Yine de bazı geceler başı dimdik dönmek eve, sokak lambalarının ışıttığı konik sisin pusun altından (eldeki sahne ışığımız bu, neylersin) bir başına yürüyerek geçmek, kendini dışarıdan görmek, kendi saçını okşamak -bir başkası oksasa bu kadar sevinç duymaz- sevinçli bir hale neden oluyor içinde.
Çocukluğundan beri, ne yapsa ne etse, bir şeyler hep eksik hep az, hep zaman lazım, vaat ettiklerini gıdımla veren zaman. Hep varacak gibiyken düşmek, gülecek gibiyken ağlamak, açacak gibiyken solmak.