• 152 syf.
    ·2 günde·8/10
    Okuduğum hoş kitaplardan biri daha. Okuyanlar arasında elbette "sebebi neydi" diye soracaklar da çıkacaktır. Ama Edgar Keret'in hikayelerinin anlamsızlığı, saçmalığı, neden/sonuçsuzlukdaki o garip tad, birçok ünlü yazardan daha fazla etkiliyor insanı. Hepsi değil tabi,sırf eğlenmek için yazdığı hikayeler de var. Camus'dan sonra kendimden bir şeyler bulduğum başka bir yazar. Günlük hayattan uzaklaşıp, kafa dağıtmak için birebir.
  • 152 syf.
    Edgar Keret, İsrail li bir yazar. Bu kitabında da kısa kısa , üc beş sayfalık hikayeleri bir araya getirmiş. Bu hikayeleri farklı kılan ise karah mizahla yazılmış olması. Hayal ile gerçeği ustalıkla bir araya getirmiş yazar ve her hikayenin sonuna da vurucu ,oyunbaz bir mesaj bırakmış.

    Benim en çok etkilendiğim hikaye ise DOMUZU KIRMAK isimli olandı.
    Hikaye kısaca şöyle:
    4,5 yaşlarında bir çocuk, babasından bir çizgi film karakterinin oyuncağını ister. Baba ise her istediğini öyle kolayca elde edemezsin önce al şu kumbarayı içine biriktir paralarını , o biriken para ile alırız istediğini der.
    Her gün çocuk, sevgili domuz şekilli kumbarasını , sütünü içtiği için aldığı madeni para ile besler.
    Sonra artık kumbara tamamen dolup, ağırlaşınca babası, "Hadi al şu çekici ve kır kumbarayı, sen bunu hak ettin , o oyuncağı artık alabiliriz "der.
    Çocuk birden kötüleşir ve " Nasıl yani her gün beslediğim , arkadaş olduğum bu domuzu kendi ellerimle parçalayacak mıyım?"
    Duygusal bir bağ kurduğu domuzcuğa ,bunu yapmak ona zor gelir. Babasına der ki "Bir para daha atmak istiyorum, son bir para, onu da atınca yarın kırarım."
    O gece herkes uyuduğunda küçük çocuk, tarlaya kadar yürür , içi para dolu domuzcuğu orada bırakır ve şöyle der:
    " Artık korkmana gerek yok, seni kurtardım burayı seveceksin"
    Bu hikaye çok düşündürücü...
    Küçücük çocukların iç dünyalarının, duygularının nasıl da , büyüklerden farklı işlediğini bir kez daha gösterdi bana...