Öncelikle şunu söylemem gerek; eğer Anna Karanina’yı okumadıysanız ve okumayı düşünüyorsanız ilk önce onu okuyun. Çünkü Milan Kundera spoiler veriyor haberiniz olsun.
Neyse konuya gelelim. Ne yalan söyliyim ne okuduğumu bilmiyorum. Roman, tarih, felsefe, kişisel gelişim? Hiçbir fikrim yok. Ama bu demek değilki zevk aldım. Müthiş bir kitap. Her sayfasında bir bir mesaj, hayatın anlamına dair bir söz var.
Yalnız okuması kolay değil. Belki alışık olmadığımdan belki de doğrusu bu ama dipnot hiç olmaması biraz can sıkıcı. Bazı şeyleri anlamak için, yani kştabım gerçekten ne demek istediğini anlamak için felsefe bilmeniz lazım. Biraz sanat tarihi, özellikle müzik hatta Bethowen, biraz da Çekya tarihi. Yani Permenides veya ebedi dönüş veya biraz Nietzsche olmadan, kurguyu kafanızda oturtmanız biraz zor olabilir. Tabi bu kişiden kişiye değişir.
Hepimiz okuduğumuz kitaplardan farklı anlamlar çıkarırız. Özellikle romanlardan. Benim bu kltaptan analdığım, hayatı bir kere yaşıyoruz ve yapacağımız seçimlerin hangisinin doğru hangisinin yanlış olduğunu veya olacağımı bilememizin ihtimali yok, bu sebeple başkası için bir hayat değil kendimiz için yaşamalıyız. Mutlu olmak bencillik ister ve sen mutlu olabilirsen başkalarını mutlu edebilirsin.