“Duygularınla mesafem arttıkça kendin olmaktan uzaklaşırsın. Bazen bir durup düşünmek, bir nefes alıp ne hissettiğini bulması, anlaması gerek insanın. Yoksa çıkarsın insanlıktan. Yoksa duygular bir dere gibi akıp gider, sende bir balık gibi hissizce yaşarsın içinde. O zamanda her şey beklenir insandan. “
“En sevdiğim boşluktayım. En güvende hissettiğim evrendeyim. Süzülüyorum. Rüzgârda bir poşet ya da onuncu kattan atılan bir böcek gibi… Ama burada olduğum sürece aslında ne olduğumun bir önemi yok. Belirli bir noktam ve varış noktam da yok. Varoluşumun süzülüş eylemindeyim. Süzülüyorum. Hafif hareketlerle. Çok hafif. Acelem yok. Bekleyenim yok.