“İnandığım başka bir şey de hayatın bütün anlarında şair olmanın gerekliliğidir. Şair olmak, insan olmaktır. Günlük davranışları şiirleriyle hiç bağdaşmayan bazı insanlar tanıyorum. Yani sadece şiir yazdıklarında şair oluyorlar, sonra bitiyorlar. İki yönlü olduklarından fakir, kıskanç, mutsuz, dar fikirli, zalim, pisboğaz, açgözlü bir insan olup çıkıyorlar. İşte, ben bu adamların sözlerini kabul edemiyorum.”
Ne çok ben vardı içimizde ne çok ses… Şefkatli bir bakışın bir dokunuşun, bir öpücüğün sayesinde başka hiçbir şeye ihtiyacın kalmaz diyen bir kadını, yanında duramaz hale getirmesini affedemiyor.