Mustafa Sabri Efendi muhalled eseri Mevkifu’l-
Akl’de, Kasım Emin’i ondan yıllar sonra tashih
eder. Ne var ki 1908 yılında hayatını kaybeden Kasım
Emin’in azat kabul etmez bağlıları ezberlerini
Kasım Emin, hiçbir Müslümanın cüret edemeyeceği
bir şeye imza attı ve alenen Allah’ın ayetlerini tahrîf etti. “Ey Peygamber Hanımları! Siz, kadınlardan
herhangi biri gibi değilsiniz”9 ayet-i kerîmesinden
hareketle Kur’an-ı Kerîm’deki “hicab” ayetlerinin Allah
Rasûlü’nün eşleriyle alakalı olduğunu ileri sürdü.
“Peygamber’in hanımlarından bir şey istediğiniz
zaman perde arkasından isteyiniz.”10 ayetindeki “ هُنَّ /o
kadınlar” şeklindeki zamirin de Ezvâc-ı Tâhirât’a
döndüğünü, dolayısıyla tesettür bağlamındaki bütün
emir ve nehiylerin Efendimiz’in eşleri ile alakalı olduğunu
başka kadınlar için geçerli olamayacağını savundu.
Kasım Emin, ayetleri bağlamından kopararak;
İslâm’la, İslâm’ı alet ederek savaştı.
Kasım Emin, Batı’yı tezkiye memuru kadrosunda
tahrîf hizmetlerine devam eder. Nasslardan hareketle
konuşan ulemâya karşı, sırtını Batı’ya dayayan bir Mısırlı
olarak, “Bu kadar da olmaz.” dedirten ikinci kitabı
“el-Mer’etu’l-Cedîde’’yi (1900) kaleme alıp inhirafı
sidre-i müntehâ’ya kadar taşır.
Fransa’da okuyan fakat sadece Batı’nın “gör” dediğini
gören Kasım Emin, eşi ve annesi de içinde olmak
üzere kadın cinsinden her varlığı “satılacak bir mal”
olarak telakki eden Batı’nın aklıyla İslâm’a döndü ve
‘‘Özgürleşmesi için kadın açılmalı.’’ dedi. Çünkü açılan
kadın şehvet tacirleri tarafından keşfedilecek ve
farklı zaviyelerden “meta” haline getirilecekti. Kasım
Emin’in önceki köle tacirlerinden tek farkı, kadına
köleliği “hürriyet zarfı” içerisinde takdim etmesiydi.
Geçen asra kadar kadını insanla hayvan arasında
bir yerde tanımlayan Batı, İslâm coğrafyasından aldığı,
adını koruyup aklını devşirdiği araştırmacılarla
İslâm kadını üzerinde de operasyon