar seni
    Yatalak olup altına kaçırırsın,
    Takma dişlerini unutursun bardakta
    Torunlarından bir güzel dayak yersin.
    .
    Her an dört gözle ölümü beklersin.
    Derin bir yutkunma, derin bir iç çekiş, ah edişle şöyle bir maziye bakar,
    Tanrım ne olur nefes alma yükünden kurtar beni...!
    Nerde kaldı bu ecel dersin.
    Çünkü,
    -Bazen huzura kapı açan, düğün merasimi değil ölüm merasimidir.-
    Ki,
    -Huzur, gönlün gelincik tarlasıdır.-
    .
    Artık toprak seni değil, vücudunla toprağı sen beslersin,
    .
    Böylece parantez kapanır.
    Ama bu şiirin parantezi kapanmaz.
    .
    Aç parantez (Şayet bir toplum yaşlıları ile bağını keserse, ki biz buna ‘Kendi bindiği dalı kesme.’ diyoruz.
    Ve onlara yeterince sevgi, saygı, ilgi ve alaka bekliyoruz.)
    .
    Merhamet;
    Bir toplumun en büyük güvencesidir.
    -İnsanın gönül bahçesindeki en güzel çiçeği ihtiyacı olana vermesidir.-
    Ne de çok yakışır insana,
    Bir canın tüm canları sevmesidir.
    .
    Lütfen merhameti trend yapın.
    İyilikte, güzellikte, hoşgörüde yarış tutun.
    .
    -Ne kadar verirsen o kadar hak edersin.-
    .
    -Vicdan kararlarında ekseriyet aramaz.-
    .
    ..
    ...
    (Not: Bu şiir biraz da,
    Felsefe yapma,
    Ve aforizma patlatma gazıyla yazılmıştır.
    .
    Unutmayın...!
    Bazı sözler altın şıngırtısı gibi hoştur.
    Bazı sözler teneke tıngırtısı gibi boştur.)

    2014
  • "Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları
    Hasan Âli Yücel Klasikleri Sıralı Tam Listesi"

    Bu liste sürekli güncellenecek, yeni basılan her kitap yoruma ve konuya eklenecektir. Kitap ve yazar adları kolay ulaşım sağlanması adına yavaş yavaş link haline getirilecektir.

    ***

    1. Gurur ve Önyargı - Jane Austen
    2. Geceye Övgüler - Novalis
    3. Mutlu Prens - Oscar Wilde
    4. Seçme Masallar - Hans Christian Andersen
    5. Kerem ile Aslı - İsa Öztürk
    6. Yürek Burgusu - Henry James
    7. Duino Ağıtları - R.M.Rilke
    8. Modeste Mignon - Honore de Balzac
    9. Kanlı Düğün - F.G.Lorca
    10. Hüsn-ü Aşk - Şeyh Galip
    11. Yarat Ey Sanatçı - Goethe
    12. Gorgias - Platon (Eflatun)
    13. Dedektif Auguste Dupin Öyküleri - Edgar Allan Poe
    14. Ermiş Antonius ve Şeytan - Gustave Flaubert
    15. Yerleşik Düşünceler Sözlüğü - Gustave Flaubert
    16. Paris Sıkıntısı - Charles Baudelaire
    17. Yergiler - Saturae- Decimus Iunius Iuvenalis
    18. Yunus Emre Hayatı ve Bütün Şiirleri - Abdulbaki Gölpınarlı
    19. Seçme Şiirler- Emily Dickinson
    20. Kamelyalı Kadın - Alexandre Dumas Fils
    21. Dörtlükler Hayyam - Hayyam
    22. Yaşam Bilgeliği Üzerine Aforizmalar - Arthur Schopenhauer
    23. Denemeler - Montaigne
    24. Devlet - Platon (Eflatun)
    25. Gargantua - François Rabelais
    26. Oblomov - İvan Gonçarov
    27. Utopia - Thomas More
    28. Tarih - Herodotos
    29. Kaygı Kavramı - Soren Kierkegaard
    30. Şölen - Dostluk - Platon (Eflatun)
    31. Yüzbaşının Kızı - Aleksandr Puşkin
    32. Seviyordum Sizi - Aleksandr Puşkin
    33. Madame Bovary - Gustave Flaubert
    34. Babalar ve Oğullar - İvan Turgenyev
    35. Köpeğiyle Dolaşan Kadın - Anton Çehov
    36. Büyük Oyunlar - Anton Çehov
    37. Cimri - Molière
    38. Macbeth - William Shakespeare
    39. Antonius ve Klopatra - William Shakespeare
    40. Akşam Toplantıları - Nikolay Gogol
    41. Hitopadeşa - Narayana
    42. Mantık Al-tayr - Feridüddin Attar
    43. Hagakure -Yamamato
    44. Eşekarıları, Kadınlar Savaşı ve Diğer Oyunlar - Aristophanes
    45. Suç ve Ceza - Fyodor Mihayloviç Dostoyevski
    46. Sis - Miguel De Unamuno
    47. İki Oyun - Henric Ibsen
    48. Bir Delinin Anı Defteri - Nikolay Gogol
    49. Toplum Sözleşmesi - Jean Jacques Rousseau
    50. Milletlerin Zenginliği - Adam Smith
    51. Masallar - La Fontaine
    52. Guliver’in Gezileri - Jonathan Swift
    53. Ursule Mirouet - Honore de Balzac
    54. Rubailer - Mevlana Celaleddin Rumi
    55. Medea - Seneca
    56. Julius Caesar - William Shakespeare
    57. Bilimler ve Sanatlar Üzerine Söylev - Jean Jacques Rousseau
    58. Kadın Haklarının Gerekçelendirilmesi - Mary Wollstonecraft
    59. Kısa Romanlar, Uzun Öyküler - Henry James
    60. Hophopname - Mirze Elekber Sabir
    61. Karamazov Kardeşler - Fyodor Mihayloviç Dostoyevski
    62. Toprak Arabacık - Şudraka
    63. Dillerin Kökeni Üstüne Deneme - Jean Jacques Rousseau
    64. Aktörlük Üzerine Aykırı Düşünceler - Diderot
    65. Yaşamının Son Yıllarında Goethe İle Konuşmalar - Johann Peter Eckermann|
    66. Phaedra - Seneca
    67. Abel Sanchez – Tula Teyze - Miguel de Unamuno
    68. Pericles - William Shakespeare
    69. Sanat Nedir - L.N Tolstoy
    70. III. Richard - William Shakespeare
    71. Divan-ı Kebir - Mevlana Celaleddin Rumi
    72. Bir İngiliz Afyon Tiryakisinin - Thomas De Quincey
    73. Atinalı Timon - William Shakespeare
    74. Akıl ve Tutku - Jane Austen
    75. Illuminations - Artur Rimbaud
    76. Yüce Sultan - Miguel de Cervantes
    77. Siyasal İktisadın ve Vergilendirmenin İlkeleri - David Ricardo
    78. Hamlet - William Shakespeare
    79. Ezilenler - Fyodor Mihayloviç Dostoyevski
    80. Binbir Hayalet - Alexandre Dumas
    81. Evde Kalmış Kız - Honore de Balzac
    82. Seçme Masallar - E.T.A. Hoffmann
    83. Hükümdar Niccolo Machiavelli
    84. Seçme Öyküler - Mark Twain
    85. Hacı Murat - L.N Tolstoy
    86. İki Büyük Dünya Sistemi Hakkında Diyalog - Galileo Galilei
    87. Ölüler Evinden Anılar - Fyodor Mihayloviç Dostoyevski
    88. Seçme Aforizmalar - Francis Bacon
    89. Masumiyet ve Tecrübe Şarkıları - William Blake
    90. Yeraltından Notlar - Fyodor Mihayloviç Dostoyevski
    91. Bizansın Gizli Tarihi - Prokopios
    92. Othello - William Shakespeare
    93. IV. Haçlı Seferi Kronikleri - Geoffroi De Villehardouin - Henri De Valenciennes
    94. Upanishadlar - Kolektif
    95. Galib Divanı - Mirza Esedullah Han Galib
    96. Alçakgönüllü Bir Öneri - Jonathan Swift
    97. Fragmanlar - Sappho
    98. Kuru Gürültü - William Shakespeare
    99. Mahşerin Dört Atlısı - Vicente Blasco Ibanez
    100. Güvercinin Kanatları - Henry James
    101. Gezgin Satıcı - Guy de Maupassant
    102. Troialı Kadınlar - Seneca
    103. Bir Havva Kızı - Honore De Balzac
    104. Kral Lear - William Shakespeare
    105. Murasaki Shikibu’nun Günlüğü - Murasaki Shikibu
    106. Emile - Jean-Jacques Rousseau
    107. Üç Silahşör - Alexandre Dumas
    108. Rudin İlk Aşk İlkbahar Selleri - İvan Sergeyeviç Turgenyev
    109. Sivastopol - L.N. Tolstoy
    110. Yaşamımdan Şiir ve Hakikat - Johann Wolfgang Von Goethe
    111. Diriliş - L.N. Tolstoy
    112. Suyu Bulandıran Kız - Honore de Balzac
    113. Pazartesi Hikâyeleri - Alphonso Daudet
    114. Soneler - William Shakespeare
    115. Katıksız Mutluluk - Katherine Mansfield
    116. Bütün Fragmanlar - Ephesoslu Hipponaks
    117. Ecce Homo - F. Niethzsche
    118. Müfettiş - Nikolay Gogol
    119. Siyasetname - Nizamü’l-Mülk
    120. Tılsımlı Deri - Honore de Balzac
    121. Stepançikovo Köyü - Fyodor Mihayloviç Dostoyevski
    122. Therese ve Laurent - George Sand
    123. Romeo ve Juliet - William Shakespeare
    124. Tragedya’nın Doğuşu - Friedrich Nietzsche
    125. Aşk Sanatı - Ovidius
    126. Mülkiyet Nedir - Pierre Joseph Proudhon
    127. Pierrette - Honore de Balzac
    128. Kafkas Tutsağı - L.N.Tolstoy
    129. Göksel Kürelerin Devinimleri - Copernicus
    130. Taras Bulba - Nikolay Gogol
    131. On İkinci Gece - William Shakespeare
    132. Sapho - Alphonse Daudet
    133. Öteki - Fyodor Mihayloviç Dostoyevski
    134. Putların Alacakaranlığı - Friedrich Nietzsche
    135. Germinal - Emile Zola
    136. Kitlelerin Ayaklanması - Jose Ortega Y Gasset
    137. Bakkhalar - Euripides
    138. Yeter ki Sonu İyi Bitsin - William Shakespeare
    139. Ölü Canlar - Nikolay Gogol
    140. Lykurgos’un Hayatı - Plutarkhos
    141. Yanlışlıklar Komedyası - William Shakespeare
    142. Düello - Heinrich Von Kleist
    143. Olmedo Şövalyesi - Lope De Vega
    144. Ev Sahibesi - Fyodor Mihayloviç Dostoyevski
    145. Kral John’un Yaşamı ve Ölümü - William Shakespeare
    146. Louis Lambert - Honore de Balzac
    147. Gülşen-i Râz - Mâhmud-i Şebüsteri
    148. Kadınlar Mektebi - Molière
    149. Bütün Şiirleri - Catullus
    150. Masal Irmaklarının Okyanusu - Somadeva
    151. Hafız Dîvânı - Hafız-ı Şirazî
    152. Yakarıcılar - Euripides
    153. Cardenio - William Shakespeare ve John Fletcher
    154. George Dandin - Molière
    155. Genç Werther’in Acıları - Johann Wolfgang Von Goethe
    156. Böyle Söyledi Zerdüşt - Friedrich Nietzsche
    157. Kısasa Kısas - William Shakespeare
    158. Sistem Olarak Tarih - Jose Ortega Y Gasset
    159. Hayat Bir Rüyadır - Calderon De La Barca
    160. Dionysos Dithyrambosları - Friedrich Nietzsche
    161. Anna Karenina - Lev Tolstoy
    162. Güzel Dost - Guy de Maupassant
    163. Resos - Euripides
    164. Kral Oidipus - Sophokles
    165. Budala - Fyador Mihayloviç Dostoyevski
    166. Kral VIII Henry - William Shakespeare
    167. Körler Üzerine Mektup Sağır ve Dilsizler Üzerine Mektup - Denis Diderot
    168. Akıl Çağı - Thomas Paine
    169. Venedik Taciri - William Shakespeare
    170. Silas Marner - George Eliot
    171. Mutlak Peşinde - Honore de Balzac
    172. Bir Yaz Gecesi Rüyası - William Shakespeare
    173. Marianne’nin Kalbi - Alfred de Musset
    174. Ecinniler - Fyodor Mihayloviç Dostoyevski
    175. Boris Godunov - Aleksandr Puşkin
    176. Hırçın Kız - William Shakespeare
    177. Duman - Ivan Sergeyviç Turgenyev
    178. Elektra - Sophokles
    179. Northanger Manastırı - Jane Austen
    180. Robınson Crusoe - Daniel Defoe
    181. İki Soylu Akraba - William Shakespeare
    182. Sokrates in Savunması - Platon (Eflatun)
    183. İnsan Neyle Yaşar - L.N.Tolstoy
    184. Evlenme-Kumarbazlar - Nikolay Gogol
    185.
    1. İnsanca Pek İnsanca - 1 - Friedrich Nietzsche
    2. İnsanca Pek İnsanca-Karışık Kanılar ve Özdeyişler - Friedrich Nietzsche
    3. İnsanca Pek İnsanca-Gezgin ve Gölgesi - Friedrich Nietzsche
    186. Ayı - Anton Çehov
    187. Para Üzerine Bir İnceleme - John Maynard Keynes
    188. Joseph Andrews - Henry Fıeldıng
    189. Profesör - Charlotte Bronte
    190. Malavika ve Agnimitra - Kalidasa
    191. Nasıl Hoşunuza Giderse - William Shakespeare
    192. Zincire Vurulmuş Prometheus - Aiskhylos
    193. Cyrano de Bergerac - Edmond Rostand
    194. Yaşama Sevinci - Emile Zola
    195. Kumarbaz - Fyodor Mihayloviç Dostoyevski
    196. Felsefe Parçaları Ya Da Bir Parça Felsefe - Soren Kierkegaard
    197. Yükümlülükler Üzerine - Cicero
    198. Rameau’nun Yeğeni - Denis Diderot
    199. Kral V. Henry - William Shakespeare
    200. Kreutzer Sonat - L. N. Tolstoy
    201. Baştan Çıkarıcının Günlüğü - Soren Kierkegaard
    202. Ezop Masallar - Aisopos
    203. Cymbeline - William Shakespeare
    204. Atinalıların Devleti - Aritoteles
    205. Bir İdam Mahkûmunun Son Günü - Victor Hugo
    206. Felsefe Konuşmaları - Denis Diderot
    207. Veronalı İki Soylu Delikanlı - William Shakespeare
    208. İnsandan Kaçan - Molière
    209. Üç Ölüm - L. N. Tolstoy
    210. Kırmızı ve Siyah - Stendhal
    211. İlâhiname - Feridüddin Attar
    212. Kaderci Jacques ve Efendisi - Denis Diderot
    213. Notre Dame’in Kamburu - Victor Hugo
    214. Coriolanus’un Tragedyası - William Shakespeare
    215. Medea - Euripides - Euripides
    216. Troilus ve Cressida - William Shakespeare
    217. Gülme - Henri Bergson
    218. Kış Masalı - William Shakespeare
    219. İlyada - Homeros
    220. Odysseia - Homeros
    221. Kral IV. Henry -I- - William Shakespeare
    222. Kral IV. Henry -II- - William Shakespeare
    223. İvan İlyiç’in Ölümü - L. N. Tolstoy
    224. Aşkın Emeği Boşuna - William Shakespeare
    225. Aşk ve Anlatı Şiirleri - William Shakespeare
    226. Sevgililer - Carlo Goldoni
    227. Beyaz Geceler - Fyodor Mihayloviç Dostoyevski
    228. Antigone - Sophokles
    229. Titus Andronicus - William Shakespeare
    230. Çocukluk - Tolstoy
    231. Hançer - M. Y. Lermontov
    232. Trakhisli Kadınlar - Sophokles
    233. II. Richard - William Shakespeare
    234. Savaş Sanatı - Sun Zi (Sun Tzu)
    235. Kral VI. Henry - I - William Shakespeare
    236. Kral VI. Henry - II - William Shakespeare
    237. Kral VI. Henry - III - William Shakespeare
    238. Alman Göçmenlerin Sohbetleri - Johann Wolfgang Von Goethe
    239. Wındsor’un Şen Kadınları - William Shakespeare
    240. Gılgamış Destanı
    241. Özel Günceler Apaçık Yüreğim - Charles Baudelaıre
    242. Fırtına - William Shakespeare
    243. Şam Tarihinde Zeyl - Ibn Kalanisi
    244. Kutadgu Bilig - Yusuf Has Hacib
    245. İlkgençlik - Tolstoy
    246. Philoktetes - Sophokles
    247. Seyir Defteri - Kristof Kolomb
    248. Lokantacı Kadın - Carlo GoldonIı
    249. Theseus-Romulus - Plutarkhos
    250. Sefiller - Victor Hugo
    251. İskender Sezar - Plutarkhos
    252. İran Mektupları - Montesquıeu
    253. Kötülük Çiçekleri - Charles Baudelaıre
    254. Ham Toprak - İvan Turgenyev
    255. Gençlik - L.N. Tolstoy
    256. Anabasis - Ksenophon
    257. Lorenzaccio - Alfred de Musset
    258. Nana - Emile Zola
    259. Aias - Sophokles
    260. Divan - Baki
    261. David Strauss,İtirafçı Yazar - Friedrich Nietzsche
    262. Tarihin Yaşam İçin Yararı ve Sakıncası - Friedrich Nietzsche
    263. Eğiti Olarak Schopenhauer - Friedrich Nietzsche
    264. Richard Wagner Bayreuth’ta - Friedrich Nietzsche
    265. Şamdancı - Alfred de Musset
    266. Cennetin Anahtarları - Michelangelo
    267. Rahibe - Denis Diderot
    268. Atebetü-'l-Hakayık - Edib Ahmed Yükneki
    269. Başkanın Ziyafeti-Parasızlık-Bekar - Ivan Sergeyviç Turgenyev
    270. Poetika - Aristoteles
    271. Aforizmalar - Hippokrates
    272. Şarkılar - Giacomo Leopardi
    273. Mimoslar - Herodas
    274. Hastalık Hastası - Molière
    275. Tao Te Ching - Laozi
    276. Babil Yaratılış Destanı-Enuma Eliş -
    277. Frankenstein ya da Modern Prometheus - Mary Shelley
    278. Deliliğe Övgü - Erasmus
    279. Sainte-Hermine Şövalyesi - Alexandre Dumas
    280. Oidipus Kolonos’ta - Sophokles
    281. Siyah Lale - Alexandre Dumas
    282. Siyah İnci - AnnaSewel
    283. Paris’te Katliam - Christopher Marlowe
    284. İyinin ve Kötünün Ötesinde - Friedrich Nietzsche
    285. Kartaca Kraliçesi Dido - Christopher Marlowe
    286. Theogonia - İşler ve Günler - Hesiodos
    287. Ars Petica - Şiir Sanatı - Horatius
    288. Çifte İhanet ya da Dertli Âşıklar - William Shakespeare
    289. Kibarlık Budalası - Moliere
    290. Şiirler - Bütün Fragmanlar -
    291. Veba Yılı Günlüğü - Daniel Defoe
    292. Önemsiz Bir Kadın - Oscar Wilde
    293. Efendi ile Uşağı - L.N. Tolstoy
    294. Vadideki Zambak - Honoré De Balzac
    295. Maltalı Yahudi - Christopher Marlowe
    296. Kâtip Bartleby - Herman Melville
    297. Yasalar Üzerine -
    298. Matmazel De Scudery - E.T.A. Hoffmann
    299. Sümer Kral Destanları -
    300. Savaş ve Barış 2 Cilt - L. N. Tolstoy
    301. Paralel Hayatlar – Demosthenes – Cicero - Plutarkhos
    302. İdeal Devlet - Farabi
    303. II. Edward - Christopher Marlowe
    304. Kanunların Ruhu Üzerine - Montesquıeu
    305. Yaşlı Cato veya Yaşlılık Üzerine - Cicero
    306. Parma Manastırı - Stendhal
    307. Değirmenimden Mektuplar - Alphonse Daudet
    308. İphigenia Aulis’te - Euripides
    309. İphigenia Tauris’te - Euripides
    310. Düşünceler - Blaise Pascal
    311. Almanya Üzerine - Madame De Stael
    312. Bilgeliğin Sarsılmazlığı Üzerine - Seneca
    313. İnsanın Anlama Yetisi Üzerine Bir Soruşturma - David Hume
    314. Denemeler - Güvenilir Öğütler ya da Meselelerin Özü - Sive Interiora Rerum
    315. Babil Hemeroloji Serisi -
    316. Otranto Şatosu - Horace Walpole
    317. Avcının Notları - Ivan Sergeyeviç Turgenyev
    318. Sarrasine - Honoré De Balzac
    319. Mutluluğun Kazanılması - Farabi
    320. Doksan Beş Tez - Martin Luther
    321. Pantagruel - François Rabelais
    322. Kritovulos Tarihi (1451-1467) - Kritovulos
    323. Büyük Timurlenk 1-2 - Christopher Marlowe
    324. İskendername - Ahmedi
    325. Kendime Düşünceler - Marcus Aurelius
    326. Dostluk Üzerine (Latince-Türkçe) - Cicero
    327. Dede Korkut Hikayeleri - Kitab-ı Dedem Korkut - Anonim
    328. Ploutos (Servet) - Aristophanes
    329. Hayvanlaşan İnsan - Emile Zola
    330. Rigveda
    331. Yaşlı Denizcinin Ezgisi İngilizce Türkçe - S.T. Coleridge
    332. Monte Cristo Kontu - Alexandre Dumas
    333. Kazaklar - L.N. Tolstoy
    334. Dorian Grayin Portresi - Oscar Wilde
    335. Argonautika - Rodoslu Apollonios
    336. Carmilla - Sheridan Le Fanu
    337. Klara Miliç - Ivan Sergeyeviç Turgenyev
    338. Mutlu Yaşam Üzerine, Yaşamın Kısalığı Üzerine - Seneca
    339. Ailenin Özel Mülkiyetin ve Devletin Kökeni - Friedrich Engels
    340. Karabasan Manastırı - Thomas Love Peacock
    341. Amphitryon - Heinrich von Kleist
    342. Eugenie Grandet - Honoré De Balzac
    343. Çimen Yaprakları - Walt Whitman
    344. Romalıların Yücelik ve Çöküşünün Nedenleri Üzerine Düşünceler - Montesquieu
    345. Sevilla Berberi Veya Nafile Tedbir - Pierre Beaumarchais
    346. Pragmatizm Bazı Eski Düşünme Tarzları İçin Yeni Bir Ad - William James
    347. Danton’un Ölümü - Georg Büchne
    348. Andromakhe - Euripides
    349. İlimlerin Sayımı - Farabi
    350. Gılgamış Hikayeleri
    351. Kadın Mebuslar - Aristophanes
    352. Pyrrhonculuğun Esasları - Sextus Empiricus
    353. Goriot Baba - Honore de Balzac
    354. Düzyazı Fabllar - Gotthold Ephraim Lessing
    355. Enkheiridion - Epiktetos
    356. Dhammapada
    357. Sadık veya Kader Bir Doğu Masalı - Voltaire
    358. Phaidros - Platon
    359. Deniz İşçileri - Victor Hugo
    360. Figaro’nun Düğünü veya Çılgın Gün - Pierre Beaumarchais
    361. Aşık Şeytan - Jacques Cazotte
    362. Sağduyu - Thomas Paine

    Klasiklere buradan ulaşabilirsiniz:
    https://www.iskultur.com.tr/...-ali-yucel-klasikler

    İş Bankası kendi sitesinde indirim uyguluyor fakat; araştırma yaparak %40 indirimle farklı sitelerden satın alabilirsiniz. Yakınınızda Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları kitabevi var ise; her hafta bir kitabı %50 indirimli satıyor, bilginize sunayım.

    Faydalı olması ümidiyle, herkese iyi okumalar dilerim.
  • 339 syf.
    ·14 günde
    Kitabı ilk okumaya başladığımda şöyle bir paylaşımda bulunmuştum : “Bu kitabı ben nasıl okuyacağım ki, her okuduğum paragrafta bir şeyler paylaşma hissi yaşatıyor, çevreme bakıyorum, kimle paylaşacağım ki kim beni anlayacak... Heyecanla bir iki deneme yapıyorum, tık yok... İnsanın içinde bir coşku uyandıracak bir düşünce fırtınası başlatacak bir kitabı bitirmek olmaz herhalde, bitmez değil mi böyle bir kitap... Tekrar tekrar okunur, evet okunur; eskimez de böyle bir kitap... Aynı zamanda utandırır böyle bir kitap, adamlıktan soğutur, sorgulatır, şimdiye kadar neredeydin dedirtir; suç ve cezayı çocukluğunda okuyan bir düşünürün düşünceleri karşısına ne yüzle suç ve cezayı bu yaşıma kadar okumadan çıkıyorum öz eleştirisini yaptırır.”
    Evet, o gün dediğim gibi adamlıktan soğutur, utandırır derken kendi çapında bir adam olarak yazıyorum. Ülkenin her ferdine, ya da her insana -evrensel bir kitaptır- hitap ettiği kadar asıl hedefte aydınlar vardır, söz de aydınlar. Halen de öyledir. Düşünmek yerine hazırı alıp kullanırlar, o yüzden olamıyorlar, ham kalıyorlar. O yüzden kabuğumuzu kıramıyoruz.
    Bir ansiklopedi adeta “Bu ülke” kitap olarak, okunup bitirmek bu kitabı teknik olarak söylenir, bitmez ki, adam yemiş yutmuş. Onları benim gibilerin sindirebilmesi için, bir kere çok araştırması gerekir. Her araştırma yeni okuma demek, her okuma yeni okumalara yelken açmak demek. Bitmez… Ne güzel söylüyor okumakla ilgili üstat: "Okuduğunu tahlil etmeyen, daha önce okuduklarıyla karşılaştırmayan, her an kendi kafasını kullanmayan zekâsını mahveder. Okumak, sayfanın bütününü, cümleleri, kelimeleri anlamaktır. Dikkat gevşeyince gölge düşünceler kalır kafada. Çabuk okuyan dikkatini teksif edemez."
    Kitabın son bölümünde basında çıkanlardan birkaç pasaj var. Muhittin Nalbantoğlu demiş ki : “Bazen öyle eserler vardır ki, onları her Türk aydınına adeta zorla okutmak mecburiyeti konmalıdır Sayın üstadımızın eserleri bu bakımdan en baş sırayı alabilecek kıvamda eserlerden meydana gelmektedir. Ancak, bir cümleyi belli bir saatte yazdığını tahmin ettiğimiz Cemil Meriç Beyin eserinden de, o nispette faydalanmak için, yine her cümlenin üzerinde derin derin düşünerek, o cümlenin mânasını yeniden keşfetmeye ve anlamaya çalışarak okumak lazımdır. Bazen bir sahife yazı, hattâ bir cümle, bir adamın hayatının akışını değiştirir. Üstadımızın son yayımlanan dört büyük eseri de bu kabil eserlerdendir..."
    Kitap bir ansiklopedi olduğu kadarıyla Cemil Meriç’in Entelektüel Biyografisiyle, Üstadın aforizmaları diyebileceğimiz Fildişi Kuleden ve Baki Kalan bölümleriyle çok değerlidir. Çözümlenmesi için düşünülmesi gereken özdeyişlerdir. Ve Kanaviçe, isim bile ne kadar manalı. Kanaviçedeki indeksi araştırmak ve sonra araştırdığın bölüme denk gelen yeri tekrar okumak… Bitmez…
    Yine kitabın sonunda basında çıkanlardan alın size mükemmel final. Alev Alat’lı Nisan 1984 yazdığına göre ve anlatısına geçenlerde diye başladığına göre olay da o tarihlerde olmuş demektir. Aktarıyorum: “Geçenlerde bir dostuma Bu Ülke'yi gösterdim: Yayınevinin adını (Ötüken) görünce kapağım bile açmadı. Nedir bu kadar korkutan?... Ben, demokrat olma çabası içindeyim, diyordu kapağı açmayan.”
    .............
    Buna benzer bir durumu ben de yaşamıştım. Bu kafalarla ne olacak ki, Alev hanımın verdiği örneğin tersi de geçerlidir. Üniversite öğrenciyken; Fakültede hiç unutmam, Edebiyat dersinde Nazım Hikmet’in kitaplarını aldığımı söylediğimde, bir linç edilmediğim kalmıştı; solcu, sosyalist değilim lakin kısır dünyamda okumak istemiştim. Ben karar vermek istemiştim, şimdi de öyledir.
    ...................
    Devam etmiş Alev hanım: “... Fırtınasının önüne kattı, savurdu, tartakladı, tahrik etti, meydan okudu Meriç. 'Arkamdan geleceksen, kiminle yola çıktığım bil' diyor, ‘ama yol dikenlidir, ama hazırlıksızsın, ama alışageldiğin sistematiği yok yazıların' ... 'Yazar, düşüncesini yardım olsun diye sunmaz. Bir mükâfattır bu. Lâyık mısınız, değil misiniz? Anlamak ister' diyorsun. Sözde kibrini 'Kanaviçe' yadsıyor, üşenmeden sıraladığı referanslar yadsıyor. Dip notlan kendisine saklayıp, fetva vermek de vardı. Bundan dolayıdır ki kitabından, ışığından, yani senden korkmuyorum. İnsanları sevmesen yazmazdın.”

    Yaa Ne güzel söyledi Alev hanım “İnsanları sevmesen yazmazdın.” Alın okuyun, değişmek için okuyun derim. Üstat tahrip değil birleştirmektir bu kavga diyor, buyurun siz okuyun : “Münakaşa eden iki insan, aynı graniti yontan iki heykeltıraş, hakikati arayan iki yol arkadaşı. Hedefi, tahrip değil, terkiptir bu kavganın. Mağlubun muzaffer olduğu tek yarış. Yanıldığını kabul etmek, yeni bir hakikatin fethiyle zenginleşmektir: parçadan bütüne, karanlıktan aydınlığa geçiş.”
  • 705 syf.
    ·6576 günde·Beğendi·10/10
    *Kısa Bilgi *

    Rus yazar Fyodor Dostoyevski tarafından Rus Habercisi adlı edebiyat dergisinde, on iki ayda yayımlanan romandır. Daha sonra tek cilt olarak yayımlanmıştır. Neredeyse her kitabı Dünya Klasikleri arasına girmiş olan Dostoyevski'nin en çok ilgi gören, beğenilen romanıdır. Dünya Edebiyatı'nın en çok okunan, en büyük romanlarından biri olarak kabul edilmektedir.(Vikipedi)

    *Raskolnikov Sendromu*

    Kitabın başkahramanı Rodion Romanoviç Raskolnikov 'un kitabı okuyan kişilerin üzerinde bıraktığı etkilerden dolayı "Raskolnikov Sendromu" adında bir sendrom bile varmış. Raskolnikov;zeki, cesur, hayalleri için faaliyetlerde bulunan yalnız ve tuhaf bir adamdır.İnsanların kendisi hakkındaki görüşlerini takmayan biridir. Neredeyse tüm zamanını hayallerini ve onları gerçekleştirme yolundaki hamlelerini düşünerek geçirir. Düşünmek eylemini bir iş olarak nitelendirir. Ancak fazla düşünmesindendir ki kafasındaki bazı çelişkiler onu yiyip bitirmektedir. Hayallerine ulaşma yolundaki planları da çelişkili düşünceler ile doludur. Her ne kadar hayalleri için suç işleyemeyeceğini düşünse de kafası karışıktır. Raskolnikov içindeki iyi ve kötü tarafı her zaman uç noktalarda yaşar. Raskolnikov bir çok edebiyatçı tarafından en karizmatik roman karakteri olarak nitelendirilmiştir.

    *Gölgede Kalan Karakter Razumihin*

    Raskolnikov'un tek dostu, can yoldaşı ve güvendiği tek kişidir. Raskolnikov'un gölgesinde kalmış, müthiş bir roman kahramanıdır. Kitabı okuyan bütün okurlara"Var mı ulan böyle dostluk? "diye sorgulatacak kadar iyi bir dosttur. Her şeye rağmen Raskolnikov'un gölgesinde kalmış ve hak ettiği değere ulaşamamış diye düşünüyorum.

    *Özellikleri*

    Kitapta insan ruhunun derinliklerine çok iyi inilmiş, tasvirler ustaca yapılmış ve insan ve çevre ilişkisine çok iyi bir şekilde değinilmiştir.

    *Üzerimde Bıraktığı Etki*

    Kitabı ilk defa kuzenimin evinde görmüştüm. İsmi çok ilgimi çekmişti. Kesinlikle okumam gerektiğine karar verdim.
    Kitabı alıp, okumaya başladığımda her sayfasında kendimi buluyordum. Dostoyevski öyle bir yazar ki olayların içinde hissettiriyor. Raskolnikov'un yalnızlığı bana kendi yalnızlığımı düşündürüyordu. Okuduğum en iyi kitap diyebilirim. Bana kitap okuma alışkanlığı kazandıran kitaptır. Hiç düşünmeden 10 puan verdim. Suçu, sevgiyi, dostluğu, aşkı, kavgayı, çaresizliği, yaşam mücadelesini, vicdanı ve yalnızlığı bu kadar iyi işlemiş bir yazar ve kitabına daha düşük bir puan verilemezdi.

    Zaman ayırıp okuyan herkese çok teşekkür ediyorum :)))