Eren Akbaş

Eren Akbaş
Yazılım mühendisi
İstanbul
2 Kasım 2001
104 okur puanı
Eylül 2021 tarihinde katıldı
Ve sen, bir hayalet, mezarsı ağaçların arasında Ağır ağır uzaklaştın. Gözlerin kaldı yalnız. Onlar gitmedi-Gitmediler asla Işıtarak evime giden yolu, Bırakmadılar beni ondan sonra (ümitlerimin yaptığı gibi) Beni izlerler-yıllardır yönlendirirler beni. Onlar benim efendilerim-bense onların kölesi. Onların işi ışıtıp aydınlatmak, Benim görevim kurtarılmak onların parlak ışığıyla
Peki ama niye kendimi kaptırıyorum böyle? En büyük korkuyu yendim, öyleyse daha tehlikeli şu duyguyu söküp atmam lazım. Nasıl bir saadet umuyorum ki bundan? Hem, menşei belli; huylu huyundan vazgeçer mi? O tatlı, hummalı gözler âdeta öldürücü birer zehir. Sadece yalanlar söyleyen o latif ağız, naif görünümlü o boyalı enfes dudaklar. Şayet tek bir kalbi varsa, o da sadece hıyanet yaşatmak için çarpıyor.

Eren Akbaş

, bir kitap okudu
10/10
·263 syf.·
12 günde okudu
·
2023 4. kitabı
Mesela hem cumhuriyet hem de tek parti, mizah muharrirleriyle ruhi tababet mütehasaslarından başka hangi ihtisas erbabı tarafından izah olunabilir? Keza laik olduğunu iddia eden bir partinin bir taraftan da Diyanet İşleri diye sırf Müslümanlara ait bir müessese bulundurması garip değil midir? Hıristiyanlarla Museviler istedikleri şekilde dini ibadet ve tedrisat yapabildikleri hâlde Müslümanlann 25 yıl bundan mahrum bırakalmaları nasıl izah olunur? Meşhur alt okundan bir tanesi milliyetçilik olan bir parti mill kahramanların türbelerini kilitleyip de içindeki tarihi eşyalarla birlikte toz, toprak içinde harap ederken onun milliyetçi olduğuna hangi budala inanır? İnkılapçılığın ebedi bir umde olarak alınması hafifmeşreplikten başka nedir?
henüz doçent olan bir devşirme profesör, kendisi de sık fikir değiştirdiği için, aynı fikirde sabit kalmanın imkânı olmadığını, değişmenin yaşama belirtisi olduğunu, aynı halde ancak ölülerin kalabileceğini ileri sürmüş ve "Hayat tekamülden ibarettir" vecizesini söylemişti. Ben de şu cevabı vermiştim: "Tekamül aynı çizgi üzerinde olur. Elma çekirdeği tekamül ederken elma ağacı olur. Fakat tekamül eden bir kabağın elma olduğu görülmemiştir. Kendi çerçevesini aşan bir tekamüle tekamül değil, soysuzlaşma denir."