Söylememiş olabilirim Jonas, ama burada olsaydın emin ol şu an yazıyor olmazdım.
Sence bu seyahat bizi ayırıyor mu, yoksa yakınlaştırıyor mu? Ben de bir seyahate çıktım. Bu seyahate. Defter altında yirmi bin fersah. Varış noktası olmayan bir yolculuk. Sonu olmayan bir kuyruk. Amacı olmayan bir bekleme salonu. Ne zaman biter bilmiyorum. Nereye varırım bilmiyorum. Ya da varır mıyım? Nereye gidiyorum?
....
Kimsenin onu anlamadığını düşünüyor. Bu anlaşılmama hissi ona başka bir boyut katmış gibi duruyor. Belki de bu yüzden uzaklaşıyor, bu yüzden kaçıyor. Ama insan kendinden kaçamadığı sürece neyden kaçabilir?
....
Havayı alt etmek çok kolay. Pencereyi kaparsın, ceketinin fermuarını çekersin. Ama deniz yenilmezdir. Poseidon bu anlamda bir kurgu. Bu yüzden bana göre Yunan tanrılarının en görkemlisi o. İlyada'da ona denizi bahşederler. Al, işte burada. Denizin dalgaları: defterinin mavi çizgileri. Rüzgar lehine eserse bu çizgiler seni kıyıya yaklaştırabilir.