CAMPBELL: Kalp tarafından değil de toplum tarafından düzenlenen her evlilik de Amor’a karşı bu tür bir ihlaldi. Ortaçağ'daki saray aşkının mantığı da buydu. Kilisenin geleneğine doğrudan zıt bir yaklaşım. AMOR kelimesini ters okursanız ROMA olur; yalnızca politik ve sosyal niteliği olan evlilikleri savunan Roma Katolik Kilisesidir. Böylece bireysel seçimi geçerli kılan, benim mutluluğunuzun peşinden gitmek dediğim bu hareket [Trubador geleneği] meydana geldi.
Ama bu tehlikelidir de. Trubadur geleneğini anlatan Tristan destanında genç çift iksiri içip, İsolde'nin refakatçisi ne olduğunu anladıktan sonra Tristan'a gider ve “Ölümünü içtin," der. Tristan "Ölümümle bu aşk acısını mı kastediyorsun?" der-çünkü bu, insanın aşk acısı çekmesi gerekliliği, en önemli noktalardan biriydi. Bu dünyada, insanın yaşadığı bu özdeşleşmenin gerçekleşmesi mümkün değil.
Tristan diyor ki: "Eğer ölümümle bu aşkın ızdırabını kastediyorsan, bu benim hayatım. Ölümümle, bunun ortaya çıkması halinde alacağımız cezayı
kastediyorsan bunu kabul ediyorum. Ölümümle cehennem ateşinde sonsuza kadar cezalandırılmayı kastediyorsan, bunu da kabul ediyorum." Bu büyük bir şey.