• Doğadaki tüm sırları aydınlatabilirsin, ama insan beyninin içindeki sırlar karanlıkta kalmaya devam eder.
    Mehmet Atılgan
    Sayfa 398 - Panama Yayınları
  • Toy ve şölen ziyafetlerini yapan bazen de diğer beylerdi. Bir oğlu olmak isteyen, bir toy yaparak koyundan koç, attan aygır, deveden buğra kırdırır, tepe kadar et yığar, göl gibi kımız sağdırır, bütün İç Oğuz'u, Taş Oğuz'u davet eder, aç olanı doyurur, çıplak olanı giydirir, borçluların borcunu verirdi.
    Ziya Gökalp
    Sayfa 33 - Ötüken Neşriyat
  • "Yalıtık durumdayken belki üstün bir aşamada bulunan birey, kitlede barbar bir kişiye dönüşür, yani içgüdüleriyle davranan bir varlık olup çıkar, ilkeller gibi içinden geldiği gibi hareket eder, ansızın parlar, vahşice eylemlere girişir, coşkulara ve yiğitlik gösterilerine kaptırır kendini."
  • "Cesur Yeni Dünya bakış açınıza göre ya kusursuz bir dünya ütopyası ya da onun çirkin bir zıttı, bir distopyadır: sakinleri güzel, hastalıklarla endişelerden uzak ve muaftır, ama kabul edilemez bulacağımız bir şekilde. "Ütopya" bazen "yok yer" anlamına gelir, Yunanca "ou-topos" kelimesinden türetilmiştir; bazılarıysa onu 'euro'daki eu(yu) sesiyle telaffuz eder, bu durumda da "sağlıklı yer" veya "güzel yer" manasına gelir. Sör Thomas More 16. yüzyılda kaleme aldığı Ütopya adlı eserinde kelime oyunu yapıyor olabilir: Ütopya, güzel ama var olmayan bir yerdir."
    -Margaret Atwood
  • İslam emrettiği bir şeyi orta yerde bırakmaz.Onun sınırlarını en güzel şekilde çizerek,insanların hevalarıyla baş başa bırakmaz.Bir şeyi Allah subhanehu ve teâlâ emretmiş olsa dahi,onu istediğiniz ortamda yerine getiremezsiniz.Allah’ın emirlerinin icra edildiği ortamlar da, o emirler gibi temiz olmalıdır.

    Namaz Allah’ın subhanehu ve teâlâ emridir.Yeryüzünün her yeri ‘temiz’ olmak kaydıyla bu ümmete mescid kılınmıştır.Bu işe tahsis edilmiş mescidler en şerefli ve Allah’ın en sevimli mekanlarıdır.Mescidler dahi bozuk amaçlarla kurulduğu vakit orada namaz olmaz.

    “Zarar vermek,inkarı(pekiştirmek),mü’minlerin arasını ayırmak ve daha önce Allah’a ve elçisine karşı savaşını gözlemek için mescid edinenler ve:’Biz iyilikten başka bir şey istemedik’ diye yemin edenler (var ya),Allah onların şüphesiz yalancı olduklarına şahitlik etmektedir.Sen bunun (böyle bir mescidin) içinde hiçbir zaman durma.Daha ilk gününden takva temeli üzerine kurulan mescid,senin bunda (namaza ve diğer işlere) durmana daha uygundur.Onda,arınmayı içten-arzulayan adamlar vardır.Allah arınanları sever.” 9/Tevbe,107-108

    Müslümanlar zarar,küfür ve tefrika üzere kurulmuş bir mabedde,dinin temeli olan namazı dahi kılamazlar.Çünkü temiz olan eylemler,temiz olan mekanlarda rızaya muvafakat eder.

    Acaba “Oku!” emrinin icra edileceği -bu cürmü işleyenlerin zannına göre- kurumlar hangi amaç ve hedefler gözetilerek kurulmuştur ? Bu sistemin ve kurumların sahiplerinden dinleyelim ...

    Milli Eğitim Kanunu (Madde 2): “Türk milli eğitiminin genel amacı,”Türk milletinin bütün fertlerini,Atatürk ilke ve inkılâplarına ve Anayasada ifadesi bulunan Atatürk milliyetçiliğine bağlı,Türk milletinin ahlaki,insani,manevi ve kültürel değerlerini benimseyen,koruyan ve geliştiren,ailesini,vatanını,milletini seven ve daima yüceltmeye çalışan,insan haklarına ve anayasanın başlangıcındaki temel ilkelere dayanan demokratik,laik ve sosyal hukuk devleti olan Türkiye’ye karşı görev ve sorumluluklarını bilen ...”

    Milli Eğitim Genel Amaçları (Madde 5): “Milli Eğitim amaç ve ilkeleri doğrultusunda,öğrencilere Atatürk ilke ve inkılâplarını benimsetme,Türkiye Cumhuriyetinin anayasasına ve demokrasinin ilkelerine... İnsan hakları,çocuk hakları,başkalarının haklarına saygı ... Birey olma bilinci kazandırabilmektir.”

    Şimdi soralım: Neden buralara ‘Tağutlara kulluğun modern mabedleri’ dediğimiz anlaşılıyor mu ? Ve bu cürmü “Oku!” emrine mâl edenler;bu kurumların “Oku!” emri için münasip yerler olduklarından emin mi ?

    Sabit bin Dehhak radıyallahu anh anlatıyor:”Bir adam Allah Rasûlü’ne geldi:’Ben Buvane mıntıkasında bir deve kesmeyi adadım’ dedi.Allah Rasûlü:’Orada cahiliye putlarından,ibadet edilen bir put var mı ? diye sordu.’Hayır’ dediler.’Öyleyse adağını yerine getir’buyurdu.”

    Adak;İslam’ın yerine getirilmesini emrettiği ibadetlerdendir,ancak her mekanda bu emir icra edilmez.İbadet edilen putlardan ve cahiliye bayramlarından temizlenmiş mekanlarda ancak yerine getirilebilir.

    Allah’ın “Oku!” emrine binaen okulları imar ettiğini iddia edenlere biz de soralım:Bu emri yerine getirdiğinizi iddia ettiğiniz mabedlerde put ve şirk bayramları var mı ?

    Şayet varsa;sizler neden orada bulunuyorsunuz ? Okul ve put... Okul ve cahiliye bayramları... Kalbinde zerre hayat,vicdanında ise hayâ olan insanın yüzünün kızarmaması mümkün mü ? Buralar puthanelerdir.Bahçe de,sınıfta,koridor da,kitaplar da,dersler de,okul alet ve edevatıda,her yerde büyük tağutun putu vardır.Tazim edilecek şekilde yükseğe asılmıştır.Ve her sabah ona ibadet edilip,bağlılık yemini yapılır.Onun putunun önünde,saygı içerisinde,kıpırdamadan,hep beraber,aynı usül ve lafızlarla... Yaradan adına,bu ibadet değilse,ibadet nedir ? En katı mezhepler dahi namazda üç harekete müsaade etmişken,tek hareketin disiplin ve kınama,bazen de dayak nedeni olduğu bu törenin adı nedir ! Bu ibadet değilse,Mekke müşriklerinin Allah’a yaklaşmak adına,Allah’ın subhanehu ve teâlâ Salih kulları önünde yaptığı seremoniyi de şirk eylemi olarak adlandırmayın siyer okumalarınızda (!)

    Ya bayramlar ? Tağutları övdükleri gibi,onların İslam dinine zarar vermek adına yaptıkları eylemleri bayram ve etkinlik adına kutsarlar ... Bu bayramlar,cahiliye bayramları gibi eğlenceden ibaret değildir.Hazırlıklara belli bir zaman önce başlanır,bir plan ve program dahilinde yapılır.Özel geçit tâkı hazırlanır.

    Örnek olması açısından;Cumhuriyet’in kuruluşu bayram olarak kutlanır.İslam aleminin yas günü olması gereken bir gündür oysa... Sembol olduğu şey;İslam’ın yönetimden kaldırılması,yerine beşeri yönetime geçilmesidir.Bu,bayram olarak kutlanmaktadır! Tağut bu fiilinden dolayı övülmektedir.

    Bu tağutun helak olduğu gün yas tutulur.Buna yönelik etkinlikler yapılır.2007 yılının 10 Kasım’ında bir öğretmen çocuklara şu şiiri ezberletmiştir:

    Karanlığa güneşsin
    Bir sönmeyen ateşsin
    Sen ilahlara eşsin
    Benim sevgili atam

    Bu olay bir velinin fark etmesiyle basına yansımıştır.Tabi çocuklar ezberledikten sonra...

    Bunda şaşılacak bir şey yoktur.Sistem amacını açıkça ilan etmiş,bunu yönetmelikte belirtmiştir.Yapılan tüm etkinlikler ve müfredat bu doğrultudadır.Şaşılacak olan,işlediği cürmü Allah’ın subhenahu ve teâlâ “Oku!” emrine mâl edenlerin halidir.
  • Çünkü onlar bilgisiz, ahmak değillerdi. Cafer b. Ebi Talib Necaşi’ye Kureyşlilerin kabalıklarını, vahşiliklerini anlatırken, ölmüş et yer, komşuya kötülük eder, haramları helal sayar, birbirimizin ve başkalarının kanını dökerdik...” diyerek Cahiliyye'nin barbarlığına vurgu yapmıştı..“
    Mehmet Azimli
    Sayfa 14 - 3.Basım Haziran 2016
  • Olanakların küçülmesi hayatta enerjinin iki katına çıkması şeklinde tezahür eder.