"İnsan ne yaşayacağını biraz da kendi belirler. Yaşanması gerekeni belirler, yanına çağırır ve bırakmaz. İnsan böyledir. Yaptığının vahim olduğunu ilk andan itibaren bildiği halde yine de yapar. İnsan ve kaderi birbirlerine tutunurlar; birbirlerini çağırır ve şekillendirirler. Kaderin hayatımıza gizlice girdiği doğru değildir. Hayır, bizim açtığımız kapıdan girer ve ondan daha da yaklaşmasını isteriz."
"Artık bir şey sormanın kıymeti kalmadı" diyor. "İnsanın kendisinin bilmesi gereken şeyi bir yabancı ifşa edemez. Bilinmesi gereken neden bütün bunların neden yaşandığı. Ve iki insan arasındaki sınırın nerede olduğu. İhanet sınırının. Bunu bilmek gerek. Ve bir de, bütün bunlarda benim suçum neydi?"
"Odada sağa sola bakıyor, sanki vedalaşıyor. Odaya, bütün bunları daha önce görmüş ve şimdi her bir objeye veda etmek istiyormuş gibi bakıyor. Bilirsin ya, insan nesnelere, bir odaya iki şekilde bakabilir: Keşfeder gibi ve veda eder gibi."
"Biz farklıydık ama birbirimize bağlıydık, ben senden değişiktim ama birbirimizi tamamlıyorduk, müttefiktir, bir bütündük ve buna hayatta çok nadir rastlanır."