Yeni bir şehir kurmak isteyen Megaralılara bir kahin, "Körler Ülkesi'nin" tam karşısına yerleşmelerini söyler. Gelip bugünkü Sarayburnu'na yerleşirler. Sarayburnu; üç tarafı denizlerle çevrili, savunması kolay, Boğaz'dan geçen gemilerden vergi alınabilen ve balık açısından çok bereketli, harika bir yerdir. Bütün bu muazzam avantajları ve güzellikleri fark edemeyip hemen karşısına, yani Kadıköy'e (Kalkedon) yerleşen önceki göçmenler ise bu güzellikleri göremedikleri için efsanede "Körler Ülkesi" olarak anılmıştır.
Talihsiz adam
Gün, gün ölüyorlar. Ben ölünceye dek devam edecek ölümleri. Her biri, ölümü biraz daha yakınıma yıkıp ölüyor.
YAZININ ANATOMİSİ-Chapter 2: İLK BÖLÜM KARMAŞASI
Kitap gibi bir günden daha herkese merhaba sevgili 1K ahalisi. Görüşmeyeli nasılsınız? Ben maviyle, yıldızlarla ve geceyle kafayı bozmuş R. A. Süreyyâ. Bir önceki chapter’ımızda villainler hakkında
YAZININ ANATOMİSİ♧
Rivayete göre adada yaşayan güzel bir genç kız olan Tamar, kıyıda yaşayan yoksul bir gence âşık olur. Genç adam her gece Van Gölü'nün sularını yüzerek adaya gelir. Tamar da sevdiğine yol göstermek için elinde bir fener yakar. Bir süre sonra Tamar'ın babası bu gizli buluşmaları öğrenir. Bir gece feneri ele geçirir ve ışığı sürekli farklı yönlere taşıyarak genci şaşırtır. Fırtınalı gölde yönünü kaybeden genç, yorgun düşerek boğulurken son nefesinde "Ah, Tamar!" diye haykırır. Efsaneye göre adanın adı da zamanla bu sözden türeyerek Ahtamar ve ardından Akdamar hâline gelmiştir. Bazı anlatımlarda Tamar da sevgilisinin ölümünü öğrenince kendini göle bırakır.
Bir şair tanırım Onunki içler acısı Kalbini aslâ vermemiş Çalmışlar Kalbi eski bir efsanede saklı.
Kocalarını zehirleyen kadınlar! Efsaneye göre, Orta Çağ'da bir Fransız şehrinde kadınlar ilginç bir alışkanlık sürdürüyorlardı. Sabahları, evli kadınlar kocalarının kahvaltısına az miktarda zehir katıyorlardı; kocaları gece eve döndüklerinde ise panzehiri alıyorlardı. Bu, zehrin onlara zarar vermemesini ve olumsuz etkiler yaratmamasını sağlıyordu. Bu uygulamanın özel bir amacı vardı: Eğer kocalar eve dönmekte gecikirse, panzehirin verilmesi geciktiği için mide bulantısı, baş ağrısı, depresyon, kusma, ağrı veya nefes darlığı gibi belirtiler ortaya çıkacaktı. Erkek ne kadar uzun süre evden uzak kalırsa, o kadar hastalanacaktı. Eve döndüğünde, karısı fark ettirmeden panzehiri veriyor ve adam hızla kendini daha iyi hissediyordu. Bu numara, evden uzak kalmanın rahatsızlık yarattığı izlenimini veriyor ve kocaları evlerine ve eşlerine daha çok bağlanmalarını sağlıyordu.