Her hapishane içindeki mahkumlar için bir evrendir. Hem düşünsene Jared Sapiens. Belki diyar da miniciktir, daha da büyük bir dünyadaki bir varlığın saat zincirinin ucunda sallanıyordur?
Sayfa 284 - brokefriendforeverrKitabı okudu
Dünya
Her hapishane içindeki mahkumlar için bir evrendir. Hem düşünsene Jared Sapiens. Belki diyar da miniciktir, daha da büyük bir dünyadaki bir varlığın saat zincirinin ucunda sallanıyordur?
Sayfa 284Kitabı okudu
Reklam
-Düşünsene bir Frantisek,dedi Kveta, saat kuleleri ve saatler ne kadar eski ! Bu saatler heralde ninem küçük bir kızken de vuruyorlardı, François Joseph zamanında da, hatta daha eski bilmem kimin zamanında da vuruyorlardı. Her şey değişti.Eskiden selamlaşmak için 'İyi günler ' denirdi, şimdi 'emek şerefine' deniyor. Saatlerinse hiç ilgisi yok bu işlerle, onlar kendi işlerini biliyorlar, bir günde yirmi dört saat, ne fazla, ne eksik...
Sayfa 95 - Evrensel Basım YayınKitabı okudu
Statükocuları Severim Statüko'dan Ötürü
Meşrulaştırma: Sistemin Dışından Düşün(eme)mek… Bugüne kadar sistem eleştirisi konusunda girdiğim tartışmaların ve yaptığım okumaların en büyük ortak sorununun “meşrulaştırma” (İng: “justification”) olduğunu gördüm. Bu sorunu görme nedenim sadece “dış gözlem” değil; aynı zamanda “iç gözlem”. Ben de bu hataya düştüm ve hala ara ara
"Hayat her şeye rağmen çok güzel" diyen bir insanla benim sohbet sürem 5 dakikayı geçmez. O da havadan sudandır, sıkılırım, bunalırım bu aptal iyimserlikten, mideme ağrılar girer. Düşünsene sana açan güneşi ya da miyavlayan kediyi gösterip bu "rağmen" edatına kanıt sunduğunu.. Ama artık ona hayatın nesnel bir anlamı ve amacı olmadığını, bunu zaten bilim adamları ve filozofların defalarca kez söylediğini, fenomenlere anlamı kendisinin yüklediğini, sadece kendisinin öznel bir amaç yaratarak, şunun-bunun ucundan tutup, ölene kadar kendisini kandıracağını da açıklamak zaman kaybıdır. Bu "hiçbir kanıt olmamasına rağmen tanrı vardır" demeye benziyor bence. Bir şey "bunca şeye" rağmen niye var olsun ya da güzel olsun? Homo Sapiens'in bu dünyada nesnel ve kozmolojik olarak bir anlamı / amacı yoktur. Tıpkı 2 milyarlık canlılık tarihindeki türlerin hiçbirisinin olmadığı gibi. Evrensel skalaya bakarsak bırakın insan hayatının, güneşin, hatta bizim galaksinin, ya da supercluster'ın ile bir anlamı olmadığını görürsünüz. Kim s.kler Samanyolu'nu, milyarlarca başka galaksi var. Bence dinozorlar da "hayat herşeye rağmen çok güzel derken" öldüler. Zaten anlam ya da amaç aranması evrenin bir aygıtı olmaktan öte gidemeyen, ve "öz bilinç" sistemi gelişen tek canlı olan biz insanoğluna özgü bir sorgulama. Ha çoğu varoluşçu filozofun hatta Freud'un dediği gibi, anlamsız bir evrende kendi amaçlarımızı seçmekte özgürüz gibi lafları da özellikle benim gibi nihilistleri pek tatmin etmiyor.
288 syf.
9/10 puan verdi
·
Beğendi
RABBİNİZ ERKEK ÇOCUKLARI SİZE ÖZEL KILDI DA, KENDİSİNE MELEKLERİ KIZ ÇOCUĞU MU EDİNDİ? GERÇEKTEN, SİZ ÇOK BÜYÜK SÖZ SÖYLÜYORSUNUZ. (İsra Suresi 40. Ayet) Kitabın isminden de anlaşılacağı üzere, romanın ana konusu İsra Suresi 40. Ayet’inde geçen, müşrikler tarafından hâşâ Allah’ın kızları olarak tanınan Lat, Uzza ve Menat isimli putlarla ve
Allah'ın Kızları
Allah'ın KızlarıNedim Gürsel · Doğan Kitap · 2008153 okunma
Reklam
169 öğeden 1 ile 10 arasındakiler gösteriliyor.