5-6 yıl aradan sonra okuduğum 2. Cengiz Aytmatov kitabı. Bazen insan okurken huzur bulmak da istiyormuş gerçekten. Ağır, bunaltan kitaplarların üstüne çok iyi geldi diyebilirim. Bu yüzden kitabı hediye eden sevgili Emine Arslan'a incelemeye başlamadan önce teşekkürlerimi sunmasam olmaz :)
Orman korucuların yaşadığı San-Taş vadisinde fakirlik içinde yaşayan sekiz yaşındaki çocuğun hikayesi. Dedesi ve ninesiyle(üvey) yaşayan çocuğun temiz yüreğiyle hayatı belli bir anlama sokması aslında. Masumluğunu umut dolu hayalleriyle süsleyerek yaşanır kıldı belki de kim bilir. Ama işte, kendinden ödün veremedi, saflığın timsali olarak gelecekteki kirletilmiş hiçleştirilmiş versiyonu dedesi gibi olamazdı. Ve efsaneleşti o da.
Masallar, efsaneler her zaman olmalı çünkü adalete, kurtarılmışlığa olan inanç bulunmasa hayata kim tutunabilir ki. Yaşadığımız sürece çirkin hayatın güzel olabileceğine dair içimizde umut var, yani olmasaydı olmazdık diyebilirim.
Okumanızı tavsiye ederim.