Tuğba

Otoriter ebeveynler, çocuklarından koyduğu kuralları sorgulamadan uymalarını isterler. Aynı zamanda bu ebeveynler kuralların arkasındaki gerekçeleri açıklamazlar; sadece bağlı kalınmasını isterler. Çocuklar itaat etmediklerinde daha sert önlemler alırlar. Otoriter ebeveynler çocukları ile problemi tartışmaktan ziyade ceza vermeyi ya da dövmeyi tercih ederler. Çocuğun duyguları ya da düşünceleri ile ilgilenmezler. Sıradan bir çocuğun davranışının nasıl olması gerektiğine dair kendi zihinlerinde var olan bir şablona göre ebeveynlik yapar ve kendi çocuklarının bireysel ihtiyaçlarının mizacını veya hislerini dikkate almazlar.
Sayfa 47·Kitabı okudu
Narsist ebeveynler, çocuklarının kendilerinden ayrı bireyler olduğunun farkında değildirler. Daha ziyade çocuklarını, kendilerinin bir uzantısı olarak görürler. Çocukların ihtiyaçları, ebeveynlerin ihtiyaçlarına göre tanımlanır ve kendi ihtiyaçlarını ifade etmeye çalışan çocuklar bencil ve düşüncesiz olmakla suçlanır.
Sayfa 42·Kitabı okudu
Narsist kişiler, kendilerine çok güvenirler ve etkileyici bir tavırla konuşurlar. Üstünlük duygularını doğrulayan kanıtlara yönelir ve tersini gösteren ilişkilerden kaçınırlar. Birisi ya da bir şey onların görkemli hislerine darbe indirdiğinde zor bir insan haline gelirler. Kibirlerine rağmen kolayca incinirler ve duygusal olarak zayıftırlar. Kin tutarlar, başarısızlıklarından dolayı diğerlerini suçlarlar, İnsanları başlarından defederler ve işler istedikleri gibi gitmediği zaman sinir krizi geçirirler. Yanılmış olmaktan hoşlanmazlar. Sadece kendi konuştuklarını duymak isterler.
Sayfa 40·Kitabı okudu
Duygusal ihmale maruz kalmış kişiler, genellikle diğerlerinin ne istediğini ya da neye ihtiyaç duyduğunu iyi bilir. Sosyal çevrelerinde kendilerinden ne beklendiğini bilirler. Ancak bu mağdurlar hayatlarındaki içsel deneyimde neyin yanlış olduğunu ve onlara nasıl zarar verdiğini tanımlama konusunda başarısızdırlar. Mutsuzluklarını yanlış tanımlama ve yardım istemekten utanma eğilimindedirler.
Sayfa 21·Kitabı okudu