Kitabın içindeki hikayeler insanın içini irdeleyişi kadar Doğunun insanlarını gerek coğrafi ve yer yüzü şekilleri yapısından bir öykü kadar ineceleme ve anıyı da ele almış,yazar.
İnsan akıllı iken de yokluğun,insansızlığın,kimsesizliğin ağına düşüp delirebilir. Bizi delirten nedir. Delirmek nedir. Altıncı koğuş kitabının ismini okuduğumda bana cezaevini hatırlatan ama akli dengesini yitirmiş olarak adlandırdıkları insanların kaldığı odaları tasvir eden mekan. İnsanların kalıplara sığdırdığı düşüncelerle etiketlere maruz kalan insanlar ve var olmasını istedikleri deli hastanesi, hiçbir zaman onların iyileşebileceklerinin mümkün olmadığına kendilerini inandıran yönetim ve halkın. Acımasızca hüküm yemiş insan muamelesi gören bir kaç yalnız ve acılarla kaybolmuş insan hayatı.Aslında deliren diye bir şey yoktur. Delirtenler vardır insanı. İnsanın maruz kaldığı unsurlar,çevre,koşullar.”İnsan kaderi,olduğu yerle birlikte kendine sürüklenir”bir dergide okumuştum tamamıyla bu kitabı hatırlattı bana.
Kitap kuyruklu hikayelerden oluşuyor.Aynı bir kuyruklu yıldızı canlandı zihnimde.
Ben daha çok yabancı hikaye ve kurgulara alışıklığımdan dolayı,başlarda akıcılık kazanmadı benim nezlimde.Sonlara doğru kişinin hayatını,kendini buluşunu hep aramakla ve gidişlerle ve yolculuklar bulduğu,bulmaya çalıştığı çıkarımları,çok güzeldi.
Simyacı kişinin kendi menkıbesini ve yüreğinin anlam arayışını tekrar tekrar insanı sorgulatan çok fazla metafor ve sembollerle dolu, bu doluluğunun okurken akıcı ve aktarıcılığına hiç olumsuz etki göstermemesi oldukça başarılı.Masalsı anlatımı, nehir gibi akan. Büyük bir hevesle elime alıp büyük bir aşkla bitirdim ve insana aşk kelimesini tekrar tekrar sorgulatan. Ararken aradığını bulmak mı? Arayışdayken aradığını bulmak mı? Yazarın diğer kitaplarını okumak için heyecanla sipariş vereceğim.
Toplumun farklı kesiminden ve farklı ekonomik koşullarla yaşayan insanları eşitleyen ölüm.Herkeste farklı duygu,farklı tepki.Hepsinin kabullenişi ve işi ve parayı,hayata dönüşü ölen kişiden üstte tutmalarının tek nedeni gerçek ve öz sevginin olmayışı.