yaşamdaki gerçek trajediler sanatsallıktan öylesine uzak oluyor ki bizi yontulmamış şiddetiyle, tutarsızlığıyla, anlamsızlığıyla, zarafetten uzak biçimsizliğiyle yaralıyor. gerçek trajediler bizi bayağı olayların etkilediği gibi etkiler, kaba kuvvete maruz kal- dığımız izlenimini yaratırlar; bu yüzden de isyan ederiz. ama bazen, güzelliğe dair sanatsal öğeler taşıyan bir trajedi gelir başımıza. eğer bu güzellik öğeleri gerçekse olayın bütünü bize hitap eder ve üzerimizde dramatik bir etki yaratır. bir bakarız birdenbire oyuncu olmaktan çıkmış seyirci olmuşuz. daha doğrusu aslında hem oyuncu, hem seyirciyizdir. kendi kendimizi oynarken izler, gösterinin olağanüstülüğüne kapılırız. bu olayda gerçekte olan nedir? biri sana olan aşkından kendini öldürdü. keşke böyle bir şey benim de başıma gelseydi. o zaman hayatım boyunca aşka âşık kalırdım.