Bir çok kitabı içindekiler gerçekten yasanılmış mi diye merak edip araştırırken bu kitapta hic araştırma yapmadan içindekilerin yaşanmış olduğunu bilmenin heyecanı vardı.
Yazarın ilk kitabı;biraz bu yüzden biraz da yaşanmışlıkların anlatılması yüzünden acaba arabeske kaçar mı korkusundan itiraf etmeliyim ki biraz kaygılı başladım kitaba. Ancak yazar o kadar içten ve güzel anlatmış ki daha kitabın başlarından itibaren bu kaygılarım uçup gitti.2 gün boyunca sanki aileden bir birey gibi onlarla yaşadım.Her an, kendi benliğinden taviz vermeyen, ayakları üstünde durmaya çalışan ve çağ,şehir farketmeksizin kadını yok sayan anlayışa direnen Leyla oldum.
Leyla'yı hepimiz tanırız aslında. Ömründe en az bir Leyla ile tanışmayanımız olmamıştır.Leyla bir kadındır. Leyla acı çeken bir kadındır.Zaten kadın demek acı ile eş anlamlı bir kelime olmamış mıdır? Leyla direnen bir kadındır.Varlığıyla, benliğiyle acılarını koynuna doldurarak direnen bir kadın. Leyla'ya yas tutma hakkı bile vermediler.Umut ediyorum ki direnen Leylalar sayesinde tüm kadınlar özgürce ve gönüllerince yaşayıp istedikleri gibi yaslarını da tutabileceklerdir.
Kitapta sevdiğinin ardında kalmanın verdiği, yaşattığı duyguları bol bol bulacak iliklerinize kadar hissedeceksiniz.Marquez'in bir kitabında oğullarını kaybeden Albay'ın karısı Albay'a "biz de oğlumuzun yetimiyiz" demişti. Bu kitabı okuyunca ben de aslında "herkes sevdiklerinin yetimidir" diye düşündüm.Bizi ardında bırakıp gidenlerin yetimiyiz;hem de analarımız-babalarımız yaşarken.
Okuduğum için Leyla ile tanıştığım için mutlu oldum.