a

a
@eevceen
•bemorethanthis.
universe
6 Haziran 1999
23 okur puanı
Eylül 2021 tarihinde katıldı
Lord Brandock Daha, yaratığın boyun kıvrımında, sırtını kafasına dayamış halde, zarif bir rahatlıkla oturuyor, bir ayağı yere değerken diğeri serbestçe sallanıyordu; ellerinde ise yıllar önce Gaslark tarafından ona verilmiş koyu patlıcan rengi keçi derisi ve altınla ciltlenmiş kitap vardı. Diğerleri konuşurken Zigg onun sayfaları aylak aylak çevirişini izliyordu. Mevrian'a yaslanıp kulağına fısıldadı, "Kardeşiniz, tüm dünyayı kontrol altına alıp boyun eğdirmek için yaratılmış ve buna muktedir, değil mi? Kanın ve tehlikenin adamı ancak yine de öyle bakılası bir güzelliği var ki mucize gibi durmuyor mu?" Leydi gözlerini oynattı. "Safi gerçek budur, lordum." dedi.
Sayfa 149·Kitabı okudu
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Daha değil, Daha'm.
Tepenin zirvesinde dikili Lord Brandock Daha'nın kalesi, derin ve geniş bir hendekle çevrelenmişti. Asma köprüden önceki kapı demir vakarlıydı ve zengince işlenmişti. Kuleler ve kapıcı kulübesi, kalenin kendisi gibi beyaz akiktendi, kapı önünden iki yanda duran devasa mermer hipogrifler en az beş adam boyundaydı; kanatları, toynakları, pençeleri ve yeleleriyle perçemleri altın kaplıydı, gözleri ise en saf parlaklıkta yakuttandı. Kapının üstünde altın harflerle şunlar yazılmıştı: Kibirliyse kapıma gelen, Korksun ve sakınsın o zaman, Lord Brandock Daha'dan.
Sayfa 147·Kitabı okudu
Lordum, Daha'm; sizi öyle çok seviyorum ki.
Brandock Daha ise güldü, (savaşması istenildi çünkü) "Prens, sizi öyle çok seviyorum ki (aslında savaşı) hiçbir şeyi reddedemem, sakalımın yarısını tıraş eder, hasat zamanına kadar pazen giyer, kıyafetlerimle uyur ve hanımımın kucak köpeğiyle günde yedi saat göstermelik konuşmalar yaparım."
Sayfa 133·Kitabı okudu
Lordum için cadı getirin, kanıyla doysun ruhu.
Lord Brandock Daha ise tıpkı beslenme vakti fazlasıyla gecikmiş, kafesteki bir panterin gezinmesi gibi güverte üzerinde geminin başından kıçına kadar bir aşağı bir yukarı geziniyordu. Bu sırada, uzun ve parlak kılıcının sapına eliyle dokundu ve kınının içinden kılıcını tıngırdattı. Uzun uzadıya Gaslark'ın karşısında durdu ve alaycı bir bakışla onu süzdü. "Ey Gaslark," dedi, "bu başımıza gelenler içimde, zihnimde fırtınalar uyandırıyor ve bedenimi melankoliyle deliliğin bizzat gelişine hazırlıyor. Bunun dermanı ancak dövüşmektedir. O yüzden, beni seviyorsan, Gaslark, kılıcını çek ve gardını al. Dövüşmeliyim, yoksa bu güçlü duygu beni tümüyle öldürecek. Dostuma kılıç çekmem acınasıdır fakat düşmanlarımız ile dövüşmekten manedildiysek başka ne seçenek kalıyor ki?" Gaslark güldü ve neşeyle onu kollarından tuttu, "Her ne kadar hoş bir şekilde sorsan da seninle dövüşmeyeceğim, diyarımın kurtarıcısı Lord Brandock Daha."
Sayfa 94·Kitabı okudu
Lordum, Brandock Daha'm.
Fakat Brandock Daha güldü ve yanıt verdi, "Seni serçe devesinden başka bir şeye benzemiyorum, ey Juss. Ona 'Uç' dediklerinde, 'Uçamam çünkü bir deveyim' diye cevap verir; 'Taşı' dediklerinde ise, 'Taşıyamam çünkü ben bir kuşum' olur cevabı." "Beni böyle kışkırtmaya devam edecek misin?" dedi Juss. "Evet," dedi Brandock Daha, "böyle ahmak gibi davranacaksan." "Tartışacak mısın?" dedi Juss. "Beni bilirsin." :)
Sayfa 216·Kitabı okudu