• ..Ta ki Ebu Eyyub'un bütün zamanları kuşatacak şu cümlesi unutulmasın: "Ya Resulullah! Biz de hoşlanmayız, sizin hoşlanmadığınız şeyden!"
  • Sevme kabiliyeti bize verilen en güzel lütuflardan. İnsan dünyanın ekseni ortasında, sevmek ise insanın merkezinde, gönlünde...
    Bazı bahtiyarlar var ki, nasip olmuş, sevmeyi bilmişler, tatmışlar, sevebilmeyi öğrenmişler. Et ve kemikten sıyrılıp, maddeden manaya yolculuklar yapmışlar. İdealleri on ikiden vurup, gayretlerinde bocalamamışlar. Hem kendilerini, hem de etrafındakileri -ne halde olursa olsun- huzurla yoğurmuşlar. Bedenlerinde var olsalar da, aslında yok kadar bulunmuşlar. Ana kaynaktan mayalanmış inanç ve itikatları sinelerinde mücevher gibi parlamış. Ne bahtiyar insanlarmış. Peygamberimizi görme, Ashab olma lütfuna ermişler de, 80 yaşındayken bile sahabe olmanın Allah rızasının, ümmet olmanın hakkını vermeye uğraşmışlar. Ne güzel insanlarmış. Ne güzel...
    Mihmandar...
    Resul-i Ekrem Efendimize ev sahipliğiyle geçen 7 ay.
    Kitabı dün bitirdim, yukarıdaki konularla alakalı, kitabın uzunluğu kadar düşünceler, sözler aklımda dönüp duruyor. Yani hadi bi anlat deseler susturamayacaklar beni.
    İskender Pala'nın okuduğum ilk kitabı. Konusuyla baştan 1-0 önde başlayan bir kitap olmuş. İlk bölümleri Hicret ve sonrasındaki olaylar, anlatımındaki çeşitlilik çok güzeldi. Böyle gitmesi gerekirken -diye düşünüyorum- anlatım birden macera türüne dönüverdi. Genel siyer kitaplarında okumadığım bilgiler, isimler, olaylar kurgusal olarak mı düzenlenmiş diye aklımdaki soru işaretleriyle okumaya devam ettim tabi.
    Büyük sahabiler ve sahabe evlatlarının isimleriyle süslenmeye çalışılırken biraz risk alınmış sanki. Daha önce de böyle bir kitabı, konusu olan büyük zata yakışmayacak sözleri olması nedeniyle yarım bırakmak zorunda kalmıştım.
    Ayrıca zaten hassas olan Hz Ali ve Hz. Muaviye arasındaki olayların anlatımında da bazı noktalardan dolayı sıkıntı var diyebilirim.
    Neyse, tarihimizin mihenk taşı olmasıyla iftihar ettiğimiz, İstanbul'un fethini hazırlayan bu ilk kuşatma, ana konusundan sapmadığında güzel bir anlatımla güzel bir yer bulmuş. Özlediğimiz yalın ve sadece Allah rızası için yaşanılan hayatlardan örneklerle kendi hayatlarımızın aslının nasıl olduğunu görebiliyoruz. Şimdiki lüks ve saltanatvari hayatın din kılıfıyla normalmiş gibi gösterilmesi belki de müslümanlığa yapılan en büyük zararlardan.
    İşin kötüsü de bu türden saf ve özlenilen hayatların sadece kitaplarda kalmış ve anlatılıyor olması galiba...
    Okurken Ebu Eyyûb El-Ensari Hz. nin yerinde, yanında, yakınında olmak isteyeceksiniz.
  • “İyiliğin ıslah edemediği kimseyi kötülük yola getirir.”
  • Allahın Arslanı ve Resûlullahın Dâmâdı:
    Hz.ALİ BİN EBÎ TÂLİB
    Resûlullahın Okçusu:
    Sad BİN EBU VAKKAS
    Cennetle Müjdelenenlerden:
    ZÜBEYR BİN AVVÂM
    Peygamberimizin Amcası:
    ABBÂS BİN ABDÜLMUTTALİB
    Tefsîr âlimlerinin Şâhı:
    ABDULLAH BİN ABBÂS
    Hadîs-i şerîf yazması ile meşhûr sahâbî:
    ABDULLAH BİN AMR BİN ÂS
    Uhud şehitlerinden:
    ABDULLAH BİN CAHŞ
    Meleklerin yıkadığı sahâbînin oğlu:
    ABDULLAH BİN HANZALA
    Resûlullahın elçilerinden:
    ABDULLAH BİN HUZÂFE
    Kur’ân-ı kerîmi açıktan okuyan ilk sahâbî:
    ABDULLAH BİN MES’ÛD
    En çok hadîs bilen sahâbîlerden:
    ABDULLAH BİN ÖMER
    Resûlullahın şâiri:
    ABDULLAH BİN REVÂHA
    Tevratta Resûlullahın alâmetlerini görüp Müslüman olan sahâbî:
    ABDULLAH
    BİN SELÂM
    Bedir’de babasına karşı savaşan sahâbî:
    ABDULLAH BİN SÜHEYL
    Sâhib-ül ezân:
    ABDULLAH BİN ZEYD
    Medîne’de muhâcirlerden ilk doğan sahâbî:
    ABDULLAH BİN ZÜBEYR
    Âilece cömert olan sahâbî:
    ADİ BİN HÂTİM TÂİ
    Meleklerin defnettiği sahâbî:
    ÂMİR BİN FÜHEYRE
    Şehîd oğlu şehîd:
    AMMÂR BİN YÂSER
    Meşhûr Arab dâhîlerinden:
    AMR BİN ÂS
    Arıların koruduğu sahâbî:
    ÂSIM BİN SÂBİT
    Kıblenin değiştiğini haber veren sahâbî:
    BERÂ BİN ÂZİB
    Peygamber efendimizin müezzini:
    BİLÂL-İ HABEŞİ
    Resûlullahın sancaktarı:
    BÜREYDE BİN HASİB
    Sahâbenin en çok hadîs bildirenlerinden:
    CÂBİR BİN ABDULLAH
    Cennete uçarak giden sahâbî:
    CA’FER-İ TAYYÂR
    Cebrâil aleyhisselâmın, şekline girdiği sahâbî:
    DIHYE-İ KELBÎ
    Peygamber efendimizin fedâisi:
    EBÛ DÜCÂNE
    Mihmândâr-ı Resûlullah:
    EBÛ EYYÛB-EL ENSÂRÎ
    En çok hadîs-i şerîf rivâyet eden sahâbî:
    EBÛ HÜREYRE
    Resûlullahın süvârilerinden:
    EBÛ KATÂDE
    Tevbesi ile meşhûr sahâbî:
    EBU LÜBÂBE
    Kur’ân-ı kerîmi en iyi okuyan sahâbîlerden:
    EBÛ MÛSEL-EŞ’ARÎ
    Çok hadîs rivâyet eden yedi sahâbîden:
    EBÛ SA’ÎD-İ HUDRÎ
    Tek başına hicret eden sahâbî:
    EBÛ SELEME
    Resulullahın fedâisi:
    EBÛ TALHÂ
    Gıfarî kâbilsenin reisî:
    EBÛ ZER GIFÂRÎ
    Kâdılık yapan sahâbîlerden:
    EBÜDDERDÂ
    Resûlullahın hizmetçisi:
    ENES BİN MÂLİK
    Evi ilk vakıf olan sahâbî:
    ERKAM BİN EBİ’L ERKAM
    Câhiliye devrinde de tek bir Allaha inanan sahâbî:
    ES’AD BİN ZÜRÂRE
    Yemenli sahâbîlerden:
    FEYRÛZ BİN DEYLEMÎ
    İlk Müslüman sahâbîlerden:
    HABBÂB BİN ERET
    İlk Müslüman olan sahâbîlerden:
    HÂLİD BİN SA’ÎD BİN ÂS
    Meleklerin yıkadığı sahâbî:
    HANZALA BİN EBÛ ÂMİR
    Darağacında ilk namaz kılan sahâbî:
    HUBEYB BİN ADİY
    Sevgili Peygamberimizin sırdaşı:
    HUZEYFE BİN YEMÂN
    Şehîdlerin efendisi:
    Hz.HAMZA
    Peygamber efendimizin şâirlerinden:
    KÂ’B BİN MÂLİK
    Resûlullahın süvârilerinden:
    MİKDÂD BİN ESVED
    Resûlullah efendimizin fedâîlerinden:
    MUHAMMED BİN MESLEME
    İslâmda ilk öğretmen:
    MUS’AB BİN UMEYR
    Helâl ve harâmı iyi bilen sahâbî:
    MU’ÂZ BİN CEBEL
    Hâşimoğullarının en yaşlısı:
    NEVFEL BİN HÂRİS
    Eshâb-ı kirâmın meşhûr kumandanlarından:
    NU’MÂN BİN MUKARRİN
    Medîne’de ilk vefât eden muhâcir sahâbî:
    OSMAN BİN MAZ’ÛN
    Kâbe’nin hizmetinde olan sahâbî:
    OSMAN BİN TALHÂ
    Peygamber efendimizin hatîblerinden:
    SÂBİT BİN KAYS
    Ensârın en hayırlılarından:
    SA’D BİN MU’ÂZ
    Şehîd olurken nasîhat eden sahâbî:
    SA’D BİN REBİ
    Kur’ân-ı kerîmi en iyi okuyanlardan:
    SÂLİM MEVLÂ EBÛ HUZEYFE
    Eshâb-ı kirâmın okçularından:
    SEHL BİN HANİF
    Medîne’de en son vefât eden sahâbî:
    SEHL BİN SA’D
    Piyâdelerin en hayırlısı:
    SELEME BİN EKVÂ
    Kardeşlerinin işkence ettiği sahâbî:
    SELEME BİN HİŞÂM
    Ehl-i beytten sayılan İranlı sahâbî:
    SELMÂN-I FÂRİSİ
    Resûlullahın hizmetçisi:
    SEVBÂN
    Allah yolunda malını mülkünü terkeden sahâbî:
    SÜHEYB-İ RUMİ
    Yemâme kabîlesi reisi:
    SÜMÂME BİN ÜSÂL
    Işık Saçan Sahâbî:
    TUFEYL BİN AMR
    Akabe bî’atlerinde kavminin temsilcisi olan sahâbî:
    UBÂDE BİN SÂMİT
    Eshâb-ı suffadan:
    UKBE BİN ÂMİR
    Kırâati ile meşhûr sahâbî:
    ÜBEYY BİN KÂ’B
    Resûlullahın çok sevdiği sahâbîlerden:
    ÜSÂME BİN ZEYD
    Eshâb-ı kirâmın sancaktarlarından:
    ÜSEYD BİN HUDAYR
    Kardeşleri tarafından işkence gören sahâbî:
    VELÎD BİN VELÎD
  • Alıntılar: #28263983 #28264193 #28264635 #28264911 #28317235 #28317297 #28317520 #28481413

    "Rabbim! Sabahlara kadar uykusuz kalıp nöbet bekleyerek beni korumaya çalışan Ebû Eyyûb'u Sen de dünyada ve ahirette koru!"(Hadîs-i Şerif/Kitapta sayfa 352)

    Efendimiz(S.A.V.)'i canıyla ve malıyla misafir eden, koruyan, yardım eden, hizmet eden Eyyûb El-Ensari(ra). Peygamber Efendimiz'in(S.A.V.) övgü ve hayır dualarına mazhar olan mübarek zât.

    Peygamber Efendimiz'in müjdesine ulaşmak için;o zamanki adıyla Konstantinopolis'in fethini görüp, Ayasofya'da namaz kılma güzelliğini yaşamak için, yaşlılığını düşünmeyerek o kadar yolu aşmış ancak kuşatma sırasında hastalığından dolayı canını teslim etmiş ve vasiyeti üzere naaşı surlara yakın yere defnedilmiş.

    İskender Pala, diğer kitaplarında olduğu gibi, o harika yeteneğini kullanarak yazdığı bu kitapta, Ebu Eyyûb(ra) hikâyesini merkeze alarak, Konstantinopolis Kuşatması olayı üzerinden birçok kişiyi ve yaşadıklarını anlatmış. Bu birçok kişi ve onların yaşadıkları, yaptıkları bize farklı bakış açıları verdiği için, hem o kişileri ve zamanı anlamamıza yardımcı oluyor, hem de kitabın sürükleyiciliğine kapılıp zevkle okumamızı sağlıyor.

    Ne tam bir İslâm Tarihi kitabı, ne tam bir İstanbul Tarihi kitabı,ne tam bir roman,ne tam bir biyografi kitabı... Öyle güzel harmanlamış,öyle güzel kurgulamış ki!Yine hayran kaldım İskender Pala'ya.

    Zevkle okuyacağınızı düşünüyorum.İyi okumalar. :-)
  • "Hamedcik sen niyetini halis tut. Canı veren Rabb'im, eğer isterse toprağa değil, kara diktiğin fidandan bile sana meyve yedirir."
    İskender Pala
    Sayfa 342 - Kapı Yayınları