Ben diğer arkadaşların tersine kitabı beğendim. Sadece yalın, heyecan yok, hatta duygusal ve depresif bir kitap.
Kitabın başrolü Arda isminde kadın arkadaşımız. 17 yaşındaki haliyle kitap başlıyor. Bölüm bölüm bir orta yaşlı haline bir genç haline gidip geliyor cümleler.
Arda'nın bir de abisi var Fırat. Fırat Esra adında bir kadını hamile bırakır. İki kardeşin İstanbul'a yolculuğu çocuğu aldırmak sebebiyle başlar.
Orada Ertuğrul diye arkadaşı vardır Fırat'ın. Onun evinde kalırlar.
Şimdi bir gençlik bir orta yaşlılık gittiği için Orta yaşlı halinde Arda'nın Ali diye biriyle evli olduğunu ve Emrah adlı oğlunu da kaza da kaybettiğini öğreniyoruz. Ama genç halinde de Ertuğrul'a sevdalandığını öğreniyoruz.
Biliyorum bende size atlaya atlaya yazıyorum ama inanın kitapta da öyle :)
Sadece Arda Ertuğrul ile tanışıp aşık olduğu zamanda birlikte oldular mı hangi ara Ali ile evlendi, çocuk sahibi oldu ve çocuğunu kaza da kaybetti anlayamıyoruz. O arada ki 23 yıllık zaman dilimi anlatılmamış.
Kadının adı olmadığı gibi hayatta da yeri yokmuş o zamanlar. Adı olmayan kadının hayat karşısında kimseye boyun eğmeden, kimseye muhtaçlık duymadan dimdik kendi savaşını kendi verdiği hikayesini anlatan bu kitabı okumanızı tavsiye ediyorum.
Hayatınız sizin, siz bu dünyaya bir kere geliyorsunuz ve kimsenin kölesi hizmetçisi değilsiniz. Kitabın yazıldığı zamanlar daha zor olsa da kadınlık şimdi daha özgürce (nispeten!) hareket edebiliyoruz.
Kadının Adı YokDuygu Asena · Afa Yayınları · 19878,1bin okunma
Offff nihayet bitti. Elimde sürüne sürüne tam 2 ay oldu. Birşey anladın mı derseniz yok valla anlamadım. Tek anladığım yahudi takıntılığı ve ırkçılık. Herhalde bu kitaba hazır değilmişim.
KavgamAdolf Hitler · Mavi Çatı Yayınları · 201712,8bin okunma
Yumuşacık, içinizi ısıtıcak bir hikaye,roman. Emma'sıyla Sean'ıyla, Anne'siyle, Clo'suyla. Kankigillerin birbirlerine destek çıkmaları, sahiplenmeleri güzel işlenmiş.
Kitap Anne ve Richard'ın Miras partisinde Emma'nın erkek arkadaşı John'a araba çarpması sonucu ölmesiyle başlıyor.
Kabullenişler öfkeler krizler inkarlar. Ölümü kabul etmenin sürecinden geçip tekrar kendi hayatlarına döndüklerinde toparlanmışlardı. Zaten küçük bir kanki grupları olduğu için biri düşse biri tutuyordu.
Kitabın gidişatından bahsedersem zaten en önemli kısmı söylemiş olurum. Şunu söyleyebilirim güzel ilerledi. Sıkmadı. Hatta itiraf etmek gerekirse metro da olmasaydım kitabın sonlarına doğru ağlayacaktım :)
Tabiki mutlu son ile bitti beni de sanki bir huzur dalgası kapladı :)
Keyifli okumalar dilerim.
3 fidan, Che ile ilgili ve madımak olayı ile ilgili şiirler yazmış ve kitaplaştırmış. Güzel de yazılmış. 80 sayfa olduğu için bir çırpıda bitiyor. Keyifli okumalar.