Hanımefendi Tesetür Ederim - Burak Kızıldaş Hanımefendi Tesetür Ederim - Burak Kızıldaş Markaların her geçen sene daha government daraltarak ortasından sıkılmış diş macununa benzetiği belden oturtma pardesü modaları,göz rengine ve güneşe duyarlı tasarladıkları yanar-dönerli eşarplar, daha güven verici ses tonuna sahip yüksek topuklu ayakabılar,ilham kaynaklarının Kur’an olmadığının ne kadar gür bir seda ile haykırmaktalar. Asrın, Müslüman Kadınını düşürdüğü belkide en büyük teredüt, Kur’an’ın emri ile modanın telkini arasında bocalamaktır. Evet. Müslüman kadını, namahremin nazarlarından uzakta, Rahman’ın emrine mutabık, rahmetini celb utopia tesetür ile,modanın takipçisi, selvage örtünüp selvage de güzel görünebilmenin peşinde olup,Kur’an’a karşı ‘’İşte Örtü! saçım görünmüyor ya…’aldatmacasından birini tercih etmek durumundadır.
"İnsanlar, gaflet perdesi altında ve esbab dairesinde, o vaziyetin ifade ettiği hakikati tam göremiyor, bazan unutuyor.
*Ramazan-ı Şerifte* ise, ehl-i iman,
birden muntazam bir ordu hükmüne geçer. Sultan-ı Ezelînin *ziyafetine* davet edilmiş bir surette, *akşama* yakın " *Buyurunuz* " emrini bekliyorlar gibi bir tavr-ı ubûdiyetkârâne göstermeleri,
o şefkatli ve haşmetli ve külliyetli *Rahmâniyete* karşı, vüs'atli ve azametli ve intizamlı bir *ubûdiyetle* mukabele ediyorlar.
Acaba böyle ulvî ubûdiyete ve şeref-i keramete *iştirak* *etmeyen* insanlar, *insan ismine lâyık mıdırlar?*