Tuğba

İşkolikler genellikle çalışma arkadaşları, aile ve toplumun hayran olduğu, başarılı ve güdülenmiş insanlardır. Ne yazık ki sessiz bir acı içinde kıvranan, çoğu zaman işkolik ebeveynlerin çocuklarıdır. Uzun saatler boyunca çalışırlar, işlerine çok fazla düşkündürler ve çocuklarının duygularıyla ihtiyaçlarına yeterince dikkat etmezler. Bu ebeveynler ilk sıraya işlerini koyarak çocuklarına, onların duygularının ve ihtiyaçlarının daha az önemli olduğu mesajını iletirler. Çocuğun kendini değerli hissetmesine engel olur.
Sayfa 78·Kitabı okudu
Reklam
İşlevsel ve bağımlı ebeveynler, iyi ebeveynler olma konusunda yeteneklidir. En havalı hâlleriyle ve aldıkları atıştırmalıklarla çocuklarının futbol maçını izlemeye giderler. Okulda problem yaşadığınız zaman, müdürün odasına gider ve sizin için onun karşısına dikilirler. Sizi kahkahalara boğarlar. Bu ebeveynlerin hatası iki kişi gibi davranmalarıdır. Bağımlılıklarına saplandıkları zaman, ebeveynlik yapmayı unuturlar. İşbaşında geçici olarak uyuyakalırlar ve aslında bu korkutucu, olgunlaşmamış, bencil veya uygunsuz oldukları anlamına gelebilir. Bağımlı oldukları davranışa yakalanmadıklarında aynı ebeveynler, nazik, destekleyici, zeki, yardımsever, komik ya da güven verici olabilir. Bu yüzden işlevsel bağımlı bir ebeveynin çocuğu açısından ailesiyle ilgili hatıraları oldukça karmaşıktır ve pozitif anıları ile üzücü olanlar sürekli yer değiştirip durur. Ne yapacağı kestirilemeyen bir ebeveynlik tarzıyla geçen bir çocukluktan sonra, bağımlı ebeveynin yetişkin çocuğu endişeli, gergin ve içten içe güvensiz hisseden bir birey hâline gelir.
Sayfa 68·Kitabı okudu
boşluk hissinin en net tanımı,
"Diğer insanlar benden farklı bir dünyada yaşıyor. Renkleri görüyor, her şeyi hissediyor, birbirlerini seviyor ve heyecanlanıyorlar. Ben bunların hiçbirini yaşayamıyorum. Benim için dünya gri. Ben dünyanın içinde yaşamıyorum; ona dışarıdan bakıyorum."
Sayfa 63·Kitabı okudu
Eli, 5.sınıf karnesiyle eve geldi. beş tane C'si ve iki tane D'si vardı. Annesi karneyi aldı ve "Pekâlâ, elinden gelenin en iyisini yaptığından eminim." dedi. Eli o anda gerçekten çok rahatladığını hissetti ve oyun oynamak için dışarı koştu. Oyun oynarken içinde gezinip duran bir huzursuzluk hissediyordu, "Elimden gelenin en iyisini yaptığımı söyledi. Bu, daha iyisini yapamayacağımı düşündüğü anlamına geliyor." Annesi ondan daha fazlasını istemediği için Eli, kendisinden çok fazla bir şey beklemeden büyüdü. annesinin izin verici tavrı, onun en az miktarda çalışmasına neden oldu.
Sayfa 59·Kitabı okudu
Ergenlerin özgürlüğü istemesi son derece doğaldır. Kimliklerini pekiştirmeye ve ailelerinden ayrılmaya çalışırlar. Akılda tutulması gereken şey, özgürlüğü istiyorlar diye çok fazla özgürlük tanımanın mantıklı olmadığı. Ergenler isyan edebilecekleri ebeveynlere ihtiyaç duyarlar! Ebeveynlerinin kurallarına ve önem verdikleri şeylere çarparak nasıl iyi kararlar verebileceklerini ve dürtülerini nasıl yönetebileceklerini öğrenirler.
Sayfa 58·Kitabı okudu
Reklam