Kendi doğal mevsimlerimize duyduğumuz sevgi ve gösterdiğimiz özen sayesinde, hayatlarımızı başka birinin ritmine, başka birinin dansına, başka birinin açlığına sürüklenmekten koruruz.
"Eğer bir kadın eve gidiş döngülerine hiç tavizsiz değer verirse, çevresindekiler de değer vermeyi öğrenir. Günlük rutinlerin telaşlarından sıyrılıp mola vererek,kimsenin ihlal etmediği ve sırf kendimize ait zamanları ayırarak anlamlı 'ev'e ulaşılabileceği doğrudur. 'sırf kendimize ait' ifadesi farklı kadınlar için farklı anlamlara gelir.Bazıları için kapısı kapalı bir odada,ama yine de başkaları için ulaşılabilir olmak,eve güzel bir geri dönüştür.Bazıları içinse, eve dalacağımız yerde en ufak bir müdahale bile olmamasi gerekir: Ne 'Annecim,annecim, ayakkabılarım nerde?' ne de 'Tatlım,bakkaldan herhangi bir şeye ihtiyacımız var mı?' "
" 'Herkesin herşeyi ol' kompleksi kadının yeterliliğine saldırır,onu sanki 'yüce şifacı'oymuş gibi davranmaya sevk eder.Ama bir insanın bir arketipi sahneye koyar gibi davranması, Tanrı olmaya çalışmaya benzer.Gerçekte bu başarılması mümkün olmayan bir şeydir ve böylesine girişimlerde bulunmak psişe için tamamen tüketici ve çok tahripkârdır."