Bu kitaptaki hikâyelerin hepsini tek tek değerlendirmeyeceğim fakat beni en çok etkileyen, kitabada ismini vermiş olan "DEĞİRMEN" hikâyesi. Bu hikâyede aşkın bir sevgi oyunu olduğu değil, bir sevda işi olduğunu anlatıyor. Sevdiği kız karşısına çıktığı zaman kendini kötü hissetmesin diye bir kolunu bilerek değirmene kaptıran Atmaca'nın sevdası bu. Şimdi günümüzde hangi sevda, hangi sevgi gerçek? Kocaman bir soru işareti...