eceom

“Çünkü benim bütün hayatım burada,” dedi içimizden biri. “Çünkü nereye gideceğimi bilmiyorum,” dedi bir başkası. “Çünkü burada olmayı seviyorum,” dedim ben de. Bu doğru değildi ama tümüyle yanlış da sayılmazdı. Burada olmayı seviyorum, sadece bazen biraz ara vermek, hareket edemediğimiz ve nefesimizin kesilecek gibi olduğu anlarda sığınacağımız bir yer olsun isterdim.
Reklam
Saponaraların taşları, hayatımıza girip etrafımızı saran, gittiğimiz her yerde bizi takip eden, gizlice bizi izleyen ve üzerimize gelmek için doğru anı bekleyen taşlara benziyor. Bu hain, kindar, inatçı, aptal taşlar, uzun bir süredir gerçekten bulamadığımız huzuru elde etmek için bizi Sostigno’ya inmeye ya da Testagno’ya çıkmaya mecbur bırakıyor.
O bir kahraman, demiş birisi. Bir başkası sefil bir ahmaktı, demiş. En sonunda herkes ahmak olduğu için kahraman, kahraman olduğu için de biraz ahmak olduğuna karar vermiş.
Ayrıca Ruggero kendine özgü başka bir gerçeklik içinde yaşıyormuş. Yaşamak, onun için sınırlara karşı verilen bir mücadele, hiç bitmeyen bir deney gibiymiş.
Eilish, zaman bir günü erte­si güne ekliyor ama arta kalanları da her daim çıkarıp götürüyor, önünde uykunun ağır nefesleri. Vücut, zihni nefes gibi alıp veriyor, diye düşünüyor Eilish, kalp de insanı çarpıyor, insanda çarpilacak hal kalmayana dek ve Eilish kendisini onun eline uzanırken buluyor, başka birisi olmanı hiç istemedim, diye fısıldıyor.
Reklam