"Yaşadığım her şeyi unuttum, hayatımı sanki hayal meyal bir yerlerden duymuş gibiyim. Yaşayacağım şeyler ve olacağım kişi bana hiçbir şey hatırlatmıyor, sanki hepsini yaşamış ve unutmuş gibiyim."
"Hayat bize hapishane hücresinden başka bir şey vermiyorsa, unutulmuşluğumuzu düşlerimizin gölgeleri ve renkli desenleriyle, duvarın durgun yüzeyine kazıyarak en azından bize verilen hücreyi süsleyelim."
"Ümidinizi kelimelere döktüğünüzde kulağa mantıklı geliyordu fakat kaldırımda yanınızdan geçip giden insanların yüzlerine baktığınızdaysa bir inanç meselesi olmaktan ileri gitmiyordu."
"Asıl korkutucu olan, sizi farklı düşündüğünüz için öldürecek olmaları değildi; gerçekten haklı olmaları ihtimaliydi. En nihayetinde, iki artı ikinin dört ettiğini nereden biliyorduk ki? Ya da yer çekiminin var olduğunu? Geçmişin değiştirilemez olduğunu? Eğer geçmiş de dış gerçeklik de sadece zihnin için de var oluyorduysa ve zihnin kendisi de kontrol edilebilecek bir yapıdaysa o zaman ne olacaktı?"