‘Belâ hep insan suretinde geldi bu topraklara. Sûreti insan olanla, sîreti insan olanın, sözü insan olanla, özü insan olanın, yalanla gerçeğin, hak ile bâtılın, sonsuz ilke sonlunun, dinli ile dinsizin savaşı hep bu topraklarda yaşandı. ...Hiç bir ovaya şu Mezopotamya’daki kadar belâ yağmamıştır. Hiç bir dağda, şu Mardin tepelerinde olduğu kadar dua edilmemiştir.’
‘Halbuki hayret yoksa, hayat da yoktur. Sadece ölüler hiçbir şeye şaşırmaz! Ceset kalmamalı insan, her an bir cenin olmalı, hayrete doğmalı, hayatı hayran yaşamalı!’