• Sadece karnı acıkınca eve gelen hatta oturup yemek yemeyi bile zaman kaybı olarak görüp ekmek arası domates peynirle sokakta karnını doyuranlar...
  • Biliyorum benim iyiliğim için söylediğin her söz.
    Bilmem ki üzdüm mü seni anne.
    Oyuna doymadım diye.
    Sokaktan beriye gelmedim diye.
    Geceler yarısı kaldırdım diye.
    Ateşim vardı neyleyim anne. Üşümüştüm, titriyordum. Ki sen bilirsin anne. Üzdüysem seni.
    Affet.
    Affet ne olur anne. Hiç geçmeyecekti zaman. Hep yanımdaydın nasıl olsa. Ben çocuk kalacaktım. Sen anne.
    Hayat, ekmek arası domates destekli gıdalar almak için eve uğrayabileceğim molalar verdirmedi daha sonra anne.
    Önce sınavlar.
    Sonra iş.
    Bitmeyen projeler.
    Kahveyle ayakta durulan geceler.
    Hiç kimse, hiçbir iş beklemezdi öyle ya.
    Sen neden mecburdun peki anne?
    Neydi bu sonsuz sabrının sebebi?
    İhmal ettim seni.
    Özür dilerim anne.
    Nazım sana geçiyordu, kırdım.
    Hem seni.
    Hem porselenlerini.
    Affet beni anne.
    Affet!...
    Gidiyorum şimdi.
    Çocukluğundan, heveslerimden, gülüşlerimden.
    Uyuyanın üstüne karın yağdığı, üstümün açık kaldığı geceden. Biliyorum uyandırmadan örtersin yine.
    Aslında her defasında uyanmıştır.
    Fakat sen duruma uyanmamıştın.
    Keyfini çıkardım annem oluşunun.
    Şükrettim.
    Teşekkür ettim.
    Bilmem ki üzdüm mü seni anne.
    Oyuna doymadım diye.
    Sokaktan beriye gelmedim diye.
    Geceler yarısı kaldırdım diye.
    Ateşim vardı neyleyim anne.
    Üşümü ştüm, titriyordum.
    Ki sen bilirsin anne.
    Üzdüysem seni.
    Affet.
    Affet ne olur anne.
  • Anne..

    Düştüğüm sokaklardan koşup geldim.

    Şen çağırdın diye.

    4'te devre 8'de hava kararıyor.

    Geciktim...

    Özür dilerim.

    Elim yüzüm kir, pas içinde.

    Ne olur kızma.

    Biraz daha kalayım böyle.

    Yıkarsam çıkacak çocukluğum.

    İzin ver anne.

    Ne kadar kirliysem o kadar çocuğum.

    O kadar toprak hala sokaklar.

    Kat karşılığı dairelerle dolacak mahallemiz..

    Ekmek almaya gönderdiğin bakkalın yerinde plaza olacak.

    Gittiğimizde sevinçten deliye döndüğüm lunaparkın istimlak bedeli ödenmiş.

    Kovulmuş atlı karıncalar.

    Çarpılmış düzen.

    Yola gidiyor çocukluğum..

    Yoldan çıkıyor yine açgözlülük.

    Yalvarırım anne!...

    Anla beni.

    Siyah okul önlüğüm biraz daha üzerimde kalsın. Sıradan bir okul günü olsun. Cuma şahane olur misal. Matematik defterimi gördün mü anne? Çabuk anne çabuk.

                                                               

    Zil çalacak beni senden.

    Geç kalıyorum anne!...

    Bırakma beni korkuyorum sensizlikten.

    Yine sıkıca sar atkıyı camların buz tuttuğu bir kış günü.

    Her nefesimde boğulayım düşlerimle okul yolunda.

    Söz veriyorum tüyleri ağzıma girse de çözmeyeceğim atkıyı.

    Zaten ne zaman çözsem, hiçbir zaman bağlayamadım senin gibi.

    Anne.

    Dur ne olur.

    Gideceğim birazdan.

    Dondurmacıyı bekleyeyim en azından.

    Ne zamandır uğramıyor anne.

    Toplanalım yine pasaklı arkadaşlarla dondurma arabasının etrafından..

    Ben balkonun alt ına geleyim para istemek için..

    "Evde karpuz var, ne dondurması." dediğinde anlamaya çalışacağım bu kez.

    Vazgeçtim dondurmadan anne.

    Karpuz da olur sen yeter ki kes.

    Telaş etme.

    Yıkayacağım elimi yüzümü az sonra.

    Biliyorum benim iyiliğim için söylediğin her söz.

    Bilmem ki üzdüm mü seni anne.

    Oyuna doymadım diye.

    Sokaktan beriye gelmedim diye.

    Geceler yarısı kaldırdım diye.

    Ateşim vardı neyleyim anne.                                                            

    Üşümüştüm, titriyordum. Ki sen bilirsin anne. Üzdüysem seni. Affet.

    Affet ne olur anne. Hiç geçmeyecekti zaman. Hep yanımdaydın nasıl olsa. Ben çocuk kalacaktım. Sen anne.

    Hayat, ekmek arası domates destekli gıdalar almak için eve uğrayabileceğim molalar verdirmedi daha sonra anne.

    Önce sınavlar.

    Sonra iş.

    Bitmeyen projeler.

    Kahveyle ayakta durulan geceler.

    Hiç kimse, hiçbir iş beklemezdi öyle ya.

    Sen neden mecburdun peki anne?

    Neydi bu sonsuz sabrının sebebi?

    İhmal ettim seni.

    Özür dilerim anne.

    Nazım sana geçiyordu, kırdım.

    Hem seni.

    Hem porselenlerini.

    Affet beni anne.

    Affet!...

    Gidiyorum şimdi.

    Çocukluğundan, heveslerimden, gülüşlerimden.

    Uyuyanın üstüne karın yağdığı, üstümün açık kaldığı geceden.                                                            

    Biliyorum uyandırmadan örtersin yine.

    Aslında her defasında uyanmıştır.

    Fakat sen duruma uyanmamıştın.

    Keyfini çıkardım annem oluşunun.

    Şükrettim.

    Teşekkür ettim.

    Bilmem ki üzdüm mü seni anne.

    Oyuna doymadım diye.

    Sokaktan beriye gelmedim diye.

    Geceler yarısı kaldırdım diye.

    Ateşim vardı neyleyim anne.

    Üşümü ştüm, titriyordum.

    Ki sen bilirsin anne.

    Üzdüysem seni.

    Affet.

    Affet ne olur anne.
  • Acıkmış kalbe ekmek arası domates biberdir şiir.... :)
  • Korona vesilesiyle dünya hızla küffarın istediği hal üzere devam ediyor. Peki Müslümanların buna karşı tedbirleri var mı? Şimdiye kadar kimseden bir şey duymadım.

    Ama benim Müslümanlara bir teklifim ve önerim var;

    Gelin vakit geç olmadan vahdet olalım. Madden ve mânen.

    Madden birlik olmak için teklifim, ümmetin tarım ve hayvancılığa yönelmesidir. Bu, artık keyfi bir şey olmaktan çıktı kardeşler. Mikrobun tüm dünyayı sardığı ve asla temiz bir gıda bulup yiyemediğimiz bir ortamdayız. Rabbim Kur’an’da Tarım ve hayvancılıktan bahsediyor.

    Allah(cc), Kur’an’da ne buyuruyor:

    ‎وَاٰيَةٌ لَهُمُ الْاَرْضُ الْمَيْتَةُ اَحْيَيْنَاهَا وَاَخْرَجْنَا مِنْهَا حَبًّا فَمِنْهُ يَاْكُلُونَ

    Ölü toprak onlar için bir delildir. Biz, onu diriltir ve ondan taneler çıkarırız da onlardan yerler.(Yasin 36/33)

    Rabbim topraktan bahsediyor. Ve yaratılışın başı nasıl toprak ise, hayatın bitimi de toprakla buluşmak olacaktır. Şimdi gündem ise, hayatın tam ortası. Yani hayat devam ediyor? Ancak nasıl devam edecek? Dünyada ticaret neredeyse durdu. Berbere gidecem gidecek berber yok.
    Bizler hayatımızı idame ettirirken şuan ne yapmalıyız? Rızkımızı nasıl devam ettirmeliyiz? Bakınız en kısa zamanda dünyanın en yüksek meslekleri dahi geçersiz hale gelecek. Milyonlarca dolar verilerek alınmış uçaklar âtıl. Uluslar arası bütün ilişkiler durdu. Yetmedi kimse sokağa çıkamıyor. İngilterede Sokağa çıkma yasağı ilan edildi. Daha büyük felâketler kapıda gibi gözüküyor.

    O halde insanın var olabilmesi için meşgul olmamız gereken tek alan; TARIM VE HAYVANCILIKTIR.

    Hem yiyeceğinizi hem de giyeceğinizi temin edeceğiniz tek alan. Un, peynir, ekmek, domates, patates, süt, yoğurt, et... vd... akınıza ne geliyorsa ümmet bunları üretebilir. Bu, asla zor bir şey değildir.

    Ayrıca, miskin miskin yatma zamanı da geçti. Rabbimiz, el emeği ile kazancı seviyor ve övüyor ve buyuruyor ki;

    ‎لِيَاْكُلُوا مِنْ ثَمَرِهٖ وَمَا عَمِلَتْهُ اَيْدٖيهِمْ اَفَلَا يَشْكُرُونَ
    Onun ürünlerinden ve kendi ellerinin yaptıklarından yemeleri için. Yine de şükretmiyorlar mı?( Yasin 36/35)

    Uyanın kardeşim uyanın....

    Allahu teâla, Ellerimizle yaptığımız ve kazanıp ürettiğimiz şeylerden bahsediyor ve
    ‎ وَمَا عَمِلَتْهُ اَيْدٖيهِمْ buyuruyor. Yani “Ellimizle kazandığımız”

    Ben bütün bunları bugünden başlayıp gelecek yıllara yayılacak bir teklifle gündem ediyorum. Aksi halde benim şahsen yapabileceğim şeylerden bahsetmiyorum. Ben yaş olarak bu işlerin üzerinde birisiyim. Bu sahayı, gençler doldurmalı. Kendi üretimimizi kendimiz yapmalıyız. Hayatı doğal olarak yaşamalı ve enflasyonmuş, döviz kurunun inip çıkmasıymış bizim umurunuzda bile olmamalı.

    Kaç defa paylaştım;

    AMİŞLER....

    Adamlar Müslüman değiller, ancak küçük bir dünyada kocaman bir dünya kurmuşlar. Ve kendilerine göre tam bir şeriat sisteminde yaşıyorlar. Ulaşım araçları At arabası. Birbirlerinden olmayan insanlara kız alıp vermiyorlar. Bütün dünyaya kafa tutmuşlar ve sonunda hedeflerine ulaşmışlar. Vs vs.

    Peki biz ne yapıyoruz! Bakıyorum, izliyorum, her kes kendince faceyi arkadaş sırdaş edinmiş, yazıp duruyoruz. Çözüm ne? Ümmete çözüm sunan kardeşlerim var mı? Ben görmedim.

    Sonuç;

    Madden ve manen yapılacak bütün tekliflere açığım. Siz kardeşlerim ortaya fikir koyun bizde katılalım. Akdi halde ben fikir koyayım siz benim fikrime gelin deniyorum. Benim işim başımdan aşkın. Ancak ümmet olarak her geçen gün zor duruma gidişimiz bir Mü’min olarak beni çok ama çok rahatsız ediyor.
  • Artık mahallenin çoçukları iyice bir birlerine yakınlaşmış yakınlaşamayan uzaklaştırılmıştı .

    Mahalle sınırları içerisinde olan herşeye vakıf
    Kimler nerde ne yapıyor istihbaratları bizde toplanırdı .

    Artık günlük programlar yapmaya başlamıştık
    Bugün programımızda piknik var mahallemize yakın ormana gidip piknik yapacağız .
    Herkes evden ne getirebilirse artık
    Ben iki golod bir kaç domates salatalık
    Ve bir kaç hurma koyup piknik yolluğumu yapmıştım
    Diğer çete üyeleri de aynı şekilde artık o gün annesinden gizli yada rızasıyla kim evden ne kopara bildiyse .

    Ormana gittik yanımızda getirdiğimiz yere serecegimiz eski battaniye kilim ne varsa artık
    Herkes poşette getirdiklerini çıkartıyor .
    Yalnız şerefsiz kepçe kulaklı ilker pis pis gülüyor .
    Neden gülüyorsun lan diye çıkışıyoruz kepçeye
    Lan oğlum mutfakdan girdim eve aldım alacaklarımı mutfakdan çıktım komşunun mutfağı bizim mutfakla karşılıklı
    Tegahda tavuk vardı onuda aldım geldim
    Biz başladık kahkaha atmalara gülmelere küfür etmelere
    Neyse yapacak birşey yoktu artık kimse götürüp yerinede koymazdı .
    Dedik çalı çırpı bulup Ateş yakalım pişirelim yiyelim

    Çevremizde komşularımızda var öyle orman havasında oturup çay içenler felan
    Gittik Ateş istedik geldik yaktık Ateşin etrafına taşlarla çevirdik
    İki kişi tavuk pişiriyor
    İki kişi sofra düzeni
    İki kişide çalı kuru dal parçaları toparlıyoruz .
    Tavuk pişmeye başlayınca kokular çıkmaya başladı ohhh miss ne güzel kokuyor dumanlı isli tavuk
    Ağzımız sulanmaya başladı Artık birazda açlıkdan olsa gerek
    Tavuk piştimi pişmedimi derken Esma teyze geldi çocuklar ne yapıyorsunuz diye

    Dedik piknik yapacağız
    Belli kokular geliyor burnumuza dedi
    Ohhhhh ananın golod ları hurmaları dedi
    Evet dedim
    Siz hurmaları bize verin bizde size çay verelim dedi.
    Tamam dedik aldı gitti hurmaları
    Esma teyzemiz elinde tepsi çayları getirdi dört tane , ikiniz de sonra için bardak yok dedi
    Olsun teyze tamam dedik
    Bakim tavuk pişmişmi dedi kenarından eliyle kopardı ımmmmm pişmiş bu tamam yeyin dedi
    Yalnız arada ilkerin kulakları kızarmaya başladı bir korku var belli
    İlker dediki tavuğu sorarsa kasapdan aldık diyelim tavuk Esma teyzenin mutfakdan diye
    Hayırlı işler ,
    Yaptık pikniğimizi çaylar içildi arada Esma teyzede ekmek arası yaptı komşularla paylaştı o bize elinize sağlık çocuklar dedi bizde ona kesene bereket .


    Şaşkın bir duraksama oldu Esma teyzemizde
    Yüzünün şekli değişti birden başındaki eşarbı bir hışımla çekip bize doğru koşmaya başladı
    Sizi ananıza babanıza müjdeleyenin ağzına tüküreyim diye
    Sanırım anlamıştı artık tavuğun onun mutfakdan geldiğini biz çil yavrusu gibi birimiz sağa birimiz sola kaçtık
    Zaten piknik soframızda almamız gereken birşey yoktu gözümüzün arkada kalmasını gerektirecek
    Kalan battaniye kilim ne varsada Esma teyze sayıp söverek alır gider birimizin evine bırakırdı ondan emindik
    çünkü öyleydi komşularımız bize kızardılar ama severdilerde bizde onları kızdırmayı severdik market işlerini yapardık pazardan poşetle geleni görünce hemen ellerinden alır evlerine kadar taşırdık
    Canımız çektiyse alır içinden yerdik helal olsun oğlum ye afiyet olsun derlerdi

    Ve bilirlerdi biz annelerimizden dayak yeme bağımlılığına yakalanmış dayak müptezeli olmuşuz gidip annelerimize şikayet etmeleri bizim için ödül haline ve mahalle piçlikleri klasmanında birincilik ödülü gibi gelirdi .

    BİZ GÖNÜLLERİ TEMİZ BÜYÜKLERİMİZE SAYGILI YETİŞTİRİLİYORDUK EVET YARAMAZLIKLARIMIZ OLUYORDU BİRAZ AĞIR HASARLI YARAMAZLIKLAR AMA ÇOCUKTUK HOŞUMUZA GİDİYORDU 🤪

    Lütfen yorum yapın olumsuzda olsa
    Lütfen paylaşın benzer çocukluk yaşadığınız arkadaşınızla
    Lütfen değerlendirin
    Sizden tek istenilen Bu 3 istek
    13.BÖLÜM PET ŞİŞELERLE OLİMPİK HAVUZ OLARAK SİZLERE SUNULACAKTIR .
    KENDİNİZE VE ÇEVRENİZE GÜZEL BAKIN .
  • ~~~1990~~~’LI YILLARDAN BU GÜN’E YAŞANMIŞ DOLU DOLU DUYGULAR .


    1.BÖLÜM

    EV’E ATEŞ DÜŞTÜ!


    1986 doğumluyum .
    Yıl 1990-1992 o dönemlerde daha yeni yeni çevresini görmeye başlamış neyin ne olduğunu öğrenen anne,baba,iki abla ,bir abisi olan bir çocuk .
    -Baba yurt dışında gurbette para kazanıp ailesini kimseye muhtaç etmemek için mücadeleler veren aile reisi .
    -Anne bütün mücadelesini çocuklarını korumak evine barkına sahip çıkmak için kendini parçalayan Kocaman yürekli bir ANNE
    -ABLALAR halk eğitim merkezlerinde dikiş nakış öğrenen öğrendiklerini evde dantel oya gibi şeylerle uğraşan yer yer komşu kızlarıyla sek sek oynayıp piknik yapan kızlar
    -Abi benden üç yaş büyük her fırsatta kardeşini tartaklayıp döven her fırsatta kavga gürültü yapan agrasif bir yapı .
    -Ben o dönemlerde ateşli havale geçiren eline baban diye bir fotoğraf verilen gece babasının fotoğrafını yastığa koyup yatan çocuk , annesinin dizinin dibinden ayırmadıgı
    Ateşi yükseldimi korkusuyla sürekli ateşini kontrol ettiği çelimsiz bir can
    Ateşler yükselmeye başlayınca baş edilemez durumlara girince bu hastalık soluk hastahanede alınıyordu doktor bey hemşire hanım derken hatırladığım kadarıyla Kocaman gönlü pamuk elleri olan annem beni hastahaneye sırtında taşıdı durdu dolmuş yok otobüs 2-3 saat de bir geçer bulunduğumuz mahallede onda da boş yer olmaz
    Korsan dolmuşlar olurdu onlarda da boş yok olsada millet fosur fosur sigara içerdi kapı açıldığı zaman sanki bir duman bulutu çıkardı dolmuştan .
    Genelde benim canım annem sırtına alır şansını denerdi diğer mahallelere gider ordan binmeye çalışırdık dolmuşa otobüse doktor yazar verirdi reçeteyi iki iğne vururdu bilmiyorum doğru tedavi oluyormuydum o dönemde ama şunu biliyorum kendi kulaklarımla duyduğum kelimeler
    -Doktor
    Hanım aylardır gelir gidersin bu çocuğu biz değil sen kurtarıyorsun kurtarıcısı sensin
    -Annem
    Günde 20 den fazla ılık su ile ateşini düşürmeye çalışıyorum yanımızdan leğen su eksik olmuyor Allah herkese şifa versin sizden de Allah razı olsun deyip reçeteyi eline alıp beni kucaklayıp gözler yaşlı yola koyulan bir anne .
    Günler geçiyor ben ateşler içinde yanmaya devam ekmek parasından artırıp pazardan portakal almış annem bana yedirmeye çalışıyor iştah ne mümkün alevler içinde havale geçirirken .
    -Baba kazandığı parayı yurt dışından bize gönderiyor gelen para ilaç masraflarına gidiyor perişan durumlar .
    KADIN VAR TAŞI AŞ EDER
    KADIN VAR EKMEĞİ TAŞ eder derler benim annem TAŞI AŞ edenler den .
    Rahatsızlıkdan iyice çelimsizleştiğimi gören annem beni resmen gıda destek kampına aldı
    Kasapdan kemik alıp kemik suyu yedirip içirmeler
    C vitaminleri
    Diğer gıda. Destekleri ev yapımı yoğurtlar
    Ve daha gibi leri o dönem i kapsayan
    ÇOK ŞÜKÜR HASTALIĞI ATLATTIK
    Sağlık olarak normale döndüm
    Allah annemden babamdan hastahanedeki doktorundan ve herkesten razı olsun .
    Çünkü mahallemizde bulunan benim akranım bir kızları olan komsumuz un evide yangın yeriymiş ben bunu sonradan öğrendim aynı rahatsızlıkdan müzdarip komsu evi baba devlet memuru olmasına rağmen kızının sağlığını kendilerini parçalamalarına rağmen koruyamamışlar ve o günahsız kardeşimiz ateşli havale diye bilinen o rahatsızlığa maruz kalmış bütün çabalara rağmen sonucu ağır
    Kalıtsal durumlar zihinsel engeller bedensel hasarlar Allah yardımcısı olsun kendisinin de ailesinin de benyaşadım çok da iyi hatırlıyorum .





    Antalya yaz dönemlerinde fazla sıcak bir memleket tir nem olayını hiç koymuyorum bile

    Mahalleden arkadaşlar o dönemler de kıraathane de babalarının yanına giderdi para tırtıklamaya yada hani vardır ya okey masalarında yancılar yer içer herşeye karışır ortaya laf atar hesaba karışmaz çocukluk arkadaşlarımda kısmen öyleydiler
    Sadece yer,gazoz ve oralet içerlerdi 😊
    Bende kıraathane merdivenlerine oturur hayaller kurardım babam gurbetten dönmüş kahvede arkadaşlarıyla masada oturuyor
    Oğlum ne geziyorsun gel amcana sövde erkek görsün kızını sana versin
    gazoz iç tost ye desin diye düşlenirdim .
    -Ev
    Gece kondu sıvasız annem ve ablalarımın pamuk tarlalarında çalışarak kazandıgı para ile pamuk işçisi toplayan çavuşun bir gece kondu yapılacak kadar ev arsasını satması
    annemin komşular a ustalara inşaat işçilerine rica minnet borç harç bir ev yaptırması ile herşey bir anda değişmeye başlıyor
    Baba hala yurt dışında ,
    Ev yapılmış duvarları örülmüş pencere yok Elektirik yok su yok sıva yok
    Sevinçliyiz sıvasızda olsa penceresizde olsa BİZİM EVİMİZ !!! bizimde evimiz var
    herkes çok mutlu babam bu durumdan habersiz ,


    -Sıcak havalar esiryor ama alev !
    Bir yaz ayı ben yine sokakda
    misket, gazoz kapagı, futbol oynamış kan ter içinde eve gelmiş
    kuru ekmek domates almış
    balkonda yer minderine oturmuş yiyorum annem söyleniyor bu çocuk niye normal yemek yemez ?
    pilav var fasulye var diye
    vel hasıl ekmeğimi domatesimi afiyetle yeyip arkadaşlarımla anlaştığımız gibi sokak da bekliyorum
    birileri gelsede oyun oynasak diye 
    işde saklambaç,yerdenyüksek,elimsende felan
    Geç oldu hava iyice karardı
    arkadaşlarımın annesi abisi felan sesleniyor annem çağırıyor,babam çağırıyor hadi .
    Herkes dağılma vakti geldiğini anlıyor
    o durumda tıpış tıpış evin yolunu tutan ben
    Evde annem hariç herkes uyumuş hava gerçekden çok sıcak
    evin içinde nefes almak zor gündüz sıcagı depolanmış gece evin içinde kullanılıyor sanki evimizin üstü beton arme dedikleri cinsten orada annem bize yer yatağı yapıyor öyle uyuyoruz.
    Ben o dönem tutturmuşum bir baba türküsü sağa babam sola babam anne babam babam babam
    Böyle uzanmışım sırt üstü kollarımı dirseklerden kavırıp ellerimi başımın altına koymuş gök yüzünde yıldızlara bakıp hayal kuruyorum .
    -Annem
    Oğlum nereye bakıp ne görüyorsun ?
    -Babam nerde ne zaman gelecek ?
    ( o arada bir uçak geçiyor sadece Çakar lambası görünüyor başka görünen birşey yok uçak yani işte )
    -Annem
    Bak uçak gidiyor gördün mü ?
    -EVET gördüm .
    -ANNEM
    BAK İŞTE BABAN O UÇAKLA GELECEK 😊
    -Allahım babam uçakla gelecek yaşasın
    Babam gelecekmiş , babam benim babam .!!!!

    Garip beden o sevinçle uyuyup kalmış tabi.
    Sonraları memleket den (Karadeniz bölgesi ) bize gelenler var amcalar ,dayılar gurbet e Antalya'ya geliyorlar çalışıp para kazanacaklar söz de .
    İnşaatlarda çalışıyorlar işde amelelik , getir götür işleri felan

    -Traji komik durumlar .

    Sevgili akrabalarım ,
    İnşaatda sıva ,duvar,kalıp kısaca inşaat ile alakalı bütün işleri yapıyorlar para karşılığında .
    Gel gelelim bizim evimizde yaşıyorlar para kazanmalarına rağmen babamın gönderdiği annem ve ablalarımın kazandığı paraları yiyorlar .
    Evin duvarı hala sıvasız ,badanasız
    Pencere yok (ince naylon ile kapatılmış )
    Odanın birinde çimento ,kireç ,ince sıva kumu
    Kapı yok .
    Annem diyor bizim herkese hayrımız dokunur
    Ama kimsenin bize hayrı dokunmaz
    Annem yerden göğe kadar haklı

    Komşunun kocası yevmiye li olarak gelip çalısıyor evi sıva yapıyor
    Evde o işden anlayan akrabalarım olmasına rağmen .

    -TİCARET PARA TATLI
    Mahalleye kurulan pazar yakın e Antalya sıcak en güzel ne satar ?
    SOĞUK BUZ GİBİ. SUUUUUU
    SOĞUKSUUUUU

    Cuma günleri öğlen saatlerinde dolaba buzluga çelik derin bir tabak da su koyardım boyum yetmez o an üstüne çıkabileceğim ne bulursam çıkar koyardım .
    Cumartesi sabah kalkar evde kullanılan yeşil su termosumuz vardı
    genelde Antalya'da evlerin olmazsa olmaz ev gereçlerinden 🙈
    Bir gün öncesinden koyduğum suyu buz tutmuş bir halde alır kurar termosa doldururdum
    üzerine suyunu koyar para kazanacağım büyük bir işletme gibi
    Bir hevesle kucaklıyorsun kaldırmak için kalkmıyor
    acaba neden kalkmıyor ?
    O yeşil termos su dolunca içine benden ağır olduğu için kalkmıyor 😂
    Ne yapmak gerek
    devirsem suyun yarısını döksem hayal edilen parayı yere dökeceğim
    olmaz para kazanmayı kafaya koymuşum .
    AŞ şirket kurar gibi iş ortaklarımı arkadaşlarımın arasından seçip ticarete girmemiz lazım .
    Kimler olmalı derken buldum
    Kepçe İlker (kulaklar kepçe kazanı gibi )
    İskelet Adnan ( zayıflıkdan bi gömlek daha zayıf )
    Sümüklü Tamer
    Ve ben

    Şirket kuruldu sermaye benden
    Taşıma bağırma onlardan
    Kazanılan para ikiye bölünecek yarısı benim kalan yarısı diğer 3 kişinin

    Kanter içinde pazar yerine ulaştık geçtik bir kenara sırayla yırtınıyoruz
    BUZ GİBİ SU
    SOĞUK SU
    SUUUUUUUU
    Biri geldi kaç para diye dedik abla siftah bedava
    Sonra insanlar talep oluşturmaya başladılar
    Ufaklık ver bi bardak su
    Kaç para
    Derken baktık olmuyor dedik ne verirsen

    5000-10000 lira

    İşler tıkırında ben musluk başında açıyor kapatıyorum sadece 😎
    AŞ şirket in de bugüne bugün %50 hisse sahibiyim .
    Kiminden para aldık
    kimine komşu para alınmaz dedik
    kimi fazla verdi anlayacağınız.
    Ne şiş yandı ne kebab bulduk çocukluk aklımızla bir yol
    pazar bitti para sayıldı paylaşıldı
    Herkesi bir heyecan sardı
    Dikişli futbol topumu alalım
    Yoksa abilerimizin alıp oynadıgı patlayan dikişli futbol topunun kenarını yırtıp içine plastik top koyup bisikletçide hava bastırıp
    Fazla masraf A girmeyelim mi
    Tasomu alalım
    Küçüklük miniklik dediğimiz bilye ( misket ) mi alalım renkli renkli
    Siyah çekirdek mi yesek
    Cino çikolatamı alsak
    Gazoz la probis bisküvi mi yesek
    Yada yukardaki mahalle bakkalına gidip bütün big boble sakızların hepsini mi alsak 🤣😂😎
    Yedik bütün parayı
    Mısır cıpsi
    Çikolata
    Çekirdek
    Gazoz
    Misket
    Taso
    Ne varsa harcadık
    Kendi kazandığımız paranın lezzetini kendimiz yiyerek anladık
    Okula başlamama 1 sene kaldı

    Farklı ticaretler yapmak istedim
    Ne yapa bilirdim
    Su işi tek başına yapılmıyor ortak lazım
    Tek yapmalıyım
    Ne
    Ne
    Ne ?????
    -Annem
    Oğlum küçük tepsiyi ver ordan !!

    BULDUMMMM!!!!
    Tepsi simit. Simit tepsi
    SİMİTTTTÇİİİ 🤨

    Nasıl olur derken

    Annemden ağlaya zırlaya
    20 simit parası kopardım ve küçük tepsiyi
    Heyecanla pazar günün bekliyorum
    Bir çok kişinin evde pazar günü kahvaltıyı ailecek yaptığını biliyorum

    Sonra duydum fırından simit alıp satanlar 6-9
    Arası sıraya girip
    Kuyruk bekleyip
    Simit alıp
    Bağıra bağıra satmaya gidiyorlarmış
    Cumartesi gecesi uyumadım
    Heyecandan gidip simit satacağım diye
    Saat kaç oldu bilmiyorum çünkü Saat evin içinde salonda

    Tepsiyi kaptığım gibi üstünde tshirt altta şort
    Ayakda terledikçe ayağından kayıp çıkan terlik
    Koştur koştur fırına

    -YENİ SEKTÖR YENİ İŞ
    Simitçilik sektöründe ilk iş günüm
    Yuh o ne
    Sanki ordu var kuyruk değil
    Hepsi benden büyük abiler hatta bıyıklı sakallı amcalar
    Benim burdan simit almam mucize
    Hadi aldık diyelim bu adamlar benden büyük işi biliyorlar
    Rekabet fırında başladı
    Kavgalar
    Dövüşler
    Sıraya kaynak olmalar
    Tepsiyle kafaya vurmalar

    Ortalık bir birine karışşa iyiden iyiye emin im arada domates gibi ezilir salça olurum

    AAaaAAAAAAAaaa !!
    Kepçe ilkerin abisi
    Canım abim en sevdiğim abim
    Fırında çalışıyor
    Abi abiii Mustafa abi

    Abi ben simit almaya geldim bekle 5 dk sonra çıkar simit alırsın
    Ver sen tepsini bana ben çağırırım seni
    -Kaçtane ?
    -Bukadar param var abi 🙄
    -22 yapar hadi 3 de benden 25 yapsın 😆
    - İşte ozaman anladım sen birşey yapmak istediğin zaman mutlaka destekleyen insanlar olduğunu

    -Tepsiye simitler dizilmiş bi işaret gel al diye
    Aralardan sıvışarak gidip aldım tepsiyi tutmak ne mümkün simit yeni çıkmış tepsiye dizilince tepsi ısınmış
    el kadar çocuğum ne bilim ben
    Mustafa abi öyle olmaz
    elde taşınmaz o
    al şu havluyu katla başına koy
    tepsiyide havlunun üstüne koy
    bi elinle şurdan tut
    elin acırsa öteki elinle değiştir
    biraz sonra soğur zaten dedi
    -HADİ HAYIRLI İŞLER
    Bismillah dedim aldım simitlerimi çıktım fırından köşeyi döndüm tecrübesizlikden aval aval yürüyorum
    Yürü yürü derken
    Bi ses duydum ses uzakdan geliyor ama gür
    -SİMİTÇİİİİİİİİİİİİİ
    SICAK SICAK TAZE TAZE

    Birşeyleri eksik yaptığım belliydi
    Bende bağırmaya başladım
    SİMİTÇİİİİ
    SİMİTÇİİİ DİYE

    Biri çıktı lan simitçi gel buraya ver iki simit
    Buyur abi
    2000 yetermi. Bereket versin abi

    2 O abiye
    3 bu ablaya
    5 şu eve derken
    Simitleri sattım 3 saat içinde döndüm geldim eve para sayıyorum
    Keyifli keyifli
    -Annem gördü naptın oğlum
    -Sattım geldim anne
    -Oğlum sen çalışma gerek yok daha yaşın kaç el kadarsın
    -Olmaz anne çalışacağım çalışmayı seviyorum !!


    Ohhh tamam dır işi çözdük
    Okula başlayana kadar simit sattım
    Part time işi full time A çevirdim

    Artık sabit hergün kapısına poşet asıp simit bıraktığım müşterilerim oldu
    Artık veresiye bile verdiğim müşterilerim vardı
    Artık günde 3-4 posta simit almaya gidiyordum fırına işleri büyüttüm fırının en iyi sokak simitçilerinden olmuştum .
    -ANNEM
    Gözün Aydın baban geliyor dedi
    -Ben kendimden geçtim gözler sulandı
    Özlem sona erecek BABAM geliyor
    O siyah beyaz fotoğrafıyla uyuduğum BABAM GELİYOR .
    -Ne zaman ?
    -2 gün sonra
    Şimdi söyleyin bana babasının
    Fotoğraflarıyla uyuyan çocuk o 48 uyurmu hiç ?
    -Evet uyumadım son demlerime kadar
    Ama uyuya kalmışım 😞

    Annemle uyurdum hep nasıl olduysa bi uyandım sabahın 8-10 u gibi felan
    günlerden hangi gün hatırlamıyorum ama çok geç değil çok da erken değil
    normal kahvaltı saatleri
    Sağımda annem solumda bıyıklı bir adam 🙄
    İçinde bir heyecan BABAM MI ?
    Hiç çaktırmıyorum uyandıgımdan habersizler derken annem uyandı kalktı kahvaltı hazırlığı yapıyor .
    Peşine mutfakdan gelen seslerden babam kalktı .
    ÖPTÜ BENİ 😭
    6 yaşına kadar babasını gördüyse bile hatırlamayan ben i 1992 senesinde öz be öz BABAM ÖPTÜ
    Ne yapacağımı bilemedim tek yaptığım ağlamak oldu içine içine kana kana ağlamak oldu .
    Durdum bekliyorum tecrübesiz im
    ne diyeceğim ne yapacağım ne der ne yapar ?
    BABAMM DA KALKTI  YATAKDAN İÇERİ GİTTİ .

    KALDIM YALNIZ DÜŞÜNÜYORUM NE OLACAK DİYE

    -MUTFAKDAN BİR SES
    -Oğlum gel bak kim geldi
    Kalk hadi kahvaltı yapacağız
    Herkes seni bekliyor
    Bak kim gelmiş ?

    1.BÖLÜMÜ BURDA BİTİRMEK SANIRIM UYGUN

    SİZLERDEN RİCAM  YORUMSUZ KALMAYIN OLUMLU YADA OLUMSUZ
    BİLİYORUM YAZIM,ANLATIM,İMLA HATALARIM VAR  BUNLARINDA NEDEN OLDUĞUNU DİĞER BÖLÜMLERDE DİLE GETİRMEYE ÇALIŞACAĞIM
    SAĞ KALIR YAZMAYA DEVAM EDEBİLİRSEM
    21.01.2020
    23:52
    Paketteki
    SON
    SİGARA İÇİLİYOR .....🚬