"-Aydın olmak, modaya uygun elbise ve şapka giymek, kolalı gömlek giyinmek demek değildir. Aydın kesim, milletin beyni durumundadır. Millet sizi iyi bir eğitim aldıktan sonra yüksek bir gelir elde edesiniz ve geceleri kahvehanelerde iskambil veya domino masasının başına geçip eğlenesiniz diye okutmamıştır. Böyle olanlar gerçek aydın olamazlar. Onlar aydınların küflenmişidirler.
Okumuş kesimin hepsi millî düşünceyi geliştirmek, millî vicdanı uyandırmak ve millî iradeyi güçlendirme zorundadırlar. Köylülere, işçilere ve kasaba halkının aşağı tabakalarına nasıl daha iyi yaşayabileceklerini gösteriniz!..
......
Milleti, her işi zamanında yapmaya, disiplinli ve düzenli çalışmaya alıştırınız! Kendisinin ve başkalarının haklarına saygılı olmayı öğretiniz!
Bütün bu işlerde millete bizzat siz örnek olunuz! Kendi aranızda ve halk ile ilişkilerinizde daima eğitici bir rol üstleniniz!
........
Bunları eğitmek ve medeniyette daha tecrübeli milletler ailesi arasına sokmak sizin görevinizdir.
Unutmayınız ki, milletin cehaleti, kabalığı, sarhoşluğu, hastalıkları, perişanlığı... bütün bunların hepsi sizin kendi utancınız ve suçunuzdur!"