Duygu Yıldırım

“Yeterince kitabın var” diyenlere cevabımız hazır.
Müftü, yanlış mana çıkarırlar korkusuyla hemen hiç dinden, imandan bahsetmez ve münhasıran cumhuriyet ve laikliğin faziletlerini anlatır dururdu.
Alıntı
Fakat, onları böyle sadece hava almak ve dinlenmek için toplandıkları bir köşede bile kendilerine bir baş aramaya, kimseyi bulamazlarsa İsa Bey gibi tatsızlık, terbiyesizlik ve küstahlığından başka bir kuvveti olmayan bir insan harabesinin emrine girip kendilerine hakaret ettirmeye ve jimnastik yapan mektep çocukları gibi onun kumandasıyla soluk almaya sürükleyen ihtiyaç nedir? Bu, böyle gittikçe demokrasi denen şey nasıl kabil olacaktır?
Sözlerim elbette o favorili züppelerinkinden daha tatlı ve mânalı... Fakat bir genç kız için hepsi bundan ibaret midir ya? Bir de o sözü söyleyen ağzın tazeliği, güzelliği meselesi var.
Alıntı