Ne faydası vardı ayrılığın? Oysa ayrılıkları zarflara koyup biriktirmiştir zamanında... Terk etmek zorunda kaldığı kentler olmuştur, kavgalı dostlar ve ayrı düşülen sevgililer.
Kişi büyük bir amacın peşinde koşmaktan vazgeçtiği an, tasarılar, planlar ortadan kalkınca, hatta boş vakitleri doldurmak için bile gayret sarf etmek önemini yitirince çırılçıplak, bir ahmak gibi ortada kalıyordu...
Bazen içinde beliren yersiz sevince şaşar, yerini hemen tatsız bir duyguya terk etmesini yadırgamazdı. O farkında olmasa bile, gençlik dediğimiz budur işte. Hiçbir duygunun kök salması için yeterince zaman olmaması!