Kübra Efiloğlu

Kübra Efiloğlu
@efiloglu
6 Kasım 2002
47 okur puanı
Nisan 2021 tarihinde katıldı
Uyarı ⚠
Yaşam tarzınıza, kültürünüze, evlilik yapınıza ve bütçenize uymayan bir düğün, sizin düğününüz değildir, tribünün düğünüdür. 3 saatlik bir düğün için 3 yıl borç ödeyip, evliliğin en taze yıllarını
Edebiyat
Reklam
10/10
·163 syf.·
Beğendi
·
2021 4. kitabı
Bir inceleme yazacaksam bu kesinlikle Kürk Mantolu Madonna olmalı. Kitabın anlatımındaki o büyüleyici ifadeler, Sabahattin Ali’nin anlatımındaki güzellik insanı aşık olma arzusuna itiyor. Çoğu yerde bunu nasıl yaparsın, kendine bunun yapılmasına nasıl izin verirsin diyorsunuz ama Sabahattin Ali o kadar güzel yazmış ki o anlarda sadece Maria Puder ya da Raif Bey oluyorsunuz. Onların hislerini içinizde hissediyor, onlar gibi davranmayı istiyorsunuz. Ben olsam ve böyle bir karaktere sahip olsam ne yapardım dediğimde ben de onlar gibi yapardım belki de diyorsunuz. Maria Puder’in kafasındaki karmaşa, Raif Bey’in kendisini yok sayarak ezdirmesi çok sinir bozucu oluyor ama etrafındakiler tarafından kötü bir şey yapılmayacağını düşünen Raif Bey nasıl suçlu olabilir? Bir şeylerden vazgeçmişsek, her şeyimizi bir aşkın varlığına hibe etmişsek, sadece dünyadaki günlerimizi tamamlamaya çalışıyorsak biz nasıl davranırdık? Ya da etrafı tarafından güvensizliğe uğramış Maria Puder bir aşkın gerçekliğine ve hislerine nasıl emin olabilir? Kitabı okurken bunları da göz önünde bulundurmak gerekiyor. En sevdiğim kitaplardan biri olan Kürk Mantolu Madonna’yı umarım ki iyi inceleyerek anlatabilmişimdir.
Edebiyat
Kürk Mantolu MadonnaSabahattin Ali · Yapı Kredi Yayınları · 2025375,7bin okunma
“Bu dünyada sana kötülük yapmak isteyen insanlar çıkacak karşına, ama unutma ki iyilik yapmak isteyenler de çıkacak. Kimi insanın yüreği karanlık, kimininki aydınlıktır. Geceyle gündüz gibi! Dünyanın kötülerle dolu olduğunu düşünüp küsme, herkesin iyi olduğunu düşünüp hayal kırıklığına uğrama! Kendini koru kızım, insanlara karşı kendini koru!”
Edebiyat
“Acı çekme ayrıcalığı diye bir şey olabilir mi sence?”
Edebiyat
Vıcık vıcık yüzeysellik yayan şu “kişisel gelişim” kitaplarının bağırıp durduğu “İstersen yaparsın!” sözü tam bir kandırmacaydı. İnsan ancak yapabileceğini isterdi. “İstemek” kavramı “dilemek”ten ve “hayallere dalmak”tan farklı bir şeydi. Bedelini almakla, gereğini yapmakla ilgili bir şeydi.
Edebiyat
Reklam