Ece

Seneler geçti, anılar ile birikte sen de gittin. Bir ben varım geçmişte, tüm anılar ile katlanıyorum sensizliğe. 𝓮
Aşk
Bilmeden, seni görmeden hiç sen gördün mü beni? Takip ettin mi bakışlarınla beni? Hiç bir mektup yazdın mı adıma? Gözyaşlarını akıtarak o kağıda. Eve vardığında o anı hiç geçirdin mi aklından, yoksa tek ben mıyım bunları yaşayan? 𝓮
Al-Fīl
Ebrehe ordusu yürüdü. Mekke'ye yaklaşınca birdenbire muhtelif cihetlerden alay alay, bölük bölük kuşlar peyda oldu ve gökyüzünü kapadı ve bunlar Ebrehe'nin askeri üzerine sert taşlarla atış ettiler. Bu kuşların attıkları taşlar kime değmiş ise vücudu delik deşik bir hâle gelmiş ve böylece Ebrehe ordusu neye uğradığını bilmeyerek perişan olmuş, vâdiler lâşe ile dolmuş ve Kur'ân'ın tasvir ettiği gibi Ebrehe ordusu yenik bir hasıl gibi olmuştur. Böylece Ebrehe ordusu için Mekke'ye girmek nasip olmadı. kendileri yok oldu, fakat Kâbe yine dimdik durdu ve kıyamete kadar da öylece duracaktır.
Din
Sen yağmurlarda ıslanırken, ben gözyaşlarımda boğuldum. 𝓮
Allah dediğin zaman, çaresizliğe asla yer kalmaz, sadece umut olur, çünkü biz “ümidimizi kaybedenlerden değiliz.” üᴍɪᴅɪɴɪᴢɪ ᴋᴀʏʙᴇᴅᴇɴʟᴇʀᴅᴇɴ ᴏʟᴍᴀʏıɴ. [ʜıᴄʀ⁵⁵] 𝓮