Çünkü Yahudiler sadece İsrail devletini kurmak derdinde değil, ‘’ Büyük İsrail’’ devletini kurmak derdindedir. Şimdi ise geçmişte Filistin’de yaptıklarını bugün Anadolu toprakları içersinde yapmakta, toprak satın alarak kolonyal faaliyetlerine devam etmektedirler, bizler bu tutum karısında çok uyanık olmak mecburiyetindeyiz.
Yakın bir zamanda ibretlik bir hadise hepimizin gözleri önünde cereyan etti. Başı kapalı müfettişler bir Yahudi ilkokulunu teftiş ederken, Yahudi ve Siyonist öğretmen öğrencilere sorular soruyor ve öğrenciler de hep bir ağızdan cevap veriyor:
-Süleyman tapınağı’na inanıyor musunuz?
-İnanıyoruz.
-Tapınak nerede inşa edilecek?
-Mescid-i Aksa’da.
-Mescid-i Aksa ne olacak?
-Yıkılacak.
-Kudüs ne olacak?
-Tamamen Yahudi. Araplar ya ölecek ya köle olacak.
Müfettişler, “Ne güzel hepsini öğrenmişler.” diye memnuniyetlerini ifade ediyorlar. İşte bu düşünce ile mücadele etmek mecburiyetindeyiz. Filistin meselesinin çözümünde, Yahudilerden insaf ve izan beklemek beyhudedir. Onların anladığı tek lisan kuvvettir. Onlara anladıkları dilden konuşmanın vakti geldi de geçiyor..
Filistin direnişçi gençler doğuran bir anneydi. Her gün kurban verdiği şehitlerin bir yenisini doğuruyor, direnişe ve özgürlüğe olan vefasını gösteriyordu.