Eda

Bir şey vardı, olmalıydı, bir yer olmalıydı, hah, diyeceği, burasıymış, bunlarmış, benzerlerim ya da benzemezlerim, bunca aradığıma değdi.
Sayfa 169·Kitabı okudu
Reklam
Toparlanıyorum. Çünkü dağıla dağıla toparladım yıllar içinde kendimi, bunca dağınıklığa toparlanmak denirse.
Sayfa 133·Kitabı okudu
bu da bir savunmaydı, başkasına hiçbir durumda gereksinimim yoktu işte - ezersem ben ezerim kendimi, ezelden beri.
Sayfa 128·Kitabı okudu
Hepimizde bir sarsaklık - sarkan bir şeyler var hayatlarımızda. Buluştuğumuzda buluşmuyor, yalnız kalmıyoruz ayrıldığımızda. Kendimizle bile. Kendimizden dahi.
Sayfa 92·Kitabı okudu
Evet, evet... Yok olmak. Böyle patlayarak değil, içine çökerek, küçülerek, daha da küçük, daha da sıkışık, her an böyle içe gömülerek.
Sayfa 83·Kitabı okudu
Reklam