Aslında bu durum “iman” kavramıyla ilgili klasik “dil ile ikrar, kalp ile tasdik” tanımına odaklandığımız takdirde bütün açıklığıyla hissedilebilir.
Dikkatle bakınca günlük yaşantımızda bu tanımın fiilen “dil ile ikrar, beyinle tasdik” haline geldiğini görürüz.