Tuğba

Carrie ortaokulda akademik anlamda uğraş verirken ebeveynleri okuldaki uğraşlarını hiç fark etmedi. Okuldan eve C ve D'lerle dolu bir karne getirdiğinde, annesinin verdiği tepki, "Pekâlâ yapabildiğinin en iyisini yapmaya çalışıyorsun." olurdu. Carrie, bu yorumdan kendisinden çok fazla şey beklenmediği çünkü çok fazla şey yapabilecek kadar zeki olmadığı mesajını almıştı.
Sayfa 134·Kitabı okudu
Çocuklar ebeveynlerinden, kendi duygularının bir yük aşırılık veya sadece yanlış olduğuna dair bir mesaj aldıklarında kendilerini suçlu hissetmeye ve bu duygulara sahip oldukları için utanç duymaya başlayacaklardır. Daha sonra duygulanın diğerlerinden saklama hatta hiçbirine sahip olmama eğilimi göstereceklerdir.
Sayfa 128·Kitabı okudu
Noelle, son derece parlak bir zekâya sahip olduğunu biliyordu ve kendini ruhunu besleyen bir koza gibi zekâsına gömdü. Bu yüzden yapabileceği herhangi bir hata için kendine karşı çok az toleransı vardı çünkü yaptığı hatalar, onun tek güvenli alanını yıkabilirdi. Hatalar, onun kendisini aptal gibi hissetmesine neden oluyordu. Hatalarından dolayı kendini cezalandırıyor ve ne kadar az hata yaparsa bunun kendisi için çok daha iyi olacağını düşünüyordu. Hayatında, onun hatalarını bir bağlama oturtacak, nasıl meydana geldiklerini anlamasına yardım edecek ya da hayal kırıklıklarından dolayı ona şefkat gösterecek bir yetişkin figürü yoktu. Bu yüzden bu tür şeyleri yapmayı kendi kendine öğrenemedi. Onun yerine içindeki katı ebeveyn çok basit bir yaklaşım sergiledi ve ona her şeyi tam anlamıyla doğru yapması gerektiğini öğretti yoksa sonuçlar acı verici olabilirdi.
Sayfa 125·Kitabı okudu
Ebeveynlerine karşı ezici bir yalnızlıkla karışık, derin bir öfke besliyordu ve umutsuz bir şekilde, içindeki yoğun boşluk duygusunu dolduracak ve ona sürekli arkadaşlık edecek bir kız arkadaşa ihtiyaç duyuyordu. Simon çok fazla şey hissettiği için değil; hiçbir şey hissetmediği için ölmek istemişti. Bir ilişki yaşamayı başaramadı çünkü boştu; vermek ya da almak konusunda yeteneksizdi. Herkesin bu kadar kolayca bulduğu bir şeyi istiyordu ama bir başkasıyla bağ kurmak ona çok zor geliyordu.
Sayfa 113·Kitabı okudu
Duygusal olarak ihmal edilen bireyler genellikle yüzeyde normal görünürler ancak çoğu zaman temellerindeki yapısal bozukluklardan habersizdirler. Hayatta karşılaştıkları güçlükler ne olursa olsun, kendilerini suçlamaya eğilimlidirler. "Neden diğer insanlar benden daha mutlu? Neden bir şeyler vermek, almaktan daha kolay? Neden sevdiklerime daha yakın olamıyorum? Bende eksik olan şey ne?" sorularıyla boğuşurlar.
Sayfa 109·Kitabı okudu