• Bakın önce diyorum ki ey rabbim tüm insanlık benden üstündür , zengin dir iyidir , güçlüdür her konuda , eziğim tüm insanlara karşı kabulediyorum diyorum.

    Sonra aynaya bakıyorum ve allahın nekadar tatlı ve yakışıklıyım ya diyorum ego yine tavan yapıyo elimde değilll.

    DEDİM
  • Bura bile bazı insanların egosu tavan yapmiş bu ne ego bu bizim ülkeye özgü bişeymi acaba
  • 288 syf.
    Günaydın değerli dostlarım :) Goriot baba,tüm hayatını,servetini ve kendisini kızlarına... diye başlayarak giden bir yorum maalesef yapmayacağım.Çünkü #arkakapakyazısı yeterli Çok üzücü ve düşündürücü nitelikte olan bu romanı okurken yaşadığım duygusal geçişlerin haddi hesabı yok.Tek bildiğim bir insanlık komedisi olarak adlandırılan kitaplardan biri olan #goriotbaba gerçekten de anlatılan olaylar ve ortaya konan tespitler açısından #trajikomedi olup canımı çok yaktı.Aslında kitapta okuduğum olayların bir çoğu tanıdıkKonu insan hikayesi olunca maalesef hangi zamanda ve hangi coğrafyada olduğunun pek bir önemi yok insan insandır Yaşadığımız dünyada güçlü,zengin,ikiyüzlü,vefasız,duyarsız,nankör,istediği çevrede yaşamak için,statü delisi insanların insan olmayı unuttukları,kirliliğin had safada olduğu,bu gün güne hangi maske ile başladıklarını bilmediğimiz,hep ben dedikleri,ego tavan halde etrafta fütursuz fütursuz dolaşan insanları kitapta görmek beni şaşırtmadı bilakis sinirlendirsede sevgi ve ilginin ne kadar önemli,herşeyin dozunda olduğu sürece muktedir olduğunu bilmek adına bu değerli eseri okuduğum için çok mutluyum.Bu arada belirtmeden geçemeyeceğim eminim kaç anne ve baba goriot baba gibi yalnız,kimsesiz acıları ile başbaşa bırakılmıştır.Tam tersi kaç evlat duygusuz,sevgisiz,bencil babaları olduğu için hayatları acılar içinde geçiyordur.Kim bilir ? Ders niteliğinde olan bu değerli eseri mutlaka okuyun You must read this ! I love it ! #tavsiyekitap #honoredebalzac #türkiyeişbankasıkültüryayınları #hasanaliyücelklasiklerdizisi #klasikedebiyat #501kitap #papersense #hayallervekitaplar #kitapkurtlarıherayikikitapokuyor #kitapokumaközgürlüktür #bookstagram #book
  • 250 syf.
    ·4 günde·8/10
    Dorian Gray’i okurken çevrenizde sadece dış görünüşüne önem veren içi boş insanlar aklınıza gelecek. Şahsen benim geldi. A bu aynı şu tanıdığıma benziyor dedim. Ego tavan gençlerimizi anlatan bir kitap. Yakışıklılığa, güzelliğe herkes önem verir ama bunu diğer ruhani duyguları kaybetmeden özelliklede vicdanı kaybetmeden yapsak keşke. Neyse herkesin hayatına kimse karışamaz. Esen kalın
  • İtiraf ediyorum. ...her şey Attila abinin ben sana mecburum demesinden sonra başladı . ..ego tavan yaptı . ..abi çıtayı neden o kadar yükseğe çıkardın. ...
  • 416 syf.
    ·Beğendi·8/10
    Hepimiz iyi kötü bir hayat yaşıyoruz. Farkında olarak yada olmayarak.Farkında olan kısım azınlıkta olsa da zamanla çoğalacağına inanıyorum.

    …HAZ… her ne kadar iç gıcıklayıcı bir kelime olsa da hakkını veren kısım da ne yazık ki azınlıkta. Ha sen çok mu biliyordun da bıdı bıdı yapıyorsun diyebilirsin (:
    Yooo bilmiyordum ama öğreniyorum ve öğrendikçe de paylaşıyorum. :)
    Toplumun ve anne babamızın bize öğrettiği saçmalıklar arasında o kadar kaybolmuşuz ki, bütün yaşamımız boyunca uğraşsak bile doğduğumuz an daki sıfır tertemiz zihnimize asla ulaşamayacağız.Bu çok acı bir gerçek.
    Ha ulaşamayacaksak neden çabalayalım o halde diyip beni köşeye sıkıştırmaya çalışacak arkidişlere sesleniyorum.
    Ne kadar az arıza o kadar güzel yaşam. Kapiş (:
    Gelelim konumuza. Erkek (eril),kadın (dişil) olarak adlandırılıyor.Bunu duymuşsundur. Erkekte de kadında da bu ikisi var. Mesele dengede tutabilmek. Biri baskın olursa sıkıntı başlıyor.
    Nedir bu eril ve dişil enerji derseniz;
    Eril enerji; sıcaktır, hareketi ve olayları başlatandır. İlk adımı atan, inisiyatif ve sorumluluk alan, tepkinin doğmasına yol açan, kendine güvenen, cesur, harekete geçebilen, meraklı, araştıran, olayları, ilişkileri başlatan, kendini ortaya koyabilen taraftır.
    Dişil enerji ise soğuktur, etkiye tepki gösterendir. Takip eden, savunan, güvenliğini düşünen, telaşsız, adım atmadan önce düşünen, edilgen, uyum sağlayan, fedakar, durağan, kolay inanan, harekete geçebilmek için dışarıdan motivasyona ihtiyaç duyan, izleyen, gözleyendir.
    Şöyle gıcık bir durum var.Kime aşık olacağımıza bilinçaltımız karar veriyor. Bilinçaltımızdaki korkularımızı deneyimleyeceğimiz ilişkileri hayatımıza çekiyoruz. Mesela kişi de kaybetme korkusu yüksekse çapkın bir erkeğe-kadına aşık oluyor. Böylelikle kaybetme korkusu her defasında tavan yapıyor. Kulağa çılgınca geliyor ama bunlar gerçek. Ben sayısalcıyım öyle körü körüne hiç inanmam birşeylere. Defalarca denklemlerin sağlamasını yaptım ve çok eminim.Bu söylediklerimin hepsi gerçek. Karşı çıkanlar olacaktır elbet. Ben de diyeceğim ki iç dünyanızdaki korkularınızı bastırmak için ego-nuzu öyle bir kullanıyorsunuz ki yeniliğe açık olamıyorsunuz. Alışmışsınız çünkü bu düzene.
    Değişim her zaman korkutur (:

    İlişkileri etkileyen 5 ana korku var.
    1-Değersizlik Duygusu
    2-Kaybetme Korkusu
    3-Yetersizlik-Başarısızlık Korkusu
    4-Yüzleşme Korkusu
    5-Yaşam-Ölüm Korkusu

    Bu korkuların dozu herkeste farklı.Kim de hangi duygu daha yüksekse hayatına çektiği kişilerde de o duyguyu yaşayacaktır.
    Mesela ilk 1-2 buluşmadan sonra erkek kadını aramaz.
    Neden ?
    Kadın yaydığı korku frekansıyla erkeği iter. Diyelim ki kaybetme korkusu tavan ablamızda (: Sürekli kafa da kuracak aramadı sormadı acaba beni beğenmedi mi bu da beni terkedecek vs bıdı bıdılar işte. Şapşik ablamız durup ne hissettiğine odaklansa çözecek aslında…Ama ablamız o kadar telaşlı yaşıyor ki hayatını. Toplum tarafından öğrendiği abuk sabuk kalıplar yüzünden … Kendini analiz edecek kadar ay-mıyor kafa o sadece evde kaldığına odaklı.
    Neden? anne baba öyle öğretti çünkü.
    Kadınlar böyle erkekler çok mu akıllı hayır tabiki de (:
    Erkeklerde de skor merakı var. İlişki değil futbol maçı sanki a.q (: Size de kızmıyorum çünkü yine anne babaya bağlanıyor her şey. O kadar çarpık düzen ki kim neyin kafasıyla bu saçmalıkları başlatmış ve yıllar içinde onaylanmış bilemesemde kulakları çınlasın (:
    Kadın kalbiyle hareket ettiği ve ilahi aşka daha kolay bağlanabildiği için daha özel bir varlık. Erkeği de ilahi olana bağlamak kadının elinde. Ama günümüz kadını kendini daha bağlayamazken ilahi olana erkeği nasıl bağlar bilemiyorum.
    Yazar Seda Diker’inde dediği gibi kadını sevdiği erkek karşısında dişi olmaktan, erkeği de eril olmaktan alıkoyan tek şey, bilinçaltında biriktirdiği korkular ve olumsuz inanç kalıplarıdır. Korkular arttıkça kadının dişi enerjisi azalır, erkeğin de eril enerjisi ve karizması küçülür.
    Dişi enerjisi zayıf bir kadın eril enerjisi zayıf bir erkek hayatına çeker. Bu bir bilinçaltı oyunudur.
    İdeal bir ilişki de erkek kadına güven verir. Ona sevgisini net ifade eder.Kadının gel-git leri arasında kaybolmaz. Onu sakinleştirmesini bilir. Ama günümüzde erkeklerin çoğu bu eril enerjiden yoksun olduğu için kadın güven duyamadığından dır-dır etmeye gerginlikler çıkarmaya kontrol etmeye başlar. Yani kadın erkek gibi davranmaya başlar erkek enerjisine geçer farkında olmadan. Çünkü erkeğe güvenmez korkuya kapılır ve kontrolü bilinçsizce eline alır. Eşlerinize sevgililerinize kızmadan önce kendinize bir bakın sevgili erkekler,gerçekten eril enerji yayabiliyor musunuz ???

    Sonuca gelecek olursak aslında konu o kadar uzun ki sayfalarca yazsam bitmez. Bu kitaba özellikle inceleme yazmak istedim. Çünkü şuursuzun biri okumaya değmez vs gibisinden kitabı kötülemiş ama grinin elli tonu serisini okumuş :))))
    Kitapta grinin elli tonu tarzı cümleler var evet ama odaklanılması gereken o cümleler değil, kadınların erkeklerin düştükleri zavallı durumlar !

    Ve sen gerçekten hayatını değiştirmek istiyorsan bence bir yaşam koçuyla çalışmalısın.
    Ama gerçek bir koç ile…Şarlatan ile değil (:
    Ben daha ne diyimmmm :)))
    Sevgiler…