Eda

Eda
@edadaizm
216 okur puanı
Nisan 2017 tarihinde katıldı
3/10
·375 syf.·
2020 197. kitabı
Eveet. Serinin son kitabını da bitirmiş bulunmaktayım. Seri hakkında konuşmak istiyorum öncelikle. Ay Günlüğü serisi çok sevdiğim serilerden birisi oldu. İçinden en sevdiğim kitap ise Winter en sevmediğim ise serinin ikinci ek olan ve son kitabı olan Uzak Yıldızlar. Kendi ayakları üzerinde durabilen güçlü kadın karakterlerle donatılmış bir eser yazmayı başarmış yazar. Gerçekten diğer genç kurgu eserlerde olan kadını yerme ve erkeğin üstün tutulması gibi bir durumun olmamasına bayıldım. Bu yüzden ayrı bir sevdim tüm seriyi bir haftada okudum. Tam bir genç kurgu.Okurken çok düşünmeden kendinizi maceranın içine bırakabileceğiniz bir seri. Kısaca bu eser hakkında konuşmak gerekirse de tüm ana karakterlerin yolları kesişmeden önceki yaşamlarına dair kısa kısa kesitler verilmiş ama bilmediğimiz bir yaşamları yoktu oysa bildiğimiz olayları daha genişletip önümüze sunmuş yazarımız.
Uzak YıldızlarMarissa Meyer · Artemis Yayınları · 20231,883 okunma
Reklam
8/10
·421 syf.·
2020 192. kitabı
Marissa Meyer'in yazmış olduğu Ay Günlükleri serisinin ilk kitabı olan Cinder, Sindirella'nın geleceğe uyarlanmış hali. Beklediğimden çok daha iyiydi. Oldukça akıcı bir şekilde yazılmış ve okurken kendinizi kaybedeceğiniz bir kitap. Kendi ayakları üzerinde durabilen güçlü bir kadın karakter yazmayı başarmış yazar. Bu yüzden ayrı bir sevdim tüm seriyi bir haftada okudum. Tam bir genç kurgu.Okurken çok düşünmeden kendinizi maceranın içine bırakabileceğiniz bir seri. Kitabın arka kapağında ise "Gelecekte de masallar bir varmış bir yokmuş diye başlıyor." şeklinde bir cümle var.Çok hoşuma gitti.
Edebiyat
CinderMarissa Meyer · Artemis Yayınları · 20237,1bin okunma
4/10
·240 syf.·
2020 176. kitabı
Agnes Michaux’un derlemiş olduğu “Kadın Düşmanı Sözlük” kitabında, kitabın arka kapak yazısında ve Yiğit Bener’in yazmış olduğu ön sözde karşımıza ne çıkacağını bize göstermiş durumdadır. “Bu sözlükte derlenen kadın düşmanı zırvaları yumurtlayanlar cahil, ilkel, kaba, maço, sıradan erkekler değil de tarihte iz bırakmış, hatta hepimizi büyüleyen önemli edebi yapıtlar vermiş, başka haklı davaların savunuculuğunu yapmış, üst düzey eğitimli, akıllı, kıvrak zekalı insanlar olduğunda, sadece gülüp geçmek kolay değil elbette.” diye yazıyor kitabın arka kapağında. Kitabı sıkıla sıkıla zorla bitirdim. Yarıda bırakmayı ise çok düşündüm. Benim düşüncelerime oldukça zıt olan bu düşüncelerin birleşimini okumak ruhsal bir bunalıma soktu açıkçası. Kadınları,kadınlığı aşağılayan iğrenç sözlerle dolu. Kadınlarla ilgili düşüncelerin yıllardır çok da değişmediğini görmek ve bunun severek okuduğumuz yazarlar tarafından yapılan aşağılanmaların olduğunu görmek beni oldukça üzdü. Yüzyıl farkından diye düşünmek istiyorum. Ancak şu anda bile böyle düşünen insanların olduğunu bilmek beni derinden üzüyor.
Kadın Düşmanı SözlükAgnes Michaux · Can Yayınları · 2011137 okunma
8/10
·56 syf.·
2020 168. kitabı
Zacharius Usta, Cenevre’de kusursuz saatler yapan, ünü ülke dışına taşmış bir saat ustasıdır. Saatlerini, ruh ve bedenin kusursuz birlikteliğine benzetir. Kızı ve çırağı ile dünyaca meşhur saatlerini yaparken işler değişir. Birden yaptığı saatler zamanı yanlış göstermeye başlar. Kendisini hatta zamanın tanrısı olarak gören Zacharius Usta, saatleri durup müşteriler saatlerini geri getirdikçe kibrinin kurbanı olur. Olaylar böylece gelişmeye başlar. Kısacık bir kahve molasında okuyup bitirilecek bir kitap. Okurken akıcılığı sayesinde ne ara bittiğini anlamayacaksınız bile. Çok severek okudum.
Zacharius UstaJules Verne · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202124,9bin okunma
POSTMODERN HESAPLAŞMALAR
8/10
·90 syf.·
2020 133. kitabı
Postmodern Hesaplaşmalar serisi arka kapağında yazdığı gibi, milenyumdan psikanalize, kuantum kuramından kaçıklık kuramına kadar bir dizi temayı işleyen bir seridir. Postmodern Hesaplaşmalar serisinin devamı niteliğindeki bu kitap,yaşanmış bir olaydan yola çıkarak Holocaust'u inkar eden bir kişinin Yahudi bir yazara karşı davasını kaybetmesini konu baz alarak buradan Holocaust'u inkar etmenin aslında tarih dışılık olduğunu savunuyor. Britanya basını, 2000 yılında, ''Irving Davası'' diye adlandırılan bir davayla dolup taşmıştır. Deborah Libstadt'a karşı açılan bu dava hakkındaki görüşlerden ve taraflardan yola çıkarak Holacaust'u ve savunulan görüşleri bize anlatıyor. ''Postmodernizm, bana göre, onu var eden kültürün köklerine inerek, Holocaust'u anlamamıza hizmet eder.'' Bu alıntıda yazarın bize dediği gibi Postmodernizm'i anlamak aynı zamanda onun köklerinden olan Holocaust'u da anlamamızı sağlar. ''Holocaust'un inkar edilmesi, kabaca, İkinci Dünya Savaşı sırasında yaklaşık 6 milyon Yahudi'nin Nazi katliamına kurban gitmesi gibi bir olayın gerçekleşmediği iddiasıdır.'' Holocaust inkarcılarını ''şiddetli inkarcılar'' ve ''ılımlı inkarcılar'' olarak ikiye ayırmaya çalışmışlar ancak bu iki grupta tamamen iki ayrı grup olamaz. Tarihin doğasını, geçmişi nasıl incelediğimiz ve anlattığımız, dilin ve yazının doğasına kadar her şeyi irdeliyoruz bu minicik kitapta. Bir günde sindire sindire okunduğunda sizi değişik pencerelerden olaylara bakmanızı ve postmodernizm ile Holocaust hakkında başlangıç denebilecek bilgilerle sizin donanmanızı sağlıyor. Okumanızı tavsiye ederim.
Postmodernizm ve Holocaust'un İnkar EdilmesiRobert Eaglestone · Everest Yayınları · 200215 okunma
Reklam