bazen düşünürüm, ne kadar garip mahluklarız? hepimiz ömrümüzün kısalığından şikayet ederiz; fakat gün denen şeyi bir an evvel ve farkına varmadan harcamak için neler yapmayız?
insanlar niçin yalan söylerler ve iftira ederler? benim naçiz kanaatima göre, iftira sade çirkin değil, aynı zamanda gülünç ve âciz bir şeydir de. insan tabiatı iktizasınca birbirlerini kötülemek isteyenler sadece düşmanlarının hayatlarına baksınlar, yeter. çünkü her insanın hayatında hiçbir muhayyilenin icat edemeyeceği kadar aksaklık vardır ve bu aksaklıklar o insanla beraber yetişmiş, büyümüş şahsî, nevi kendine mahsus şeylerdir. kul kusursuz olmaz, sözü sırf bunun için söylenmiş bir sözdür. bu hikmetin gösterdiği yoldan gidip karşımızdakini tanımağa çalışacağımız yerde iftiraya kalkmak, âdeta pazar malıyla giyinmeğe benzer.