Örneğin ağız, en eski çok hücreli organizmaların besinleri vücutlarına sokabilmeleri ihtiyacından oluşmuştur. Bugün hala ağzımızı bu amaç için kullanırız, ama bunun yanında öpüşmek, konuşmak ve eğer Rambo’ysak el bombasının pimini çekmek içinde kullanırız. 600 milyon yıl önceki kurtçuğa benzer atalarımız, bunları yapmak için ağızlarını kullanmıyordu diye mi doğal olmuyor bunlar?
MÖ 3000’le 2500 yılları arasında Sümer yazı sistemine giderek daha fazla işaret eklendi ve zamanla yazı bizim bugün çivi yazısı adını verdiğimiz şeye dönüştü. MÖ 2500’de çivi yazısını Krallar emirler yayınlamak, rahipler kehanetlerde bulunmak ve sıradan insanlar kişisel mektup yazmak için kullanıyordu.
İnsanların Avustralya’ya ilk seyahati tarihteki en önemli olaylardan biridir ve en az Kolomb’un Amerika’ya seyahati veya Apollo 11’in Ay’a gidişi kadar önemlidir. Bir insanın Afrika-Asya ekolojik sistemini ilk defa terkettiği ve elbette ilk defa büyük bir kara memelisinin Afrika-Asya bölgesinden Avustralya’ya gittiği zamandı bu. Daha da önemlisi, izci insanların bu yeni dünyada yaptıklarıydı. İlk kez avcı toplayıcının Avustralya sahillerine ayak bastığı o an, Homo Sapiens’in ilk kez belirli bir kara parçasında besin zincirinin en üstüne tırmandığı ve artık dünyanın en tehlikeli hayvanlardan biri haline geldiği andır.
Belki de bir çocuk olarak çok fazla çizgi roman okumuştum. Bunlarda her zaman dünyayı kurtarıyor gibi görünüyorlardı. Sanki biri dünyayı daha iyi bir yer haline getirmeliydi çünkü tersi bir hareket mantıklı gibi durmuyordu.