Hayat çok ilginç, en yıkılmaz sandığın duvarlar üzerine
düşüveriyor bir anda, tüm kurduğun hayaller yerdeki cam parçalarına dönüşüyor. Üstelik o camların üzerinden yürümek zorundasın. Ayakların kanaya kanaya, canın ne kadar çok acısa da...
Huzur nasıl bir şey? Cevaplayan bir yüze ihtiyacım var.Hani gözlerini kısarsın ya! Hani ufacık, çizgi gibi olmuş bakışlardan ve elinde tuttuğun bir demet çiçekten etrafa bulaşan gülücükten bahsediyorum. Güvendesindir. Dertlerin en güzeli belki de sendedir hani! Öylece sade ve sıradandır üstüne yapışan. Küçük mutluluklar, ucu bucağı sonsuz iç çekişler değildir mesela. Hiç gerçekleşmeyecek hayallerin de yoktur. Adımını atsan yakınındadır kimine göre uzaklar. Çok da umurunda değildir diğerleri. Koluna taktığın güvendir o kısarken gözlerini ve kendi içindir özgürce.... Ertesi gün sana ne olacağını bildiğin hayatın ezberindedir. Aynısındır. Sensindir. Vedalarda bile sarsılmazsın. Bir ailesin. Ya da tek başına... niye hesap veresin ki huzur?