Ankara'ya geliyor, onunla Ankara'nın bir denize, bir göle ya da heybetli bir dağa çıkmayan ama bir özleme, bir hatıraya çıkan sokaklarında el ele tutuşup dolaşıyorlar.
Sulhi'yle Hasan'ı yakınlaştıran tek şey şiire, edebiyata olan tutkuları değildi. Bir kere ikisi de Ankara'yı çok seviyordu. Geceleri, neredeyse sabaha kadar çılgınlar gibi şehri dolaşmaları bu sevgidendi. Bir yaz gecesi Gar'daki ANKARA tabelasına uzun, uzun, çocukça bir hayranlıkla bakmışlar, sonunda Hasan,"İşte Sulhi, her şey burada yaşandı ve yaşanacak." demişti.